“Yeşil bina, doğaya saygılı bir inşaat türünü benimser”

“Yeşil bina, doğaya saygılı bir inşaat türünü benimser”

Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği Yönetim Kurulu (ÇEDBİK) Başkanı Duygu Erten: “Yeşil bina, enerji ve suyun tasarrufunu ve doğaya saygılı bir inşaat türünü benimser. Binaya ‘yeşil bina unvanını enerji ve su kullanımı, yer seçimi, tasarım, inovasyon, binada kullanılan ekolojik yapı malzemeleri, yapım tekniği, atık malzemelerin yeniden kullanımı konularındaki seçici yaklaşımlar verir.”

duygu 2‘Yeşil ekonomi’ kavramı, 21. Yüzyılın en önemli politik ve ekonomik anlayışlarından birisi olmaya aday. Dünyanın en gelişmiş ülkelerinden, gelişmekte olan ülkelere değin, yeşil ekonomi kavramının daha da fazla tartışıldığına ve benimsendiğine tanık oluyoruz. Bu kapsamda, yeşil binalar da yeşil ekonominin önemli göstergelerinden biri konumunda. Yeşil bina konsepti, dünyada ve Türkiye’de yeşil binaların uygulama alanları, hükümetlerin yeşil binalara yönelik politikaları hakkında Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği Yönetim Kurulu (ÇEDBİK) Başkanı Duygu Erten’le bir söyleşi yaptık.

Yeşil Ekonomi yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kaynakların azalması, pahalı enerji, arz güvenliği, küresel ısınma gibi problemler dünyada Ar-Ge çalışmalarıyla yeni teknolojilerin geliştirilmesine ve verimlilik odaklı anlayışların benimsenmesine yol açtı. Dünyayla paralel olarak, Türkiye de yeşil ekonomi adı verilen bu yeni anlayışla tanıştı ve dönüşüm başladı.

Yeşil ekonomi içerisinde yeşil binalar kavramı nasıl şekillendi?

Yeşil ekonomi, yatırımcıları her alanda çevre dostu, ekonomik ve sosyal uygulamalara yönlendiriyor. İnşaat sektörüne yeşil kriterlerin eklenmesi de yeşil binalar ile mümkün olur. Doğayla uyumlu yeşil binalar, yapının arazi seçiminden başlayarak yaşam döngüsü çerçevesinde değerlendirildiği, sosyal ve çevresel sorumluluk anlayışıyla tasarlandığı, iklim verilerine ve o yere özgü koşullara uygun, ihtiyacı kadar tüketen, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmiş, doğal ve atık üretmeyen çevre dostu malzemelerin kullanıldığı ekosistemlere duyarlı yapılar olarak tarif edilebilir. Yeşil bina, enerji ve suyun tasarrufunu ve doğaya saygılı bir inşaat türünü benimser. Binaya ‘yeşil bina unvanını enerji ve su kullanımı, yer seçimi, tasarım, inovasyon, binada kullanılan ekolojik yapı malzemeleri, yapım tekniği, atık malzemelerin yeniden kullanımı konularındaki seçici yaklaşımlar verir. Yeşil binaların avantajları şöyle sıralanabilir:

• Kentsel yaşam alanlarına değer katması
• Binanın değerini artırması
• Yapım aşamasında doğal çevre tahribatının en aza indirilmesi
• Temiz teknolojilerin kullanımı ve geliştirilmesine ortam sağlaması
• Hafriyat ile ortaya çıkan atık malzemenin değerlendirmeye alınması
• Yeşil çatı uygulaması ile yağmur sularının arındırılması
• Yağmur sularının kullanımı ile kanalizasyon sisteminin yükünü azaltma
• Güneş enerjisinden yaralanma
• Doğal ışıktan yararlanma
• Yeşil katmanların güneş ışınlarını yansıtmaması ile sera etkisini oluşturan yansımaları azaltması
• Enerji tasarrufu sağlaması
• İzolasyon sistemleri ile ısıtma soğutma maliyetlerinin ve karbondioksit salınımının azaltılması
• Az su tüketen armatürlerin kullanılması
• Binada tüketilen atık suyun arıtılması ve sulama amaçlı kullanılması
• Güneş enerjisi, rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılması.

– Yeşil binaların yaygınlaşmasının sosyal, ekonomik ve çevresel sonuçları neler olacaktır?

Amerika’da yapılan bir çalışma, “yeşil” binaların enerji tüketiminde yüzde 24-50, CO2 salımında yüzde 33-39, su tüketiminde yüzde 40 ve atıklarda yüzde 70’e varan bir düşüş sağladığını ortaya koymaktadır. Türkiye’de yeni binaların çevre dostu bina kriterlerine göre inşa edilmesi ve mevcut binaların da bu kriterlere uygun dönüştürülmesi ile hem çevreye etki azalacak hem de büyük oranda tasarruf edilecektir. Türkiye’de sertifikalı yeşil binalarla ilgili yapılan araştırmaya göre yeşil binalarda su tüketimi yüzde 40 oranında, enerji tüketiminde yüzde 30 oranında azalma olduğu görülmüştür.

– Yeşil binaların yenilenebilir enerji kaynaklarıyla ilişkisi ve bağlılığı konusundaki düşünceleriniz nelerdir?

Yeşil binalarda yenilenebilir enerji kullanımı ana konulardan biridir. Yeşil binaların yaygınlaşmasına paralel olarak, yeşil enerji veya yenilenebilir enerji kullanımı da artacaktır. Türkiye’de inşaat sektörünün ekonominin lokomotif sektörü olduğu ve yeşil binalara duyulan ilginin her geçen gün arttığı dikkate alınırsa, yeşil bina pazarının ülkemizde hızla büyüyeceği öngörülür. Ülkemizde Avrupa Birliği Enerji Performansı Direktifi’ne (EPBD) paralel yürürlüğe giren Binalarda Enerji Performans Yönetmeliği ve binalarda enerji kimlik belgesi uygulaması da yeşil bina hareketi için önemli bir dönüm noktasıdır. Bunun yanısıra yenilenebilir enerji kaynaklarından özellikle rüzgar ve güneş enerjisine ilgi ve konuyla ilgili teşvikler artmaktadır.

– 21. Yüzyılda hükümetlerin yeşil ekonomi, yeşil bina ve yenilenebilir enerji kaynakları konularına genel olarak yaklaşımları nasıl?

Dünya Yeşil Binalar Konseyi, üye konseyleri aracılığıyla yaklaşık 100 ülkede yeşil bina kavramını yaygınlaştırmak için çalışmalar yürütüyor. Dünya Yeşil Bina Konseyi, 1988 yılında kurulan global sürdürülebilir bina çalışmalarını yaygınlaştırmayı ve hız kazandırmayı amaçlayan, temsiliyet hakkı ulusal anlamda bir kuruma verilebilen konseyler birliğidir.

Dünyada bazı ülkeler ülkenin koşullarına uygun sertifika sistemi geliştirmiştir, bazı ülkeler ise uluslararası sertifika sistemlerini kullanmaktadır. Yeşil bina sertifika sistemlerinin başlıcaları 1990’da İngiltere’de ortaya çıkan BREEAM (Building Research Establishment Environmental Assessment Method), 1998’de Amerika Birleşik Devletleri’nde ortaya çıkan LEED (Leadership in Energy and Environmental Design), 1998’de gelişmiş ülkelerin biraraya gelmesiyle kurulan kurulan IISBE (International Initiative for Sustainable Built Environment), 2003’de BREEAM’den uyarlanarak Avustralya’da oluşturulan Greenstar, 2004’de Japonya’da ortaya çıkan CASBEE (Comprehensive Assessment for Building Environmental Efficiency) ve 2009’da Almanya’da ortaya çıkan DGNB (Deutsche Gesellschaft fur Nachhaltiges Bauen)’dir. Yeşil bina sertifika sistemi oluşturmuş ülkelerde yeşil bina sektörü hızla gelişmektedir.

SONY DSC– Şu an dünyada ve Türkiye’de kaç yeşil bina mevcut? Önümüzdeki döneme yönelik projeler hakkında açıklama yapar mısınız?

Yeşil bina sertifika sistemleri arasında, Türkiye’de özellikle uluslararası kullanılan LEED, BREEAM ve DGNB gibi sertifikalar gündemde. Biz de Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği olarak bu sistemlerin temsilciliğini yapmakta ve eğitimlerini vermekteyiz. Şu anda Türkiye’de 65 sertifikalı bina ve 200 kadar sertifika adayı bina bulunmaktadır. Türkiye’deki örneklere baktığımız zaman, BASF, Schneider Electric, TekfenOZ, Akşan Yapı, Boğaziçi Üniversitesi, Piri Reis Üniversitesi, TED Okulları, Özyeğin Üniversitesi vb. birçok kurumun yeşil binalara yöneldiği ve projeleri için sertifika aldıkları görülür. Türkiye gibi yapı stoğu 19 milyon olan bir ülkede 260 bina az gibi görünse de, sertifikalı yeşil binaların artış ivmesi gözönüne alındığında sektörün hızla büyüdüğü görülür. Büyümenin nedeni hem konunun güncelliği hem de inşaat sektörünün çevre dostu uygulamalara yönelmesidir.

Yenilenebilir enerjinin kullanımı, yeni teknolojilere yapılan yatırımlar, yeşil bina yatırımlarının maliyetli olduğuna dair bir kanı var. Halbuki, yeşil bina sistemlerinin kullanılmasıyla oluşan maliyet artış oranı sadece yüzde 0’ila yüzde 8 arasındadır. Yeşil binaların maddi açıdan en önemli katkısı işletme maliyetlerinin (su, elektrik vb. faturalar) büyük oranda düşmesidir. Araştırmalar, yapılan ilave yatırımla elde edilecek tasarruf sayesinde, ilave maliyetin binanın kullanım süresi içinde 10 katına varan seviyelerde geri döndüğünü göstermektedir. Uzun vadede bakınca, yatırımcılar ve uygulayıcılar için çok avantajlı bir durumdur.

– Yeşil binaların günümüz kentleşme politikaları açısından yeri ve konumu ne olmalıdır?

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Uluslararası Yeşil Binalar Zirvesi’nde yeşil binalara teşvik verme konusunda çalışmalara başladığını açıkladı. 25 Şubat 2012 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Enerji Verimliliği Strateji Belgesi’ne göre 2017 yılından itibaren kullanım alanı 10.000m2 üzerindeki ticari binaların, müstakil lüks konutların ve entegre konutların ruhsatlandırılmasında binanın sürdürülebilirlik kriterlerine uygun olduğunu belirten sertifikalara sahip olması istenecektir. Kanun kapsamında verilen teşvikler, bankaların sağladığı krediler vb. finansman olanaklarının yaygınlaşmasıyla da hem yatırımcı hem de son kullanıcıların yeşil binayı tercih etme oranları artacaktır. Yeşil binalar, yeşil mortgage kredileri, yeşil değerleme uzmanları, yeşil malzemeleri, yeşil teknisyenler gibi yeni istihdam alanları ortaya çıkaracaktır.

– Yeşil bina kategorisinin uygulama alanlarını artırabilmek için ne tür düzenleme ve uygulamalar gerekiyor?

Yeşil binaların yaygınlaşmasına paralel olarak yan sektörler de gelişecektir. Yeşil binaların inşaatında ekolojik veya yeşil malzemelerin kullanılması gerekmektedir. Eko-etiketli malzeme üretiminden başlayarak, malzemenin tüketim sonrasına kadar yaşam döngüsü boyunca malzemenin çevresel etkilerini inceleyen sertifikaya sahip olan malzemedir. LEED yapı malzemelerine sertifika vermez. Ekolojik malzeme sertifikasyonu için Avrupa’nın tek yeşil etiketi olan EU Ecolabel belge maliyetleri Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından yüzde 50 oranında destekleniyor. Duruma Avrupa açısından da bakacak olursak; yakın zaman içerisinde Avrupa Birliği’nde yürürlüğe giren yeni yasalarla da EU Ecolabel (AB Eko-etiketi) sertifikası Avrupa’da teşvik edilmeye başlanmıştır.

– Türk Yeşil Bina Sertifikasyonu’nun içeriği nedir? Faaliyete ne zaman geçecek?

Yeşil binalar alanındaki araştırmalara ve çalışmalara devam eden derneğimiz, konutlar için Türkiye koşullarına uygun değerlendirme sistemi oluşturmak için çalışmalara başlamıştır. Bu kapsamda, binaların yeşil bina kriterlerine göre tasarlanarak inşa edilmesi ve sertifika alması için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın desteğini alan derneğimiz ayrıca Enerji Bakanlığı ile görüşme halindedir. Türkiye’de geliştirilecek bu sertifikanın, diğer uluslararası sertifikalara göre en büyük avantajı sertifika gelirinin yurtiçinde kalacak olması ve böylece dışarıya kaynak transferinin engellenmesidir. Yeşil Konut Sertifikası kapsamında konutlar Bütünleşik Yeşil Proje Yönetimi, Arazi Kullanımı, Su Kullanımı, Enerji Kullanımı, Sağlık ve Konfor, Malzeme ve Kaynak Kullanımı, Konutta Yaşam, İşletme ve Bakım olmak üzere sekiz başlık altında değerlendirilecektir. Bu konuda son dönemlerde medyadan da duyduğunuz gibi farklı kurumlar farklı çalışmaların içinde yer alıyorlar. Ulusal sertifika çalışmalarının ortak bir şemsiye altında birleştirilmesi ve ÇEDBİK’in de buna liderlik etmesi gerektiğine inanıyoruz. ABD’de USGBC nasıl ulusal konsey olarak LEED’in yöneticisiyse, ÇEDBİK’de Türkiye’de bu modelle kuruldu. Çünkü Amerika ve Almanya gibi ülkelerde Sertifika kılavuzu sektörden geri bildirim toplamaya devam ediyor. Hazırladığımız Yeşil Bina sertifikası için pilot projelwer başlayacak.

ÇEDBİK’in amaç ve faaliyetlerinden söz eder misiniz?

Türkiye’de yeşil bina kavramı Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği’nin kurulmasıyla 2007 yılında tanınmıştır. Dünya Yeşil Binalar Konseyi (WGBC: World Green Building Council) altında kurulan Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği yeşil binaların Türkiye’de yaygınlaşması için çalışmalar yürütmektedir. Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği’nin misyonu, Türkiye’deki inşaat sektörünün sürdürülebilir ilkeler ışığında gelişimine öncülük etmektir. Bu yönde, hem kamu hem de özel kurumlar ile yakın ilişki içerisinde olan derneğimiz, yeşil binaların Türkiye’deki yaygınlaşması için eğitimler ve konferanslar düzenlemekte ve pilot projeler geliştirmektedir. Kuruluşumuzdan bu yana yaptığımız çalışmalar, düzenlediğimiz Uluslararası Yeşil Bina Zirvesi neticesinde sektörde yeşil bina kavramının yaygınlaştığı, sertifikalı projelerin sayısının ve konuya ilginin arttığı görülmektedir.

3. Uluslararası Yeşil Binalar Zirvesi’yle ilgili hazırlıklar ne düzeyde? Konuşmacı profilinden söz eder misiniz?

Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği (ÇEDBİK) tarafından yapı sektörünün yeşil dönüşümüne rehberlik etmek amacıyla bu yıl üçüncü kez düzenlenecek olan 3. Uluslararası Yeşil Binalar Zirvesi, 20-21 Şubat 2014 tarihlerinde Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek.
Bu yılki Zirve’nin ana teması “Sürdürülebilirlik-Sınırları aşmak” .Yapı sektörü, son yıllarda “sürdürülebilir/yeşil bina” ve “sürdürülebilir/yeşil kent” kavramlarıyla gerek ulusal gerekse uluslar arası alanda performansının sınırlarını aşan örneklerle çıkıyor karşımıza. Bu çerçevede konferansın temel amacı, 21. yüzyılın başında Türkiye’de en iyinin yapılmasını teşvik etmek için ulusal ve uluslar arası alanda en iyileri bir araya getirmek; tasarımda sınırları aşan projelerin, yenilikçi fikir ve modellerin zirve katılımcılarına ilham vermesini sağlamak.

Dünya Yeşil Binalar Konseyleri Avrupa Bölgesel Ağı’nın (ERN) senelik toplantısı 3. Uluslar arası Yeşil Binalar Zirvesi kapsamında ilk kez Türkiye’de Dünya Yeşil Binalar Konseyleri Avrupa Bölgesel Ağı (WGBC Europe Regional Network), Avrupa’da 30’dan fazla ulusal Yeşil Bina Konseyini ve 3,500 ‘den fazla üye firmayı temsil eden uluslar arası bir ağ. Avrupa’da bina sektörünün tüm paydaşlarını temsil eden ve Türkiye Yeşil Binalar Konseyi’nin (ÇEDBİK) de dahil olduğu bu ağın 2014 yılındaki ilk toplantısı, 20 Şubat 2014 tarihinde Zirve’ye paralel olarak ÇEDBİK ev sahipliğinde Türkiye’de düzenlenecek.

Zirve’de gerçekleşecek bir diğer önemli etkinlik ise, Ulusal Yeşil Bina Sertifikası’nın lansmanı. Geçtiğimiz Zirve’de TC. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’yla imzalanan protokol sonrası çalışmalarına hız verilen Ulusal Yeşil Bina Sertifikası, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına destek vermeyi amaçlıyor. “Yeşil Okullar” projesinin Türkiye ayağı 3. Uluslar arası Yeşil Binalar Zirvesi’nde tanıtılacak
Türkiye’de Yeşil Dönüşümün lideri ÇEDBİK bugüne kadar sürdürdüğü bilinçlendirme çalışmalarına bir yenisini daha ekledi ve Cape Town Dünya Yeşil Binalar Konseyleri Kongresi’nde “Yeşil Okullar” anlaşmasına imza atarak Türkiye projeye dahil olan 27 ülkeden biri oldu. Yeşil Okullar Projesi, öğrencilerin sağlıklı, güvenli ve daha verimli binalarda eğitim alabilmesi temeline dayanan uluslararası çok paydaşlı bir proje. Projenin amacı, daha sağlıklı binalarda eğitim alan, bu sayede akademik açıdan daha başarılı, daha sağlıklı nesiller yetişmesine katkı sağlamak. Yeşil Okullar projesi’nin Türkiye ayağında gerçekleşecek çalışmalar 3. Uluslar arası Yeşil Binalar Zirvesi’nde açıklanacak.

Projenin lideri USGBC ve bu yıl ABD’de yapılacak GREENBUILD konferansında açılışını Hillar Clinton yapacak.

Hüseyin B. Ekmekçi

huseyin.ekmekci@alternatifenerji.com

About author

Ahu Binici
Ahu Binici 1369 posts

Yıldız Teknik Üniversitesi mezunu olan Ahu Binici, Alternatif Enerji Platformu’nun kurucu ortaklarından olup, aynı zamanda Alternatifenerji.com’un sosyal medya yöneticiliğini yapmaktadır. TemizDünya Ekolojik Yatırımlar Ltd. Şti.’de 4 yıl boyunca çeşitli Birleşmiş Milletler, Kalkınma Ajansı gibi çeşitli kurumların işbirliğinde gerçekleştirilen ekoloji, temiz enerji ve farkındalık projelerinde proje koordinatörlüğü yapmıştır. Bugüne kadar çevre alanında çalışan farklı STK’larda gerçekleştirilen projelerde görev almıştır. Genç Çevre Girişimi Platformu’nun ve Denge Ekoloji Derneği kurucu üyesi ve Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi Genç Delege’sidir. Silikon Vadisi kurumu Founder Institute tarafından desteklenen Ecotrend Yaşam Stili Platformu’nun ve Ecoana'nın kurucu ortağıdır.

You might also like

Sektörel Röportajlar 0 Comments

İbrahim Ocak:” Globalleşen Ekonomide Uzakdoğulular Avrupalılaşıyor, Avrupalılar Çinlileşiyor”

.Sayın Ocak, bildiğimiz kadarıyla 2011 sektördeki 9. yılınız. 2002 yılına dönersek, 2001 yılındaki büyük bir ekonomik krizin ardından o dönemde neredeyse hiç duyulmamış bir sektörde yatırım yapmak kararına nasıl vardınız?

YATIRIMCI 0 Comments

“İdealimiz Enerjide Bir Halk Holding Oluşturmak”

Bu ayki röportajımızı Türkiye’nin ilk yenilenebilir enerji kooperatifi unvanına sahip Gaziantep merkezli Temiz Enerji Sanayi Kooperatifi (TESKOOP)’un Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Saraçoğlu ile gerçekleştirdik. Kuruluş amaçlarını ve hedeflerini konuştuk.  TESKOOP olarak şimdiye

RÖPORTAJLAR

Güneş Enerjisi İle Devr-i Alem

Solar Impulse’un yaratıcısı ve pilotu Andre Borschberg’in eşi Yasemin Hanım’ın Türk olduğunu daha önce de yazmıştık. İşte Yasemin Hanım’la Bodrum’da buluşan Ayşe Arman, güzel bir röportaj gerçekleştirmiş. Röportaj bugün Hürriyet