“Yeşil Bina, Doğadan ve Geleneklerden Öğrenilen Bir Bina Anlayışıdır”

“Yeşil Bina, Doğadan ve Geleneklerden Öğrenilen Bir Bina Anlayışıdır”

Mimar Selçuk Avcı: “Yeşil bina, doğadan ve geleneklerden öğrenilen bir bina anlayışıdır. Yeşil bir bina, yani çevreye duyarlı bir bina doğadan öğrenir ya da doğayı taklit eder. Aslında yakın zaman öncesine kadar geleneksel mimari tam olarak bunu yapıyordu.”

15-AVCIARCHITECTS-TMB-EXTERIOR2Yeşil bina tasarım anlayışını ana eksen olarak ele aldığı mimari projeleriyle tanınan Avcı Architects’in kurucusu ve ÇEDBİK Yönetim Kurulu eski Başkan Yardımcısı Mimar Selçuk Avcı, 22-29 Eylül Yeşil Binalar Haftası dolayısıyla bir açıklama yaptı. Avcı açıklamasında, “Yeşil bina, doğadan ve geleneklerden öğrenilen bir bina anlayışıdır. “Çoğu kişi yeşil bina deyince tam anlamıyla yeşillerle kaplı bir bina hayal eder. Hatta yeşile boyanmış bir bina bile düşünenler olabilir. Ama tabii ki yeşil bina bunlardan hiçbiri değil. Yeşil bir bina, yani çevreye duyarlı bir bina doğadan öğrenir ya da doğayı taklit eder. Aslında yakın zaman öncesine kadar geleneksel mimari tam olarak bunu yapıyordu” dedi.

Avcı, küresel ısınmayla mücadelede mimarların ve mühendislerin, bina tasarımlarına doğadan alınan ip uçlarıyla yön vermelerinin önemine dikkat çekti.

Tasarımlar doğal gözlemlere dayanabilir

Doğaya yakından bakıldığında alınabilecek birçok ders bulunacağını düşünen Avcı bir doğa harikası olan Afrika karıncalarının yuvalarından örnek vererek; “Afrika karıncalarının gece ısının 2 dereceye düşüp, gündüz 40 dereceye yükseldiği iklim koşullarında inşa ettiği tepeleri ele alabiliriz. Karınca yuvaları, karıncalar için optimum ısı olan 30 dereceyi muhafaza etmek için inşa edilmiştir. Bu tip doğa gözlemleri tasarıma şekil verip onları daha yerel hale getirebilir. Turkiye’nin güney doğusunda, Urfa yakınlarında bulunan Harran bölgesinin sakinleri, yüzyıllardır kerpiç evlerde yaz kış zorlu hava koşullarına karşı herhangi bir karmaşık iklimlendirme cihazına başvurmadan yaşamayı belki de doğanın bu tip mucizelerine öykünerek başarmışlardır” şeklinde konuştu.

Türkiye’de yüzyıllar geçtikçe doğadan öğrenme geleneğinin unutulduğunu dile getirenSelçuk Avcı sözlerine şöyle sürdürdü: “Mardin ve İstanbul’da birbirinin aynı olan yapılar bu tavır ve bakış açısıyla inşa edildi. Birbirinin aynı olan ve hiçbir çevre ve iklim koşuluna cevap vermeyen betonarme yapılar. Burada kesinlikle bir yanlışlık var.”

Mimar Selçuk Avcı liderliğindeki Avcı Architects, iklim ve doğa gözlemleri sayesinde yapıların bulundukları yere ait bir hale gelebilmesi için projelerinde pek çok açıdan doğadan ilham alabiliyor. Bu doğrultuda, Avcı Architects tarafından projelendirilen, Ankara’daki Türkiye Müteahhitler Birliği Binası, ofisin doğadan neler öğrendiğinin ve özellikle de yerel iklim koşullarından nasıl faydalandığının en iyi örneklerinden biri.

İklime duyarlı biçimde tasarlanan bina

Avcı sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu projenin ön araştırmalarında Ankara’nın yaz aylarında gündüz yaklaşık 35, akşam ise, 15-18 derece civarında olduğunu öğrendik. Neden binayı bu ısı değişiminden yararlanarak doğal yollardan soğutabilecekken, onun yerine atmosfere zehirli gazlar salarak elektrik üreten ve pahalı yakıtlar tüketen iklimlendirme cihazları kullanalım ki, diye düşündük. Böylece binanın otoparkının alt katına beton blok kanallarından oluşan ve soğuk havayı depolayan bir labirent tasarladık. Gün boyunca depolanan soğuk havanın binanın içine salınması için basit bir mekanizma kullandık ve yapay yollarla soğutma ihtiyacını minimize ettik. Böylece iklime duyarlı bir biçimde tasarlanan bu bina, verimli bir şekilde atmosfere verilen zararı en aza indirmek için çalışıyor.”

“Yeşil bina” tanımının yüzyıllardır süregelen, doğadan ve geleneklerden öğrenilen bir bina anlayışı geliştirdiğini, bunların tam olarak anlaşılabilmesi için ise mimarların bilimsel bir temele sahip olmalarının zorunlu olduğunu dile getiren Avcı, ülkemizde verilen mimarlık eğitiminin bu açıdan yeterli olmadığını da sözlerine ekledi.

Avcı, “Mimarinin estetik ve şekilcilikten ibaret olduğunu düşünmeyi bırakıp sofistike ve karmaşık bir form bilimi olduğunun farkına varmamız gerekiyor. Dolayısıyla, bu bilimi mimarlık eğitimi sürecine entegre etmeliyiz ki, mimarlar iş hayatlarında dünyaya açıldıklarında yüzyıllık bu bilgilerle donanmış olsunlar” diyerek sözlerini tamamladı.

 

About author

Huseyin Bumin Ekmekci
Huseyin Bumin Ekmekci 2122 posts

İ.Ü. İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünden mezun H. Bumin Ekmekçi. 15 yılı aşkın süredir ağırlıklı olarak, sektörel ve kurumsal yayıncılık alanında yazı işleri, editör, yayın direktörlüğü ve sorumlu yazı işleri müdürlüğü pozisyonlarında görev yapmaktadır. Kendisi platformumuzda muhabir olarak görev yapmaktadır.

You might also like

HABERLER 0 Comments

Erzincan Güneş Enerjisine Hazırlanıyor

Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Mehmet Erkan Hatipoğlu hedeflerinin kendi kendine enerjisi yeten bir Erzincan oluşturmak olduğunun altını çizdi. Türkiye’de kamu ve özel kuruluşların güneş enerjisi sistemleri kurma

HABERLER

“İklim Değişikliği İle Mücadelede Acilen Önlemler Alınmalı”

Betek Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Gülay Dindoruk: “İklim değişikliği ile mücadelede acilen önlemler alınmalı. Bunların başında da doğal kaynakların sürdürülebilirliği, karbon salınımının azaltılması ve enerji tüketiminin düşürülmesi gelmelidir.” Küresel iklim

Biyo Enerji 0 Comments

Yenilenebilir Enerjide Uruguay Örneği

Uruguay, elektrik ihtiyacının yüzde 95`ini yenilenebilir kaynaklardan karşılıyor. Yenilenebilir enerjide yüzde 100 hedefine çok yaklaşan ülkelerden biri de Uruguay. Uruguay, bu konudaki çalışmalarıyla örnek oldu. enerjigunlugu.net’in haberine göre, Güney Amerika