“Yenilenebilir Enerji Konusu Stratejik Önemdedir”

“Yenilenebilir Enerji Konusu Stratejik Önemdedir”

Anadolu Ajansı Finans Haberleri Müdür Yardımcısı Hasan Arslan: “Bizim gibi enerjide dışa bağımlı ülkeler için yenilenebilir enerji konusu stratejik önemdedir. Bu noktada da bu konunun halka en doğru şekilde aktarımı ve halkın bu konularda bilinçlendirilmesinde medyanın oynadığı kritik rolü yadsınamaz”

Bugün açılışı gerçekleştirilen ICCI 2016 22. Uluslararası Enerji Fuarı ve Konferansı’nda
“Yenilenebilir Enerjiye Medya’nın Bakışı” konulu bir panel gerçekleştirildi. Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneği (YAPDER) tarafından düzenlenen özel oturumda konuşan Anadolu Ajansı Finans Haberleri Müdür Yardımcısı Hasan Arslan yer aldı.

Arslan konuşmasında, yenilenebilir enerji nedir diye bakıldığında, birçok kaynakta “Sürekli devam eden, doğal süreçlerdeki var olan enerji akışından elde edilen güç” tanımına rastlandığına işaret ederek, bu kapsamda; güneş enerjisi, rüzgar enerjisi, jeotermal enerji, hidrolik enerjisi, biyokütle enerjisi ve hidrojen enerjisinin başlıca yenilenebilir enerji kaynakları arasında gösterilebileceğini aktardı.

Arslan, Türkiye’nin ekonomik açıdan kanayan yarasının enerjide dışa bağımlılık olduğunu belirterek, “Bu konu Türkiye’de yıllarca cari açıkla mücadele edilmesinin de temel nedenidir. Dolayısıyla bizim gibi enerjide dışa bağımlı ülkeler için yenilenebilir enerji konusu stratejik önemdedir. Bu noktada da bu konunun halka en doğru şekilde aktarımı ve halkın bu konularda bilinçlendirilmesinde medyanın oynadığı kritik rolü yadsınamaz.
Ancak geçmiş dönem araştırıldığında, medyanın bu konuda yetersiz kaldığı, konuyu yeterince işleyemediği görülürken, konuya ilgi duyan kitlenin de yetersiz olması ve yapılan haberlerde olumsuz bakış açılarının yer alması dikkati çekiyor” diye konuştu.

Arslan bu açıdan bakıldığında da Türk medyasında uzun yıllar çoğunlukla yenilenebilir enerjinin doğaya ve insana zarar verdiği haberlerinin yer aldığına dikkat çekerek, örnek olarak; rüzgar enerjisinin kuş göçlerini ve orman alanlarını tahrip ettiği ve güneş enerjisinin de tarım arazilerini yok ettiği gibi haberleri gösterdi.

Arslan, “Ancak diğer açıdan baktığımızda uzmanlar kuşların göç yollarının rüzgar enerjisinden etkilenmediğini belirtiyor. Öte yandan Türkiye’deki mevzuatta tarım alanlarına güneş enerjisi santrali kurulmasına lisans verilmiyor. Böyle baktığımızda ülkemizdeki enerji algısının temelinin hangi noktada olduğunu görebiliriz.
Buna karşın gelinen noktada görüyoruz ki yenilebilir enerji kaynaklarının; ‘sera gazı emisyonlarını azaltarak iklim değişikliğiyle mücadeledeki katkısı’, ‘yerel ve ucuz kaynak olmaları dolayısıyla dışa bağımlılığı ve maliyetleri azaltmada önemli bir araç olması’ gibi özellikler; artık uluslararası raporlarda öne çıkıyor” şeklinde konuştu.

Arslan bu konuyla ilgili olarak dünya genelinde düzenlenen zirveler ve uluslararası raporlar da Türk medyasında son yıllarda yer bulmaya başladığını belirterek,
Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA), EY, BM Çevre Programı (UNEP) gibi kuruluşların hazırladığı raporların yanı sıra Türkiye’nin başkanlığındaki G20 Liderler Zirvesi’nde ilk kez düzenlenen Enerji Bakanları toplantısı gibi önemli zirveler de yenilenebilir enerjiye Türk medyasının dikkatini çekmeyi başardığını söyledi.

Arslan, özellikle aralık ayında Paris’te gerçekleştirilen İklim Zirvesi’nin dünya medyasında yenilenebilir enerjiye önemli bir parantez açtığına değinerek,
“Bu Zirve sonrası medyada ortaya çıkan ivmeyle yenilenebilir enerjiye dönüşün giderek hızlanacağı algısı oluşurken, kömür sektörünün gerileyebileceği görüşleri yer aldı.
Öte yandan petrol fiyatlarının düşük seyretmesinin yenilenebilir ve temiz enerji türlerine geçişi yavaşlatabileceği dile getirilirken, petroldeki düşüş nedeniyle yenilenebilir enerjiye geçme zamanının geldiğine yönelik aksi görüşler de aktarıldı.
Bizim açımızdan bakıldığında ise yurt dışı medyada petrol fiyatlarının Türkiye gibi enerjiyi ithal eden ülkeler için avantaj olabileceği, ancak enerji ve diğer temiz enerji türlerine olan geçişi azaltabileceği görüşleri mevcut” şeklinde konuştu.

Arslan, medyada yenilenebilir enerji konusunda dünyada Brezilya, Çin, Hindistan, Endonezya, Japonya ve ABD gibi ülkelerin dikkat çektiğine değinerek,
“Dünya medyasında özellikle Hindistan; yenilenebilir enerjideki hamleleriyle dikkati çekerken, geçen ay Hindistan’da yenilenebilir enerji üretiminin ilk kez nükleer enerji üretimini geçtiği haberleri yankılandı.
Bildiğiniz gibi Hindistan’ın en büyük yenilenebilir enerji kaynağını rüzgar santralleri oluşturuyor ancak bu ülkede son yıllarda güneş enerjisi alanında da yatırımlar artırıldı.
Öte yandan Çin’le ilgili fosil olmayan enerji tüketimi haberleri, Japonya’ya ilişkin de yenilenebilir elektrik üretimi haberleri öne çıkıyor.
Medyada ayrıca Avrupa Birliği’nin de yenilenebilir enerji tüketimini artırma çabaları vurgulanıyor. Bundan önce belirtildiği gibi Paris İklim Zirvesi de AB’nin bu konudaki çabaları için örnek teşkil ediyor” şeklinde görüşlerini sundu.

About author

Huseyin Bumin Ekmekci
Huseyin Bumin Ekmekci 2122 posts

İ.Ü. İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünden mezun H. Bumin Ekmekçi. 15 yılı aşkın süredir ağırlıklı olarak, sektörel ve kurumsal yayıncılık alanında yazı işleri, editör, yayın direktörlüğü ve sorumlu yazı işleri müdürlüğü pozisyonlarında görev yapmaktadır. Kendisi platformumuzda muhabir olarak görev yapmaktadır.

You might also like

ENERJİ YÖNETİMİ 0 Comments

Manisa’da Çamurdan Biyogaz Projesi Yolda

Manisa Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Mustafa Yılmaz, arıtma tesislerinde çıkan çamurlardan biyogaz ve fuel-oil’e eşdeğer yağ elde etmek için tesis kurulma aşamasında olduğunu açıkladı. Yılmaz, bu yatırımlarla atıkların ekonomiye kazandırılacağını

HABERLER

Kocaeli’de 7500 Evin Elektriği Çöpten Sağlanıyor

Kocaeli genelindeki evsel atıkların bertarafı çalışmalarını yürüten Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden İZAYDAŞ, geçen yıl uygulamaya aldığı çöp gazından elektrik enerjisi üreten tesisin kapasitesini yaklaşık 2,5 artırdı. 2012 yılında ayda ortalama 600 bin kilovat

HABERLER

Türkiye, Sera Gazı Salınımı Artışında Birinci

Türkiye’nin 1990 yılında toplam 188,5 milyon ton karbondioksit eşdeğeri olan sera gazı salımının 2012 yılında 439,9 milyon tona çıktığına dikkat çekildi.  Yüzde 133’lük bu artışla Türkiye, bu dönemde sera gazı salımlarını en fazla

0 Comments

No Comments Yet!

You can be first to comment this post!

Leave a Reply