“Yenilenebilir Enerji Kaynakları Daha Az Bağımlılık ve Daha Çok Güç Demektir”

“Yenilenebilir Enerji Kaynakları Daha Az Bağımlılık ve Daha Çok Güç Demektir”

MB Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Uluslararası Jeotermal Birliği Başkanı Yüksek İnşaat Mühendisi Muharrem Balat: “Unutmamak gerekir ki yenilenebilir enerji kaynakları demek daha az bağımlılık ve daha çok güç demektir. Bu sebepten öz kaynaklarımızdan özellikle yenilenebilir kaynaklara hak ettiği değeri verirsek, yarınlarımızı garanti altına alabilir ve gelecek nesillere güzel bir ülke bırakabiliriz.”

M.BALATMB Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Uluslararası Jeotermal Birliği Başkanı Yüksek İnşaat Mühendisi Muharrem Balat’la 2014 yılının enerji sektörü açısından değerlendirmesini ve 2015 yılı beklentileriyle ilgili görüştük.

Balat, 2015 yılından umutlu olduğunu özellikle ifade ediyor.

Balat, enerji tasarrufu ve verimliliğinin önemine, yerli ve yenilebilir enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesine, kaya gazı gibi yeni kaynakların çıkması ve yenilenebilir kaynaklı projelerin devreye girmesinin önemine değiniyor.

 

2014 yılını enerji sektörü açısından nasıl değerlendirirsiniz?

Dünya genelinde azalan rezervler nedeniyle, sürdürülebilir enerji kaynakları yanında enerji tasarrufu ve verimliliğinin önemi gün geçtikçe artmaktadır. Yerli ve yenilebilir enerji kaynaklarımızı çeşitlendirmek, dışa bağımlılığımızı azaltmak ve ülkemizdeki yenilenebilir enerji elektrik üretim payının öncelikle kısa vadede yüzde 25 oranına; 2023 yılı itibarıyla ise, yüzde 30 seviyesine çıkarmamız gerekmektedir. Ülkemizde her yıl yaklaşık yüzde 7 oranında artan elektrik ihtiyacının karşılanması için, 3.000 MWe ile 4.000 MWe kurulu gücünde elektrik santralinin devreye alınması gerekiyor. 2014 yılı yenilenebilir enerji süreçleri açısından olumlu gelişmelerin yaşandığı bir yıl oldu. 2014 yılı Aralık ayı itibarıyla 16 jeotermal saha elektrik üretimi, 80 jeotermal saha ise ısıtma ve termal turizme uygun olarak kullanılmak üzere yatırımcılara devredildi ve yatırımlar halen devam etmektedir. Son iki yıllık dönemde Türkiye’nin jeotermalden elektrik enerjisi üretimi, iki katına çıktı ve jeotermal enerji sektörü 2014 yılını 404,9 MWe kurulu güç ile tamamladı. Böylelikle, Türkiye jeotermal enerji santralleri açısından, 2014 yılı içinde kurulu güç kapasite artırımı alanında dünyada birinci sırada yer aldı. Bununda ülkemiz için oldukça iyi bir gelişme olduğu kanısındayım.

2014 yılı sizin beklentileriniz, projeleriniz ve hedefleriniz açısından nasıl gerçekleşti?

Menderes Geothermal Elektrik Üretim A.Ş. olarak, jeotermal enerji sektöründe 15 yıllık birikime sahibiz. Sektörün öncü şirketlerinden biri olarak, 2014 yılı içinde 34 MWe kurulu gücündeki DORA-3A ve DORA-3B JES yatırımımızı işletmeye aldık. Aynı zamanda, ruhsat alanımız içerisindeki beşinci santral yatırımız olan DORA-4 JES tesisimizin temel atma törenini gerçekleştirdik. DORA-4 JES tesisini 2015 yılı sonunda işletmeye almak üzere, çalışmalarımız yoğun bir şekilde devam etmektedir. Yıl sonunda, yatırım sahamızda 75 MWe kurulu güce ulaşacağız. Firma olarak, şu an için jeotermal enerji sektöründe iki temel iş alanına odaklanıyoruz. Ağırlıklı olarak jeotermal enerjiden elektrik enerjisi üretimi ve bunun yanında jeotermal enerjinin endüstride entegre olarak kullanılması. Entegre kullanım amacına yönelik inşa ettiğimiz Türkiye’nin en modern sera tesisi, üç yıldır işletmede ve oldukça başarılı işler yapıyor. Bir sonraki aşamamız ise, termal tesis ve sağlık turizmi konusunda olacak. 2014, hedeflerimiz ve projelerimizin hayata geçirilmesi açısından oldukça verimli bir yıl oldu diyebilirim.

Dünyada bu yıl ortaya çıkan yeni enerji kaynakları, teknolojiler ve eğilimler neler oldu?

Ülkemizin büyüme hızı dikkate alındığında, elektrik enerjisi talebinin devamlı artacağı tahmin edilmektedir. Bu, nedenle kaya gazı gibi yeni kaynaklar ortaya çıkmadığı ve yenilenebilir kaynaklı projeler devreye girmediği sürece enerji ihtiyacında dışa bağımlılık azaltılamaz. Her çeşit yerli kaynağın değerlendirilerek elektrik üretiminde kullanılması gerekir. Ayrıca, jeotermal sahalardaki kaynağın sürdürülebilirliği ve yeni nesillere aktarılmasına özen gösterilmelidir. Jeotermal elektrik santrallerinin doğası gereği, kaynağın sürdürülebilirliği yanında üretim tesislerinde enerji verimliliğini üst seviyeye çıkarmak, jeotermal yatırımcıları için ana hedef olmalıdır. Bir de doğal kaynakların kullanımında çevre üzerindeki olumsuz etkilerin en aza indirgenmesi gerekmektedir. İşte tam da bu nedenle jeotermal tesislerde yüzde 100 re-enjeksiyon uygulaması büyük önem arz etmektedir. Jeotermal kaynağın doğası gereği jeotermal sahaların işletmesinde modüler yapıda üniteler halinde sahanın geliştirilmesinde fayda vardır. Türkiye’nin ilk özel jeotermal elektrik santral yatırımı olan DORA-1 tesisini işletmeye aldıktan sonra, rezerv parametrelerini iki yıl süre ile hassasiyetle takip ettik. Kuyuların basınç, sıcaklık debi gibi üretim değerlerinde herhangi bir değişiklik olmadığını tespit etmemiz neticesinde, 2. ünite santral yatırımımız olan DORA-2 JES tesisimizin inşasına başladık. Jeotermal saha gelişim sürecini ve kaynağın sürdürülebilirliğini bu şekilde sağladık ve bugün için sahada 5. santral yatırımımız güvenle devam etmektedir.

Yenilenebilir enerji kaynaklarının gelişimi yönünden 2014 yılını nasıl değerlendirirsiniz?

Ülkemizde piyasa dinamikleri ve enerji arz talep dengesi göz önüne alındığında, yenilenebilir enerji kaynakları ile enerji ihtiyacının karşılanması şu an için maalesef söz konusu değil. Yenilenebilir kaynaklar enerji politikamızı destekleyici bir unsurdur, bu nedenle bu desteğin devamlı artırılması için çaba gösterilmelidir. 2014 yılı içindeki başvurularda 2015 yılı için Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına ilişkin 5346 sayılı Kanun ve Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik hükümleri gereğince, 184 yatırımcı şirketin toplamda 234 tesisi YEKDEM mekanizmasından faydalanmaya hak kazandı. Bu durum yenilenebilir enerji kaynaklı üretimin her geçen yıl arttığını ve yatırımların hız kesmeden devam ettiğinin ana göstergesidir. Unutmamak gerekir ki yenilenebilir enerji kaynakları demek daha az bağımlılık ve daha çok güç demektir. Bu sebepten, öz kaynaklarımızdan özellikle yenilenebilir kaynaklara hak ettiği değeri verirsek,  yarınlarımızı garanti altına alabilir ve gelecek nesillere güzel bir ülke bırakabiliriz.

2015 yılı enerji sektörü açısından ne tür yenilikler ve gelişmelere açık görünüyor?

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının tarafından açıklanan 2015 – 2019 yılı Stratejik Enerji Planında öne çıkan unsurlar, arz güvenliği ve enerji verimliliği konularıdır. Ülkemizde yenilenebilir enerji kaynakları yanında, nükleer santral yatırımları da enerji politikamızın güvenliği açısından önemli. Şu an için, iki adet nükleer santral yatırımı Sinop ve Mersin (Akkuyu) bölgelerinde hayata geçirilecek. Bu iki santralin yüksek kurulu gücüleri arz güvenliği açısından, piyasa üzerinde olumlu yönde etkili olacaktır. Yerli kömür kaynaklı elektrik üretimin arttırılması ana hedefler içinde yer almakta. Ayrıca, bu dönem içinde ülkemizin akıntı ve dalga enerjisi potansiyelinin araştırılarak yenilenebilir enerji sektörünün çeşitlendirilmesi sağlanmalıdır. YEKDEM-Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması kapsamında yerli üretimin desteklenmesi yönünde, teşvike esas yerli imalat çeşitliliğinin arttırılmasının da piyasa hareketliliği açısından faydalı olacağını düşünüyorum.

2015 yılından beklentileriniz ve hedefleriniz neler?

MB Holding olarak geride bıraktığımız 2014 yılından 2015 yılına baktığımızda en çok öne çıkan olgu umut. Benim ve kurumumum, 2015 yılının iyi geçeceği ve ülkemizde taşların yerine oturarak, yurdumuza istikrar ve barışın egemen olacağına inancımız tam. 2015 yılının ekonomik olarak zor sınavlara sahne olacağı kesin ancak güçlü Türkiye ekonomisinin, güçlü bankacılık sistemimizin ve girişimci Türk işadamının bu zorluklardan çok da etkileneceğini düşünmüyoruz.  Önümüzdeki yıl ile ilgili herkes gibi biz de genel seçimlere odaklanmış bulunmaktayız. 2015 yılında gerçekleşecek seçimlerin demokrasimizin daha da gelişmesine önemli katkılar sağlayacağı ve yurdumuzdaki istikrar, barış ortamının tesis edilmesine/sürdürülmesine önemli katkı sağlayacağı görüşündeyiz.  10 yıldır süregelen istikrarlı büyümenin 2015 yılında da devam edeceğine inancımız tam. Eminiz ki 2015 yılı için yüzde 3,5 ile yüzde 4 arasında beklediğimiz büyüme rakamları birçok dünya devletini yine Türkiye’ye gıpta ile bakmaya sevk edecektir. 2015 yılı içerisinde, Türk yatırımcılara ve devlete önemli görevler düştüğünü de belirtmeden geçemeyeceğim. Özel sektörün teşvik edilmesi, yatırımcılık ve girişimcilik ruhunun tüm ülke çağında yayılmasının/yaygınlaştırılmasının sağlanması, kadın istihdamına daha da önem verilmesi, Türkiye’deki Suriyeli sığınmacılar sorunun çözümlenmesi, komşu ülkeler ile ilişkilerin normalleştirilmesi, demokratikleşme ile ilgili atılan adımların devam ettirilmesi, sanayi işletmelerimizde ve devlet kurumlarımızda verimliliğin arttırılması önümüzdeki sene de gündemimizde olacak çok önemli hususlardır. 2015 yılının ülkemize ve vatandaşlarımıza mutluluk, huzur ve refah getireceğine dair ümitlerimiz ve beklentilerimiz en üst seviyededir.

 

 

About author

Huseyin Bumin Ekmekci
Huseyin Bumin Ekmekci 2122 posts

İ.Ü. İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünden mezun H. Bumin Ekmekçi. 15 yılı aşkın süredir ağırlıklı olarak, sektörel ve kurumsal yayıncılık alanında yazı işleri, editör, yayın direktörlüğü ve sorumlu yazı işleri müdürlüğü pozisyonlarında görev yapmaktadır. Kendisi platformumuzda muhabir olarak görev yapmaktadır.

You might also like

HABERLER

SMA 24 MW’lık Enerji Depolama Projesine Ürün Tedarik Edecek

SMA Solar Technology , Güney Koreli dağıtım şirketi KEPCO’nun 24 MWlık bir solar depolama sisteminin inverterlerini temin edecek.  SMA Kasım ayında tamamlanacak olan projedeki tek yabancı tedarikçi olacak. Bu proje

HABERLER 0 Comments

Axitec Solar Almanya’daki Ürünlerini Türkiye’deki Depolarına Çekiyor

Axitec Solar, İthalatta Gözetim Uygulamasına İlişkin Tebliğin yayınlanmasına istinaden, Tebliğ uygulanmasına başlamadan ürünlerini Türkiye stoklarına çekiyor. İthalatta Gözetim Uygulamasına İlişkin Tebliği’n Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmesine istinaden firmalar çalışmalarına başladı.

Jeotermal Enerji Çiftçilerin Hayatlarını Değiştiriyor

Jeotermal enerji sadece yatırımcılar açısından değil, çiftçiler ve sebze/meyve üreticileri açısından da verimli ve karlı bir konu. Zira yer altındaki sıcak suyun yüze çıkmasıyla ısıtılan seralarda bu sayede en zorlu