“Yatırımcılar Yeşil Binalara Hassasiyet Gösteriyor”

“Yatırımcılar Yeşil Binalara Hassasiyet Gösteriyor”

Yeşil Bina Zirvesi

“Torunlarımızın torunlarını düşünmek zorundayız” 

Prof. Lawrence C. Bank : “Geleceği düşünmeliyiz, sadece bugünü düşünemeyiz. Yeşil binalar konseptine, yeni düşünce tarzında bakmamız, gelecek kuşaklarımızı, torunlarımızın torunlarını düşünmek zorundayız.”

2. Uluslararası Yeşil Binalar Zirvesi’nin ikinci gününde  oturum başkanlığını Özyeğin Üniversitesi Enerji, Çevre ve Ekonomi Merkezi Direktörü Prof. Dr. Pınar Mengüç’ün yaptığı “Sürdürülebilir bir Gelecek için Yeni Teknoloji ve İnovasyon”  konulu bir panel gerçekleştirildi.

The City College of New York Öğretim Üyesi Prof. Lawrence C. Bank panelde yaptığı konuşmada, son on yılda yeşil binalar için büyük bir girişim olduğunun  altını çizerek, “Sürdürülebilir binalar için araştırma yapılmalı. Bu fonu sağlayacak uluslararası kuruluşlar bir araya getirilmeli. Çok disiplinli bir mühendislik araştırmasının yeşil binalarda kullanılması gerekiyor. Yeşil binalar, bilimsel bir çevre tasarımına dayanmalı. Yoksa, eski teknolojiyi yeşil binalarda kullanırız.  İnovatif binalar olmalı” şeklinde konuştu.

Binaların dinamik sistemler olduğuna işaret eden Prof. C. Bank, “Binalarda hava, su ve insanlar hareket ediyor, iklim değişiyor. Otonomi ve Bağımsızlık kavramları öne çıkıyor. Kentsel ortamda birbirine bağlı olarak da işliyor. Entegre bir sisteme ihtiyaç var. Modelleme ve Kontrol mekanizmalarının da dikkate alınması şart. Bilime yatırım yapmalıyız. Entegrasyonu yaşamın genel alanına yaymalıyız Geleceği düşünmeliyiz, sadece bugünü düşünemeyiz. Yeşil binalar konseptine, yeni düşünce tarzında bakmamız, gelecek kuşaklarımız, torunlarımızın torunlarını düşünmek zorundayız.” şeklinde görüşlerini açıkladı.

“Sürdürülebilir sistemde insan ve toplum tam merkezde”

MSU Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Güzin Konuk da panelde yaptığı konuşmada, büyük bir değişimin içinde olduğumuzu söyleyerek, ulusların yarışı dışında kentlerin yarıştığını söyledi. Kentlerin kendilerini var etme biçimlerinin önem kazandığını aktaran Prof. Dr. Konuk,  “Yeşil dönüşümün bizi yenilikçi yerleşime götürmesi gerekiyor. Ekolojik kentlere ve yeşil binalara götürmesi gerekiyor. Sürdürülebilir sistemde insan ve toplum tam merkezde yer alıyor. İnsanların yeniden toplumsallaşması gerekiyor. Sokak ve mahalle olgusuna geri dönmeliyiz” dedi.

Yaratıcılık ve endüstri kavramlarının inovasyon içerisinde önemli bir yer tuttuğuna dikkat çeken Prof. Dr. Konuk, sanatın, yaratıcılığın bizi ileriye taşıyacak olduğunu ve mühendislikle bir arada toplumu ileriye götürebileceğini söyledi.  Prof. Dr. Konuk, geleceğe bakışın çok önemli olduğunu ve yaratıcılığın endüstriyle bütünleşmesi  gerektiğini ifade etti.  Eko kentlerin ekonomik, çevresel ve toplumsal bir sisteme hitap ettiğini kaydeden Prof. Dr. Konuk, yenilenebilir enerjinin geleceğe bakacağımız ekolojik boyuta işaret ettiğine de dikkat çekti.

“Performans teorisine ihtiyaç var””

Iowa Eyalet Üniversitesi Bina Enerji Araştırmaları Merkezi Direktörü Prof. Ulrike Passe de mimarların yansıttıkları zaman ve mekanı düşleyebildikleri ölçüde iyi olabileceklerini dile getirerek, “Mimarın işi, halen görüntüye gelmemiş olanı, düşlerinde görebilmektir” dedi. 30 yıl önce bile bugünkü teknolojinin bulunmadığını anımsatan Prof. Passe, Parametric kavramının 1998’de gündeme gelmesiyle birlikte, bugün dijital olanakların mimaride çok önemli dönüşümlere yol açtığını vurguladı. Prof. Passe,2000’li yıllardan sonra, fiziki sınırların gerisinde ve ilerisinde neler olduğunu anlayabilmek için bir performans teorisine ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Prof. Passe, “Binanın içindeki  ve etrafındaki akışı mekanla ilişkilendirmemiz gerek” dedi.

“Binaların içine akılı koymalıyız”

Prof. Dr. Mengüç ise,  inovasyonda mimar ve mühendislerin birlikte hareket etmeleri gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Mengüç, “bundan sonra yapacağımız her binada akılı içine koymalıyız” dedi.

2. Yeşil Bina Zirvesi

“Yeşil bina konseptinde insan faktörünü göz önüne almalıyız”

Zirvede, “Yeşil Dönüşüm:  Politika, Strateji ve Yatırım Kriterleri” isimli, oturum başkanlığını Çevre Dostu Yeşil Binlar Derneği Başkanı Haluk Sur’un yaptığı bir oturum düzenlendi.  Panelde konuşan Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Başkanı Aziz Torun panelde yaptığı konuşmada, yeşil bina konseptinde insan faktörünün  ön plana alınması gerektiğini ifade etti. Torun,  “Yeşil bina konseptinide, beden ve ruh ilişkisiyle insan faktörünü göz önüne almamız gerekiyor. Bu konsepti hayatımızın bir parçası olarak anlamalıyız. Aksi halde bir reklam ve pazarlama argümanı olur. Kentsel  dönüşümü bir fırsat olarak değerlendirmeliyiz. Biz bu konuda çok geriyiz.  80’li yıllarda telekomünikasyonda da geriydik. Sonra bu konuda devrim yaşandı. Son on yılda hızla gelişen ve değişen gayrimenkul sektörü estetik, dayanıklı ve modern binaları yapıyorsa, fırsatı değerlendirerek kentsel dönüşüm sürecinde, çevreci ve yeşil binalar yaparak bir anlamda dünyada öne geçebiliriz. Bu binalarda sosyal içerikli spor, hobi ile eğitim ve kültür alanlarını ve ibadethanelerin zorunlu sosyal donatı olarak bulundurulması  ve emsal hesabından düşürülmesi gerekiyor. Bu insana ve topluma bir hizmet olması ve ticarete bir örnek oluşturması açısından önemli” şeklinde konuştu.

“Yatırımcılar yeşil binalara hassasiyet gösteriyor”

Oturumda konuşan Alışveriş Merkezi Yatırımcıları Derneği (AYD) Başkanı Hakan Kodal, ticari gayrimenkulde yeşil bina konseptinin daha fazla ilgi gördüğünü belirterek, “Ticari gayrimenkulleri 15-20 yıl yaşatmak zorunluluğu olduğu için, yatırım boyutuna bakıldığında,  eskisine göre yeşil binaya daha fazla yatırımcının hassasiyeti var.  Yatırımcının uzun vadeli düşünme gerekliliği, enerji verimliliği gibi unsurlar nedeniyle, yeşil bina kavramı, başta maliyet artışına yol açsa da  ticarette alışveriş merkezi gibi çok büyük yatırımlar açısından “olmazsa olmaz” konumunda” şeklinde görüşlerini açıkladı.

Kodal, “yeşil bina konusunun yatırımcıya bırakılmaması, teşviklerin ve sorunlulukların getirilmesi gerektiğini söyledi. Yeşil bina konseptinin bir yönetim biçimi olduğunu ifade eden Kodal, hem yatırımcı açısından hem de gelecek nesiller bakımından önem taşıdığını kaydetti.

 “Master planları yapılmaılı”

İstanbul İnşaatçılar Derneği (İNDER) Başkanı Nazmi Durbakayım ise, Türkiye’de çarpık yapı stokunun fazlalığına değinerek, master planların yapılması gerektiğini söyledi. Durbakayım, sanayi alanlarının konuta ya da park alanlarının başka alanlara dönüşmesinin doğru olmadığını söyledi.

Toplumsal zihniyet dönüşümü

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm  Hizmetleri Genel Müdürlüğü  Şehir Plancısı Bülent Yalazı ise panelde yaptığı konuşmada,  yeşil bina kopseptinin bir toplumsal olgu olduğunu kaydederek, “Yeşil binalar tek bir bina olarak değil, 200-300 hektarlık bir alanda yapıldığında  toplumsal bir boyut kazanır. Toplumla yaşayan, onunla var olabilen bir yapı olması gerekiyor” şeklinde görüşlerini ifade etti.

Yeşil bina kopsetinde, sosyal donatılara ve yeşil alanlara yer ayrılması gerektiğini söyleyen Yalazı, “Bu bir mülkiyet dönüşümü, o da bir toplumsal zihniyet dönüşümüdür. Böylece, bu alanlar yeşil adalar olarak yaşayabilir” dedi.

Almanya sistemi örnek model

Zirvede düzenlenen “Dünyada Yeşil Binalar Konseyleri Aracılığıyla Yeşil Dönüşüm“isimli panelde konuşan Almanya Yeşil Binalar Konseyi Yetkilisi Michael Dax, 2009 yılında kurulan Almanya Yeşil Binalar Konseyi’nin endüstriden, üniversitelerden ve değişik sosyal kesimlerden oluşan 1500’e yakın üyesi olduğunu söyleyerek, 430 projeyi sertifikalandırdıklarını belirtti. Danimarka, Tayland, Çin gibi birçok ülkenin sistemlerine örnek oluşturduklarını belirten Dax, sistemlerine yaşam döngüsü maliyet sistemini de entegre ettiklerini söyledi.  Dax, sistemlerini ekoloji, sürdürülebilirlik, teknik kalite,  kültürel kalite ve ekonomik kalite başlıkları altında ele aldıklarını kaydetti.  Dax, gelecekte bölgesel yeşillendirmenin çok önemli olacağını dile getirerek, binaların değil de bölgelerin sertifikalandırılmasının gündeme geleceğini kaydetti.

“Her yıl yeni konular ekleniyor”

Rusya Yeşil Binalar Konseyi Yetkilisi Alexey Polyakov’da Rusya Devlet Başkanı Putin’in 2013 yılını doğa açısından “mükemmeliyet” yılı olarak ilan etmesiyle, yeşil binalar konusuna büyük ilgi gösterilmeye başlandığını söyledi. Polyakov, Rusya’da yeşil binaları teşvik eden çok mevzuat olduğunu ama gerçek ve somut projelere ihtiyaç duyduklarını aktardı. Polyakov  konsey çalışmalarına her yıl yeni konular eklendiğini söyleyerek, Rusya’daki eski binaları kayıt altına alan  takvimlerin yayımlandığını da belirtti.

“600 bina sertifikasyon altında”

İsveç Yeşil Binalar Konseyi Yetkilisi Bengt Wanggren ise, Yeşil Binalar Konseyi’nin dört çeşit sertifikayla çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek,  şu an İsveç’te 600 binanın sertifikasyon için kayıt altında olduğunu söyledi.  Wanggren, “Hepinize cesur olmanızı tavsiye ediyorum. Bunu yapmak zorundasınız, çünkü buna ihtiyacımız var” dedi.

“Romanya’da yeşil binalara yüzde 50 vergi muafiyeti”

Romanya Yeşil Binalar Konseyi Yetkilisi Steven Borncamp ise, Romanya’da gayrimenkul vergisinde yeşil binalara yüzde 50’lik muafiyet verildiğini belirterek, “Bu durum, yeşil binalara büyük bir merak ve şevk oluşturdu. Konsey olarak, bu konuda büyük bir propaganda gerçekleştirdik” dedi.

“Gel Sen Anlat” Gençlik Yarışması ödülleri verildi

Zirvede ayrıca, Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği tarafından düzenlenen ‘Gel Sen Anlat’ Gençlik Yarışması Ödül Töreni gerçekleştirildi. Ödül töreninde, 1. 2.ve 3.’lüğü kazanan gençlere hediye çekleri ve iPad verilirken, Mansiyon ve Jüri Özel Ödülleri de sahiplerini buldu. Ödül töreninin ardından,  Çevre Dostu Yeşil Binalar Konseyi  (ÇEDBİK )‘in öncülüğünde kurulan Yeşil Gençlik Platformu temsilcilerinin görüşlerini açıkladığı “Yeşil Gençlik Platformu:  Sürdürülesi Kent Konuşmaları “isimli panel, İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji ve Afet Yönetimi  Profesörü Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu’nun oturum başkanlığında gerçekleştirildi.

 

Resim 5 498

About author

Senem Gençer
Senem Gençer 761 posts

Alternatifenerji.com’un kurucu ortaklarından biri ve CEO’su olan Gençer, 1971 yılında Diyarbakır’da doğdu. 1993 yılında ODTÜ İşletmeyi bitirdikten sonra, Johnson & Johnson Medical ve Yeni Zelanda Büyükelçiliği gibi farklı kurumlarda çalıştı. 2007 yılında güneş enerjisi ve LED aydınlatma konularında halen çalışmakta olan Ekogüneş’i ve Türkiye’nin ilk online solar ürün satış sitesi olan www.ekogunes.com’u kurdu. Gençer, aynı zamanda Güneş Enerjisi ve Sanayicileri Derneği GENSED’in kurucu üyelerindendir.

You might also like

HABERLER

Walmart LED’lerle Aydınlatılacak

Dev perakende zinciri Walmart, ABD, Asya ve Latin Amerika’daki mağazalarıyla İngiltere’de bulunan Asda markalı yeni mağazaları için enerji tasarruflu GE LED tavan aydınlatma armatürleri kullanacağını açıkladı.  Perakende sektörünün dev oyuncusu

HABERLER

Google Temiz Enerjide En Agresif Yatırımcı

Analistler Google’ın diğerlerine göre, temiz enerji gündemlerinin daha agresif olduğuna dikkat çekiyor. Google’da bir araştırma yaptığınız zaman, sorgunuz internetin bir ucundan diğerine gidiyor, dağıtıcıya ulaşıyor, işleme tabi tutuluyor ve mikro

HABERLER

ICCI 2014 Yenilenebilir Enerji Sektöründeki Canlanmayı Gösterdi

ICCI 2014’te yenilebilir enerji sektörünün ağırlığı göze çarptı. Fuarda sektörde oluşmaya başlanan canlanma, katılımcı ve ziyaretçilerin oluşturduğu sinerjiyle kendisini daha da belirgin olarak hissettirmeye başladı. ICCI 2014 Fuarı’na yönelik olarak