Türkiye’de Yüksek Gelir Sahipleri Sermaye Piyasalarından Uzak”

Türkiye’de Yüksek Gelir Sahipleri Sermaye Piyasalarından Uzak”

“Türkiye’de Sürdürülebilir Yatırımlar, 2014” Raporu’na göre, dünyada yerel yatırımların büyük bir bölümünü bireysel yatırımcıların hisseleri oluştururken, Türkiye’deki yüksek gelir sahibi bireyler sermaye piyasalarından uzak duruyorlar.   

 

sustainability41Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu (SU CGFT) ve UN Sustainable Stock Exchanges Initiative (Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Borsalar Girişimi) ortaklığında, İngiltere Büyükelçiliği Refah Fonu desteği ile gerçekleştirilen Sürdürülebilirlik Endeksi Çalıştayı Projesi’nin son raporu “Türkiye’de Sürdürülebilir Yatırımlar, 2014” (Sustainable Investment in Turkey: The Case in Context – An Update) yayınlandı.

“Türkiye’de Sürdürülebilir Yatırımlar, 2010” (Sustainable Investment in Turkey, 2010) (IFC, 2011) raporunun devamı niteliğini taşıyan rapor genel olarak sermaye piyasalarının sürdürülebilir yatırımlar konusundaki rolü üzerine ve özel olarak borsaların ve borsalar tarafından oluşturulan sürdürülebilirlik endekslerin etkilerine odaklandı. Bu çerçevede Türkiye bir vaka çalışması olarak ele alındı. Raporda Türkiye’nin deneyimlerinden yararlanarak gelişmekte olan piyasalarda endekslerin hangi koşullarda sürdürülebilir şirketler yaratmada olumlu bir rol oynayabilecekleri analiz edildi.

Önsözünü Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Attila Köksal’ın kaleme aldığı raporun giriş yazısını da Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu Direktörü Melsa Ararat yazdı.

Attila Köksal yazısında “Sermaye Piyasaları Birliği olarak yatırımcı eğitiminin yatırımcıların daha iyi yatırım kararları vermesine yardımcı olacağına inanıyoruz. Bu nedenle, sürdürülebilir iş modeli olan şirketlere yatırımı yaygınlaştırmayı amaçlıyoruz” dedi. Attila Köksal yazısında dünyanın bugün yüz yüze geldiği zorlukların daha önceden emsali olmayan sıra dışı zorluklar olduğunu vurguladı. Sürdürülebilirliğin bu zorluklara karşı uygun politikaların geliştirilmesi için kritik bir unsur olduğuna dikkat çeken Köksal, küresel arenada yatırımcıların ekonomik, sosyal ve çevresel koşulların şirketlerin faaliyetleri ve uzun dönemli varlıkları üzerinde etkisi olduğunun altını çizdi. Sürdürülebilir yatırımların öneminin gelişmiş ülkelerde kabul gördüğünü belirten Köksal, gelişmekte olan piyasalarda da bu konuda bir heves uyandığını, ancak bunun Türkiye’deki birçok yatırımcı için yeni bir konu olduğunu ifade etti.

Melsa Ararat giriş yazısında; gelişmekte olan ülkelerde sürdürülebilir yatırımların Birleşmiş Milletler çatısı altında kurulmuş olan Sürdürülebilir Borsalar Girişimi’nin de vurguladığı amaçlar doğrultusunda, sürdürülebilir yatırımı destekleyen borsalar tarafından şekillendiğini belirtti.

Beş bölümden oluşan raporun birinci bölümü “Küresel Çerçevede Sürdürülebilir Yatırımlar” başlığını taşıyor. Bu bölümde, sürdürülebilirlik bilinci ve Sürdürülebilirlik Endeksi’ndeki eğilimlere değiniliyor.

“Gelişmekte Olan Pazarlarda Sürdürülebilirlik Sorunları ve Borsalar” başlıklı ikinci bölümde, gelişmekte olan ekonomilerdeki sürdürülebilirlik sorunları ele alınıyor. Bu bölümde bilgi aktarıcılarının sürdürülebilirlik risklerini belirlemekteki rolleri ve gelişmekte olan piyasalardaki firmalara yönelik sürdürülebilirlik göstergeleri aktarılıyor.

“Türkiye: Ülkeye Genel Bakış” 

“Türkiye: Ülkeye Genel Bakış” başlıklı üçüncü bölümde, Türkiye ekonomisi ve siyasi ekonomiye genel bir bakış atılıyor. Bu bölümde temel sürdürülebilirlik sorunları ve bunların Türkiye’de sürdürülebilir gelişmeye etkileri ele alınıyor. Raporda, Türkiye’nin giderek gelişen canlı sivil toplumu, sürdürülebilirlik bilincinin ve yönetiminin arkasındaki itici güç olarak aktarılıyor.

Raporun dördüncü bölümü “Türkiye Vakasının Analizi” başlığını taşıyor. Burada Borsa İstanbul’un Kurumsal Yönetim Endeksi ve Sürdürülebilirlik Endeksi Projesi’ndeki deneyimlerine dayanan sürdürülebilirlik bilinci arz ve talep dengeleri üzerinden daha yakından inceleniyor.

Raporun beşinci bölümünü “Sonuç” bölümü oluşturuyor. Burada Türkiye vakasından da yararlanılarak genel bir sonuca varılıyor.

Raporda ulaşılan sonuçlar:

  1. Sürdürülebilir yatırımların ön koşulu yatırımların çeşitlendirme avantajlarından vazgeçmeden sürdürülebilir şirketlere yönelmesini sağlayacak çok sayıda şirketin önemli oranda hisselerinin işlem gördüğü derinliği olan borsalar.
  2. Sürdürülebilirlik konusunda küresel kabul görmüş genel geçerli ölçeklerin olmadığı bir ortamda, derecelendirme şirketleri gibi aracı kurumlar yatırımcılara şirketlerin sürdürülebilirlik performansı konusunda bilgi sağlamak adına önemli bir rol oynuyor. Karşılaştırılabilir ölçeklerin yokluğu bilgiye olan talebi olumsuz etkiliyor ve sürdürülebilirlik performansının ölçülmesini yüksek maliyetli bir iş haline getiriyor.
  3. Kurumsal yatırımcılar sürdürülebilirlik konusundaki şeffaflığı artırmaya yönelik çaba gösteren ana paydaş olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle gelişmekte olan piyasalarda sürdürülebilir yatırımları çekmek için tasarlanan enstrümanlar yatırımcıların taleplerini dikkate almalı. Düzenleyicilerin ve borsaların sürdürülebilirlik ile ilgili yaptığı çalışmalar yatırımları teşvik edecek başka düzenlemelerle desteklemeli. Özellikle emeklilik fonlarında yapılan düzenlemeler henüz marjinal kalan hisse senedi yatırımlarının artarak sürdürülebilir şirketlere yönelmesini sağlayabilir.
  4. Sürdürülebilirlik ile ilgili bilgilerin açıklanmasına ve sürdürülebilirlik risklerinin yönetilmesine yönelik düzenlemeler artırılmalı. Sürdürülebilirlik ile ilgili bilgilere erişim ve diğer gelişen ekonomilerdeki benzer endeksler, gelişmekte olan pazarlarda Ekonomik, Sosyal ve Yönetimsel (ESG) konulardaki verilerin daha ulaşılabilir hale gelmesini sağlıyor. ESG verilerinin erişilebilir olması gelişmekte olan piyasalar özelinde sürdürülebilirlik endekslerinin geliştirebilmesine olanak sağlıyor. Bu endekslerde yer alan şirketler sürdürülebilir yatırımlar açısından daha çekici hale geliyor. Global endeksler gelişmekte olan pazarlardaki en büyük firmaları kapsarken, küçük firmalar için yerel girişimler daha önemli bir rol oynuyor.
  5. Dünyada yerel yatırımların büyük bir bölümünü bireysel yatırımcıların hisseleri oluştururken, Türkiye’deki yüksek gelir sahibi bireyler sermaye piyasalarından uzak duruyorlar. Bu potansiyel yatırımcılar, yakın zamanda hazırlanacak Sürdürülebilirlik Endeksi’ne dayanarak hazırlanan endekslere yatırım yapma konusuna cesaretlendirilebilir. Türkiye’deki piyasanın boyutu ürün geliştirme ve pazarlama konusunda ortak bir yaklaşım gerektiriyor. Önde gelen portföy yönetimi şirketleri işbirliği içinde sürdürülebilir yatırım araçları geliştirebilirler. Sürdürülebilir yatırım ürünlerine olan talebin düşük olması nedeniyle, böyle bir ortaklık ürün geliştirme maliyetlerini düşürebilir.
  6. Sürdürülebilir KOBİ’lerin farklılaştırılması, inovasyonun desteklenmesi ve bu firmaların uzun dönemli finansa erişimi için kilit önem taşıyor. Bunun için Türkiye’deki KOBİ’lere özel olarak uyarlanmış ESG kriterleri geliştirilebilir. Kriterler, bu firmaların büyük bir kısmının daha küçük şehirlerde olduğu göz önüne alarak toplumsal etkileri de kapsamalıdır. Basit puanlama veya raporlama sistemleri, sürdürülebilir KOBİ’lerin ayakta kalmasına ve yabancı yatırımcıyı çekmesine yardımcı olabilir. Vergi muafiyeti KOBİ’leri kurumsal ve bireysel yerel yatırımcılar için daha cazip kılabilir. Yatırım koruma fonu veya sigorta düzenlemesi gibi önlemler yardımcı olabilir.

 

About author

Huseyin Bumin Ekmekci
Huseyin Bumin Ekmekci 2122 posts

İ.Ü. İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünden mezun H. Bumin Ekmekçi. 15 yılı aşkın süredir ağırlıklı olarak, sektörel ve kurumsal yayıncılık alanında yazı işleri, editör, yayın direktörlüğü ve sorumlu yazı işleri müdürlüğü pozisyonlarında görev yapmaktadır. Kendisi platformumuzda muhabir olarak görev yapmaktadır.

You might also like

HABERLER

Dünyanın Rüzgar Enerjisi Teknisyenleri Türkiye’den Çıkacak

ABD’deki Iowa Lakes Community College, iş ortaklarıyla Türkiye ve bölge ülkelerinde rüzgar enerjisi sektöründe çalışacak teknisyenleri yetiştirmek için Eskişehir’de “Wind Academy Turkey” adıyla eğitim merkezi açmayı planlıyor. Projenin hayata geçmesiyle

HABERLER

BTM’den “Temiz Üretim” Projesi

Çevreci yaklaşımları ve sürdürülebilir üretim çalışmalarıyla adından söz ettiren yalıtım sektörünün öncü firması BTM, Türkiye’nin ilk “Eko-Verimlilik” (Temiz Üretim) projesinde başarı üstüne başarı sağlıyor. İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) tarafından İzmir’de

Rüzgar enerjisi 0 Comments

Kosta Rika Yılın Üçte İkisinde Fosil Yakıt Kullanmadı !

Kosta Rika 2016 yılında 365 günün 250 gününde (yaklaşık üçte ikisi) sadece yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektrik enerjisi kullanarak bu alanda yeni bir rekor kırdı. Ülke böylece hidro, jeotermal, rüzgar, biyokütle