“Türkiye’de Rüzgar Enerji Sektörüne Yönelik Çok İmkan ve İlgi Var”

“Türkiye’de Rüzgar Enerji Sektörüne Yönelik Çok İmkan ve İlgi Var”

Danimarka İklim, Enerji ve Yapı Bakanı Rasmus Helveg Petersen, Danimarka’yla Türkiye arasında çok önemli işbirliği olanakları olduğuna değinerek, “Türkiye, Danimarkalı firmaların yatırım yapabileceği bir ülke. Jeopolitik açıdan çok önemli ve kilit bir noktada. Türkiye piyasasında rüzgar enerji sektörüne yönelik çok imkan ve ilgi var. Uzun vadede bu sektör için istikrar görünüyor” dedi.

2014_03_14_klimaministeriet_rasmus_helveg_012_copyTürkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi TÜREK 2014, bugün WOW İstanbul Hotel’s’de başladı. Konferansa ulusal ve uluslararası rüzgar enerjisi kuruluş temsilci ve yetkilileri katıldı. Danimarka İklim, Enerji ve Yapı Bakanı Rasmus Helveg Petersen’de konferansta yaptığı konuşmada, enerji politikalarının dünyada çok önemli olduğunu kaydederek, “2050 yılına geldiğimiz zaman dünyada fosil yakıtları tükenmiş olacak” dedi. Petersen Danimarka’nın şu andaki elektrik üretiminin yüzde 40’ını rüzgar enerjisinden sağladıklarını ifade ederek, 2020 yılında yüzde 50, 2035 yılında ise, yüzde 100 yenilenebilir enerjiye geçmeyi planladıklarını aktardı. Altyapıya yatırım yapılmasının arz güvenliğinin sağlanmasında belirleyici olduğunu belirten Petersen, enerji ikame dilmesi, enerji verimliliği, alternatif enerji kaynaklarına yönelim anlamında, altyapının oluşturulmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirdiklerini ifade ederek, “Yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik yatırımlarımız sonucunda, 16 yıl süresince, enerjide kendi kendimize yetecek duruma geldik. Rüzgar enerjisini deneyimliyoruz. Ekonomimiz yüzde 40 oranında büyüme kat ederken, sera gazı emisyonunu azalttık. 2020 yılında sera gazı oranını yüzde 40 oranında azaltmayı hedefliyoruz. Danimarka, AB’de net enerji ihracatı yapan tek ülke. Danimarka’da rüzgar enerjisi ön planda yer alacak. Yenilenebilir enerjiye geçişte, kara rüzgarı sektörünün iyi bir sicilinin olması ve temiz enerjiyi destekleyen bir çerçeveye sahip olmamız önemli bir etken. Danimarka daha temiz, maliyeti uygun teknolojileri benimsemiş bir ülke. Rüzgar enerjisi Danimarka’da önde gelen bir sektördür. Danimarka’da dünyada çapında enerji verimliliği konusunda önde gelen şirketler var” şeklinde açıklama yaptı.

Danimarka’yla Türkiye arasında çok önemli işbirliği olanakları olduğuna değinen Petersen, “Türkiye, Danimarkalı firmaların yatırım yapabileceği bir ülke. Türkiye,  jeopolitik açıdan çok önemli ve kilit bir noktada. Türkiye piyasasında rüzgar enerji sektörüne yönelik çok imkan ve ilgi var. Uzun vadede bu sektör için istikrar görünüyor. İklim değişikliğini geriye doru değiştirebilirsek, dünyanın da döngüsünü değiştirebiliriz. Savaşlar, açlıklar, kıtlıklar, göç gibi afetlerle karşılaşmayabiliriz. Türkiye ve Danimarka arasında enerji alanında işbirliği geliştirebilir. İklim değişikliğini geri döndürmede iki ülke teknoloji ve bilgi birikimini paylaşabilir” şeklinde konuştu.

“Rüzgar ucuzlayacak ama kömür ucuzlamayacak”

Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği (EWEA) CEO’su Thomas Becker, rüzgar enerjisinin iş alanları yarattığını, dünyada önemli olan diğer teknolojilere göre daha çok elektrik ürettiğini ve iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir rol oynadığını belirtti.  Becker, Avrupa Komisyonu’nun hava kirliliği, su kullanımı ve altyapı gibi çeşitli unsurları göz önünde bulundurarak yayınladığı rapora göre, rüzgarın en ucuz elektrik üretim teknolojisi olduğunu ifade ederek, “Kömür ise en pahalı teknoloji. Kıyı (offshore) rüzgar enerjisi doğalgaz ve nükleer enerjiden daha ucuz ve kömürle rekabet edebilecek durumda. Rüzgar ucuzlayacak ama kömür ucuzlamayacak. Rüzgara yatırım uzun süreli bir kullanımı olması nedeniyle diğerlerine göre, uzun vadelidir” dedi.

Becker, yatırımcılara “Rüzgar enerjisine karşı olan politikacıları rüzgar sahalarınızı ve üretim tesislerinizi gezdirin. Hiçbir şey bunu net görmek kadar, dönen türbinleri görmek kadar ikna edici olamaz” tavsiyesinde bulundu.

“Rüzgar enerjisi iş sahası yaratıyor”

Küresel Rüzgar Enerjisi Birliği (GWEC) Başkanı Dr. Klaus Rave rüzgar enerjisinin küreselleştiğini ifade ederek, “On yıl önce Pekin’de rüzgar enerjisinin geleceği ile ilgili 2020 ve 2050 yıllarına ilişkin iki senaryo geliştirildi. Uluslararası Enerji Ajansı tarafından öngörülen rakamlar, 2020 yılına kadar 600 GW, iddialı olan en iddialı tahmin 700 Gigawatt ve daha ileri tahmin 800 Gigawatt kapasite olacağı yönünde. 2050 kapasite tahminleri ise, sırayla 1.600 GW, 2.600 GW ve 4.000 Gigawatt olarak belirlendi. Biz bu rakamların gerçekleşeceğini kanıtlayabiliriz. 1999 yılında, 20 yıl önce sektöre yönelik yayınlanan raporda 2010 yılına kadar 200 Gigawatt kapasite hedefi bize çok iddialı gelmişti. Sektörün kararlı gelişimiyle, önümüzdeki yıl  yüzde 15 hatta yüzde 20 oranında büyüyeceği görülüyor. Ayrıca,  2050 yılına kadar kömür endüstrisinden önemli ölçüde çıkışlar olacağını ve rüzgar endüstrisinde 635 bin Megawatt’lık yatırım fırsatı oluşacağını düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

Rave 24’ten fazla ülkede rüzgar kapasitesinin arttığını belirterek, “Rüzgar enerjisi iklim değişikliği hassasiyetiyle, elektrik üretiyor, iş sahası yaratıyor. Türkiye’nin 2023 için enerji atılımları çok önemli. Türkiye büyük bir yatırım fırsatı barındırıyor. Doğu ve Batı arasındaki Türkiye yenilenebilir alanında liderlik yapacak” dedi.

“Türkiye artık yalnızca bir pazar olmaktan çıkarılmalı”

Siemens Rüzgar ve Yenilenebilir Enerji Ülke Lideri Hakan Yıldırım konferansta yaptığı konuşmada,Türkiye’nin rüzgar enerjisinde yıllık 700 megawatt’lık kurulu güç ürettiğini belirterek, 2023 hedeflerinde belirtilen 20.000 megawatt için yıllık 1000-1500 megawatt’lık kurulu güç düzeyine yükseltilmesi gerektiğini kaydetti. Hedefi 10.000 megawatt olarak yeniden belirlemenin önemine değinen Yıldırım, “Gerçekçi hedefler konulmalı ve tüm sektör paydaşları bu hedefe ulaşmak için neler yapılacağını tartışmalı” dedi.

Yıldırım, Türkiye’nin atık yalnızca bir pazar olmaktan çıkarılması gerektiğini dile getirerek, rekabeti artırmak için yan sanayi üretiminin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

“Rekabetçi, öngörülebilir, sürprizlere açık olmayan bir piyasa oluşturmalıyız”

Konferansta konuşma yapan Enerjisa Enerji A.Ş. İş Geliştirme Müdürü İbrahim Erden, Türkiye’nin rüzgar enerjisi için belirlediği 2023 yılı hedefi olan 20.000 megawatta ulaşmak için her yıl 1900 megawatt’lık kurulu güç artışının olması gerektiğini belirterek, “Mevcut kurulu güç artışını 2 katına çıkarmalıyız. Bu çok kolay değil. Bütün bireysel ve kurumsal çalışmaları bir araya getirecek yeni bir atılım yapılmalı. Daha iyi ve hızlı bir enerji piyasasının oluşması için çalışmalıyız. Enerji sektörünü ve ilgili alanları kapsayacak şekilde sağlıklı bir hukuki alt yapının geliştirilmesi ve bu konuda düzenlemelerin yapılması çok önemli. Konuyu bütünsel bir çerçevede düşünmeliyiz ki uzun vadeli ileri adımlar atılabilsin. Rekabetçi, öngörülebilir, sürprizlere açık olmayan bir piyasa oluşturmalıyız. 5 yıl sora elektrik fiyatlarının tahmin edileceği bir enerji piyasa olmalı. Rekabetçi, oturmuş bir piyasa yapısına kavuşma yönünde adımlar atmalıyız.

“Elektrik ticareti normal bir emtia gibi yapılmalı”

Danimarka Rüzgar Endüstrisi Derneği CEO’su Jan Serup Hylleberg, Danimarka’nın sınırları zorlamayı sevdiğini belirterek, dünyada 200 ve 220 metrelik en büyük rüzgar türbininin Danimarka’da üretildiğini ve Danimarka’nın Avrupa’da rüzgarda en büyük payı aldığını ifade etti. Hylleberg, 2020 yılında elektrik üretiminin yüzde 60’ını yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlamaya çalışacaklarını söyledi.

Hylleberg, enerji konusundaki sorunlara çözüm getirilmesi açısından bakılması gerektiğini belirterek, “Enerji alanında normal piyasa yoktur. Elektrik ticareti normal bir emtia gibi yapılmalı. Elektriğin üretildiği yerden alınıp tüketildiği yere ulaştırılması gerekiyor. Avrupa’da her ülke elektrik üretimi ve tüketimiyle ilgili kendisi karar vermek istiyor. En önemli sorun bu. Avrupa’da enerjide  tetikleyici unsurun yenilenebilir enerji olduğunu söyleyebiliriz. Hükümetler arasında ortak bir yöntem geliştirerek, yeşil enerjiye birlikte nasıl ulaşılacağının belirlenmesi gerekiyor. AB içinde en azından komşu ülkeler bu konuda işbirliği geliştirmeli” şeklinde konuştu.

 

About author

Huseyin Bumin Ekmekci
Huseyin Bumin Ekmekci 2122 posts

İ.Ü. İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünden mezun H. Bumin Ekmekçi. 15 yılı aşkın süredir ağırlıklı olarak, sektörel ve kurumsal yayıncılık alanında yazı işleri, editör, yayın direktörlüğü ve sorumlu yazı işleri müdürlüğü pozisyonlarında görev yapmaktadır. Kendisi platformumuzda muhabir olarak görev yapmaktadır.

You might also like

HABERLER

Aydın’da Jeotermal Yatırımları

Aydın’da jeotermal enerji yatırımları kapsamında bir tesisin açılışını yapacak ve bir tesisin de temelini atacak. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Aydın’da jeotermal enerji yatırımları kapsamında bir tesisin açılışını

Elektrik Üretimi

“Yarından İtibaren Yeni Lisans Kapasitesi Açıklanmalı”

GENSED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve T-Dinamik Yöneticisi Mustafa Tırıs: “Güneş enerjisi sektöründe bu kadar yatırım iştahı varken, devletin de destek vermesi çok önemli. Yarından itibaren yeni lisans kapasitesinin açıklanması

HABERLER

Dünya Bankası’ndan 350 milyon Dolarlık Finansman

Dünya Bankası Türkiye’nin Yenilenebilir Enerji Entegrasyon Projesine yönelik 300 milyon dolar tutarındaki Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (IBRD) ve 50 milyon dolar tutarındaki Temiz Teknoloji Fonu (CTF) finansmanı sağlayacak.