“Türkiye Jeotermal Potansiyelinde Avrupa Birincisi”’

Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) Genel Müdürü Mehmet Üzer ile İTÜ yapılan Jeotermal etkinliğinde bir araya geldik ve bu konuda Türkiye’nin aldığı yolu, yapabileceklerini konuştuk.

Türkiye’deki jeotermal kaynakları potansiyelini değerlendirir misiniz?

Jeotermal enerji, yerli yenilenebilir, çevre dostu, yerinde değerlendirilebilen yerel ekonomiye istihdam ve katkı sağlayan sürekli ve sürdürülebilir bir enerji kaynağıdır.

Ülkemiz, jeolojik ve coğrafi konumu itibarı ile aktif bir tektonik kuşak üzerinde yer aldığı için jeotermal açıdan dünya ülkeleri arasında zengin bir konumdadır. Ülkemizin her tarafında yayılmış bin adet civarında doğal çıkış şeklinde değişik sıcaklıklarda birçok jeotermal kaynak mevcuttur. Bu zenginliği kısaca bilimsel olarak “potansiyel”, açığa çıkarılan kısmı ise “kapasite” olarak ifade edebiliriz. Ülkemizin jeotermal ısı potansiyeli yaklaşık 31.500 megawatt termal olarak kabul edilmekte olup, elektrik potansiyeli ise, görünür teknik kapasite olan 720 megawatt elektrik, tüm sahaların ilave geliştirme çalışmaları neticesinde bin megawatt elektriğe ulaşılabilecektir. Teorik elektrik potansiyeli ise, iki bin megawatt elektrik civarındadır.

MTA olarak, Türkiye’de jeotermal sahalarının aranması, keşfedilmesi ve sondaj çalışmalarınızdan söz eder misiniz?

Türkiye’de bulunan jeotermal kaynakların arama ve ortaya çıkarılması çalışmaları, MTA Genel Müdürlüğü tarafından 1962 yılında başlatılarak bugüne kadar getirilmiş olup 287,5 °C sıcaklığa kadar ulaşan yüksek sıcaklıklı jeotermal kaynaklar keşfedilmiştir.

2005 yılında Bakanlığımızca başlatılan mevcut kaynakların geliştirilmesi ve yeni kaynak alanlarının aranması seferberliği ile 1990’lı yıllardan 2004 yılına kadar uygulanan politikalardan dolayı durma noktasına gelen jeotermal enerji ve kömür arama çalışmalarına hız verilmiştir. Sondajlı jeotermal enerji aramaları, iki bin metrelerden 25 bin metrelere jeotermal enerji aramaları için MTA Genel Müdürlüğüne sağlanan ödenek ise, yaklaşık on katına yükseltilmiştir. 2005-2011 yılları arasında, 115 bin metre jeotermal arama sondajı tamamlanarak, 1422 megawatt termal ısı enerjisi açığa çıkarılmıştır. Böylece, 2004 sonu itibari ile 3330 megawatt termal olan kullanılabilir ısı kapasitesi 4809 megawatt termale çıkartılarak, ülkemiz görünür ısı kapasitesi yüzde 45 arttırılmıştır.

Genel Müdürlüğümüz tarafından 2012 yılı içerisinde Afyon, Aksaray, Ankara, Çanakkale-Balıkesir, Aydın, Denizli, Eskişehir, Konya, Çankırı, Kırıkkale, Sivas, Yozgat, Kırşehir, Hatay, Gaziantep ve Diyarbakır illerinde etüt ve sondaj çalışmaları tamamlanmış olup, 2012 yılı ekim sonu itibarı ile 22.500 metre derinliğe ulaşılmıştır.

Halen Ankara, Diyarbakır, Denizli, İzmir, Nevşehir ve illerinde sondaj çalışmaları; Gaziantep ve Hatay illerinde ise etüt çalışmalarımız devam etmektedir.

Türkiye’de şu ana kadar ortaya çıkartılan ve işletilen jeotermal sahalarının sayısı kaçtır? Bu sahaların kaçı özel şirketler tarafından işletilmektedir?

1962 yılından bu yana, MTA tarafından keşfedilmiş jeotermal saha sayısı 172 adet’den sondajlı aramalarla 222 adet sahaya çıkarılmıştır. Bugüne kadar 544 adet, 292.500 metre sondajlı arama çalışması yapılarak, doğal çıkışlar dahil açılan kuyularda 4809 megawatt termal ısı enerjisi elde edilmiştir.

5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu hükümlerine göre, MTA tarafından bulunan jeotermal kaynaklar yatırımcılara ihale ile devir edilerek yatırıma dönüşmesini sağlamıştır. İhalelerin başlangıcından günümüze kadar 16 adedi elektrik üretimi ve 69 adedi ise, ısıtma ve termal turizme uygun toplam 85 adet saha yatırımcıya devredilmiştir.

Türkiye’deki jeotermal sahalarının genel özellikleri nelerdir?

Jeolojik olarak Alp-Himalaya dağ oluşum kuşağında yer alan ülkemiz, genç tektonik dönemde kazanmış olduğu çok kırıklı yapısı ve geçirmiş olduğu volkanik faaliyetlerden dolayı jeotermal kaynaklar yönünden zengin konumdadır.

Türkiye’ de bulunan jeotermal kaynaklar sıcaklıkları itibarı ile düşük ve orta entalpili jeotermal kaynaklar sınıfında yer almaktadır. Bu sahalardan elektrik üretimine uygun olanlar, su baskın jeotermal sistemlerden oluşmaktatır. Bu sahaların jeotermal karakteristiklerine en uygun santral tipi ise, çift çevrim (binary cycle) santrallerdir. Ülkemizde elektrik üretimine sahip buhar baskın sistemler sadece, Manisa-Alaşehir ve Aydın Germencik jeotermal sahalarında bulunmaktadır. Bu sahalarda elektrik üretim buhar (Flash-Steam) fazından yapılabilecek düzeydedir.

Türkiye’ de jeotermal enerji çalışmaları, yaklaşık 50 yıl önce MTA Genel Müdürlüğü tarafından başlatılmış ve bugüne kadar yapılan çalışmalarla 222 adet jeotermal alanın varlığı keşfedilmiştir. Bu alanların yüzde 78’i Batı Anadolu’da, yüzde 9’u Orta Anadolu’da, yüzde  7’si Marmara Bölgesinde, yüzde 5‘i Doğu Anadolu’da ve yüzde 1’i ise diğer bölgelerde yer almaktadır. Şu ana kadar keşfedilmiş Jeotermal kaynaklarımızın yüzde 10’u elektrik üretimine, yüzde 38’i ısıtmacılığa, yüzde 52’si ise, diğer kullanıma uygun özelliklere sahiptir.

Türkiye’de elektrik üretimine uygun potansiyel içeren 25 adet saha bulunmaktadır. Bu sahaların tamamı, Batı Anadolu’da yer almaktadır. MTA Genel Müdürlüğü jeotermal enerji konusunda yaptığı çalışmaları hızla arttırarak devam ettirmektedir.

Ülkemizde jeotermal enerji doğrudan kullanımda, 19 yerleşim alanında 889443 konut eşdeğerinde 805 megawatt termal değerinde merkezi ısıtma, 19 sahada 2.832.521 metrekarelik alanda, 506 megawatt termal değeriyle seracılık ve 350 termal tesiste tedavi ve termal turizm amaçlı yararlanılabilmektedir.

Jeotermal kaynaklardan elektrik üretimi konusunda, Türkiye’deki jeotermal sahaların potansiyelini değerlendirir misiniz?

Türkiye’de elektrik üretimine uygun potansiyel içeren 25 adet saha bulunmaktadır. Bu sahaların tamamı Batı Anadolu’da yer almaktadır. Bu sahalarda üretim yapan kurulu güç 114,2 megawatt elektriktir. Tüm bu sahaların geliştirme çalışmaları tamamlandığında, bu kapasite bin megawatt elektriğe çıkarılabilecektir. Bu sahalardan hali hazırda elektrik üreten, projelendirilmiş, yapım aşamasında olan yatırımların toplam lisans miktarı 650 megawatt’a ulaşmıştır.

Elektrik üretimi için uygun jeotermal sahaların Türkiye’de işletilmesi ve özel sektöre açılması konusunda açıklama yapar mısınız?

Ülkemizde Jeotermal Enerji uygulamalarından ilk olarak elektrik üretimi, 1984 yılında MTA Genel Müdürlüğü tarafından kurulan ve 0,5 megawatt elektrik güce sahip Kızıldere Santrali ile başlatılmış olup ilk ısıtma uygulaması ise 1983 yılında İzmir Balçova da yapılmıştır.

Sıcak sulara yönelik 1926 tarihinde çıkarılan 927 sayılı Kaplıca Kanunu gelişmelere paralel olarak yeni ortaya çıkan elektrik üretimi, ısıtma ve endüstriyel kullanım v.b. gibi uygulama alanlarına cevap verememiş ve jeotermal kaynakların kullanımında mevzuat sıkıntısı çekilmiştir. Jeotermal enerjiden yararlanma hususlarındaki bu yasal boşluk sıkıntısı, 2007 yılına kadar 5177 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesi ile giderilmeye çalışılmıştır.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının yerli kaynaklara verdiği önem ve bu kaynakların bir an önce etkin ve verimli bir şekilde devreye sokulması ve bu alanlara yerli ve yabancı yatırımcılar çekilmesi politikası gereğince, yerli kaynakların ülkemiz enerji üretimindeki çeşitlilik ve payını artırmak için en büyük eksiklik olarak görülen bu alanlardaki uygulamalara ilişkin mevzuat boşluğunu gidermek için çalışmalar yürütülmüştür.

Öncelikle rüzgar, jeotermal, dalga vs. gibi yenilenebilir enerjinin önünün açılması amacıyla, 2007 yılında 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanun ve Yönetmeliği daha sonra ise, Yenilenebilir Enerji Kanunu çıkartılarak jeotermal kaynakların bulunduğu alanlarda, ısıtmada öncelikli olarak bu kaynakların kullanılması esası ve jeotermal kaynaktan elektrik üretimi için alım garantisi sağlanmıştır.

Jeotermal enerji yatırımları, 5686 sayılı Kanun ile mevcut mevzuat boşluğunun doldurulması ile jeotermal kaynak kullanımı ve jeotermal kaynak araştırmaları açısından son dönemde büyük artış görülmekte ve böylece jeotermal enerji yatırımları artarak hızla devam etmektedir.

Türkiye’deki Jeotermal sahalarının dünya ölçeğindeki yeri ve konumu nedir?

Türkiye, 31 bin 500 megawatt termal olan jeotermal potansiyeli ile Dünya’da 7. Avrupa’da ise 1. sırada yer almaktadır. Ayrıca, ülkemiz şu an kurulu elektrik kapasitemiz olan 114,2 megawatt elektrik ile dünya sıralamasında 12. sırada yer almaktadır.

Bize biraz kendi hakkınızda bilgi verir misiniz ?

1949 yılında Konya’da doğdum. 1969-1975 yıllarında Hacettepe Üniversitesi Kimya Fakültesi’nde Lisans ve  Yüksek Lisans eğitimi gördüm.

1975 yılında Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nde mühendis olarak göreve başladım. 1987 yılına kadar Baş Yöneticisi ve Birim yöneticisi olarak çeşitli konumlarda çalıştım. 1987 ve 1990 yılları arasında, özel sektörde Yatırım Danışmanı ve Üst Düzey Yönetici olarak görev yaptım. 1990 ve 1998 yılları arasında, Türkiye Gübre San. A.Ş.’de Genel Müdürlüğü Fen Tet ve Ver. Dairesi Başkanlığı, Genel Müdür Yardımcılığı, Yönetim Kurulu Üyeliği, Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği ve Genel Müdür Vekilliği’ni pozisyonlarında bulundum. 1996-1998 yıllarında Türkiye Gübre Üreticileri Derneği Başkanlığı, 1998-1999 yılları arasında ise, Samsun Gübre San. A.Ş. Genel Müdürlüğü ve Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerini üstlendim. 1999-2005 yılları arasında ise, yeniden Türkiye Gübre San. A.Ş.’de Genel Müdürlüğü Müşavirliği, Yönetim Kurulu Üyeliği ve Genel Müdürlüğü ile Yönetim Kurulu Başkanlığı konumunda çalışmalarımı yürüttüm. 2005-2008 yılları arasında, Kuzey Kıbrıs Denizcilik Şti. Yönetim Kurulu Üyeliği ve Başkanlığı, 2008-2009 yılları arasında da Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerinde bulundum. Ocak 2005 yılında başladığım Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü görevimi halen sürdürüyorum. Evliyim ve iki çocuk sahibiyim.

 

About author

Senem Gençer
Senem Gençer 761 posts

Alternatifenerji.com’un kurucu ortaklarından biri ve CEO’su olan Gençer, 1971 yılında Diyarbakır’da doğdu. 1993 yılında ODTÜ İşletmeyi bitirdikten sonra, Johnson & Johnson Medical ve Yeni Zelanda Büyükelçiliği gibi farklı kurumlarda çalıştı. 2007 yılında güneş enerjisi ve LED aydınlatma konularında halen çalışmakta olan Ekogüneş’i ve Türkiye’nin ilk online solar ürün satış sitesi olan www.ekogunes.com’u kurdu. Gençer, aynı zamanda Güneş Enerjisi ve Sanayicileri Derneği GENSED’in kurucu üyelerindendir.

You might also like

RÖPORTAJLAR

Türkiye’de Yeni Bir Sektör Oluşuyor

Tekno Ray Solar Satış ve Pazarlama Müdürü Mehmet Özenbaş: “Elektrik Piyasasında Lisansız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik’in çıkmasıyla sektörün hareketlenmeye başladığı görülüyor. Bu gelişmeler ışığında, Türkiye’de yeni bir sektör oluşuyor. Kısa

Sektörel Röportajlar 0 Comments

Rüzgar YEKA’sında Proje Geliştirme Ve Rüzgar Mühendisliği Ön Plana Çıkacak

Enerjisa, Limak ve Akfen gibi enerji sektörünün önde gelen şirketlerine rüzgâr ve güneş enerjisi projeleri geliştiren RKT Enerji’nin CEO’su Utku Korkmaz ile bir söyleşi yaptık. Söyleşimizin ana gündem maddesi henüz

Sektörel Röportajlar

“Artık Özel Sektör Atık Sektörüne İlgi Göstermeli”

BİYOGAZDER Başkanı Altan Denizsel: “Özel sektör artık, kısa vadeli kar hedeflerini revize edip, atık sektörüne gereken ilgiyi göstermelidir.” Yenilenebilir enerji sektörünün önemli alanlarından biri olan biyogaz kaynaklarından elektrik üretimi konusu