“Sürdürülebilirlik Kavramı, Herkese Göre Farklı Bir Şey İfade Ediyor”

“Sürdürülebilirlik Kavramı, Herkese Göre Farklı Bir Şey İfade Ediyor”

Behnisch Architekten Kurucusu Mimar Stefan Behnisch: “Sürdürülebilirlik kavramı, herkese göre farklı bir şey ifade ediyor. Sürdürülebilir bina, kültürel, iklimsel, siyasal ve topografik bağlama oturmalı. Şehir bağlamında ise, kamusal alanı dikkate almamız gerekiyor.”

stefan behnischMimarlık ve yapı sektörünün profesyonelleri tüm dünyada Çevre Günü olarak kutlanan 5 Haziran 2015 tarihinde, sürdürülebilir mimari ve kentsel tasarımını konuşmak üzere “Yeşil Binalar ve Ötesi Konferansı”nda bir araya geldi. Ekoyapı Dergisi tarafından VitrA ana sponsorluğunda düzenlenen ve ‘yeşil binalar konusunda farkındalığı artırmak’ hedefiyle yola çıkan etkinlik, İstanbul Lazzoni Hotel’de gerçekleştirildi.

Konferansta konuşan Behnisch Architekten Kurucusu Mimar Stefan Behnisch, “Sürdürülebilirlik kavramı herkese göre farklı bir şey ifade ediyor. Sürdürülebilir bina, kültürel, iklimsel, siyasal ve topografik bağlama oturmalı. Şehir bağlamında ise, kamusal alanı dikkate almamız gerekiyor. Kamusal alan, insanın kültürel açıdan en önemli unsuru. 50- 60 yıl içerisinde, tüm dünyada kültür aynı gibi görünmeye başladı. Bir binayı dünyanın herhangi bir yerinde aynı şekilde inşa edebilirsiniz. Şehir ve kamu mekanları için şehrin tamamına bakmak, bütünsel bir yaklaşım geliştirmek çok önemli” dedi.

Behnisch, şehirlerde düzenlenen etkinliklerden sonra, binaların hayatın içine nasıl kazandırabileceği konusunun önemli olduğuna değinerek, “Geçtiğimiz yüzyılın 20’li yıllarına kadar kamu alanları canlıyken, 30’lu, 40’lı ve 50’li yıllarda kamu alanları terk edilmişti. O tarihlerde insanlar sürekli dışarıya çıkıp bir şeyler almak zorunda oldukları için ihtiyaca yönelik bir alanı söz konusuydu. 50’li yıllardan sonra ise, güvenliğe dayalı, etkinliklerin düzenlendiği canlı bir kamusal alan oluşturuldu. Dolayısıyla, tarihi binaların restore edilerek yeniye nasıl taşınacakları sorusu önem kazandı” dedi.

Modern mimaride enerji tüketimini minimize etmek için binada kurulu enerjinin dikkate alınması gerektiğini söyleyerek, binalarda alt yapı ve üst yapıda bulunan kurulu enerjinin kullanılmasıyla, yüzde 84’lük verimlilik elde edildiğini aktaran Behnisch, “Enerji verimli binalar yapabilirsek, daha az malzeme kullanılabilir” dedi. Dünyada enerji sorunun olmadığını, enerji yönetimi ve hasadı sorunun olduğunu belirten Behnisch, “doğru bir şekilde yönetebilirsek, şehrin kendisi dahi alt yapı performansını yüzde 80 oranında artırabilir. Böylece. Yüzde 80 verimli bir bina elde etmek zor değil. Şehirdeki binaların yüzde 60’ını bu şekilde düzenleyebilirsiniz. Yüzde 40’ı için ise, çok büyük maliyet gerektiğinden politik karar alınmalı” şeklinde konuştu.

“Yeni teknolojilere, materyallere ve gelişmelere odaklanmalıyız”

yesil binalar ve otesi konferansiStudio Libeskind Başkanı Mimar Yama Karim’de konferansta yaptığı konuşmada, sürdürülebilirlik kavramının yeni olmadığını belirterek, “yeni teknolojilere, yeni materyallere ve yeni gelişmelere odaklanmalıyız. Eskiden daha sürdürülebilir bir yapı uygulayabiliyorduk. Mimarlı alanı farklı unsurları ele alır. Farklı şehirleri önemli kılar. Endüstriyel nitelikli binaların da bu çerçevede değerlendirilmesi gerekiyor” diye konuştu.

“Çatılar yeşile ve insana açılmalı”

Green Roof Consultancy Yöneticisi Ekolojist Gary Grant’da Londra’da mevcut bina stoğunun çatılarının yüzde 30’unun yeşil çatılara dönüştürülebileceğini  belirterek, “Çatılar yeşile ve insan açılmalı. İsviçre’de yeşil çatılar zorunlu. Doğru seçilmiş doğal bitkilerle yeşil çatı oluşturulabilir. Yeşil çatının olduğu endüstriyel binalarda çalışan mutluluğunun arttığı ortaya konuluyor. Londra’da yasal zorunluluk olmamasına karşın, kamuda oluşan beklenti nedeniyle, 1998 yılından itibaren 360 bin metrekarelik yeşil çatı uygulaması yapıldı” şeklinde konuştu.

“Çevreye duyarlılığımızın değişmesi gerekiyor”

DBArchitects Kurucusu Mimar Bünyamin Derman’da konferansta yaptığı konuşmada, araştırmaların teknoloji gelişimi, enerji tüketimi ve küresel ısınmanın bu şekilde devam etmesi durumunda 2050 yılında 2, 2100 yılında ise, 4 gezegene ihtiyaç duyulacağını belirterek, “Bu çok ciddi bir konu. Karbon salınımı yapan en önemli sektör yapı sektörü. Çevreye duyarlılığımızın değişmesi gerekiyor. Bu konuda en duyarsız kesim politikacılar. Türkiye’de bir sürdürülebilirlik politikası yok. Politikacıların başka bir şapkayla politikalarını ele alması gerekiyor. Küresel ısınmanın bu kadar hassas olduğu bir noktada, sorunlarımızı siyasetçilere anlatmamız gerekiyor” şeklinde görüşlerini açıkladı.

Hüseyin B. Ekmekçi

huseyin.ekmekci@alternatifenerji.com

About author

Huseyin Bumin Ekmekci
Huseyin Bumin Ekmekci 2122 posts

İ.Ü. İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünden mezun H. Bumin Ekmekçi. 15 yılı aşkın süredir ağırlıklı olarak, sektörel ve kurumsal yayıncılık alanında yazı işleri, editör, yayın direktörlüğü ve sorumlu yazı işleri müdürlüğü pozisyonlarında görev yapmaktadır. Kendisi platformumuzda muhabir olarak görev yapmaktadır.

You might also like

HABERLER

“Piyasa Düzeni EPİAŞ’ın Kurulmasıyla Hayata Geçebilir”

Enerji Ticareti Derneği’nden Selman Gezer, Elektrik piyasası Kanunu’nda öngörülen piyasa düzeninin EPİAŞ’ın kuruluşunun tamamlanmasıyla hayata geçeceğine dair yaygın bir kanı bulunduğuna dikkat çekti. Enerji Ticareti Derneği ETD’nin Haziran ayı bülteninde

ENERJİ YÖNETİMİ

Enerji Verimliliğiyle 150 Milyar Liralık Kaynak Olasılığı

İbrahim Çağlar, Türkiye’nin enerjiyi her noktada verimli ve etkin kullanarak, 2023’e kadar 150 milyar lira kaynak oluşturmasının mümkün olduğunu söyledi. Dünyada enerji verimliliği olgusu giderek önem kazanırken, Türkiye’de bu konuda

YATIRIMCI 0 Comments

Rüzgarda Önlisans Başvuruları 1 Yıl Ertelendi !!

Dün (10.3.2017) kendi web sayfasında da yayınlanan bir duyuru ile EPDK rüzgar yatırımcılarını ve tüm sektörü hayal kırıklığına uğratacak bir karara imza attı. “Kuruma 3-7 Nisan 2017 tarihlerinde rüzgar enerjisine