Solar Sektörde Yerli Üreticileri Bekleyen Zor Günler…

Solar Sektörde Yerli Üreticileri Bekleyen Zor Günler…

25 Haziran 2016 günü Resmi Gazete’de yayınlanan tebliğ solar sektörü çalışanlarının tepelerine bomba gibi düştü: Cuma gününe kadar lisanssız (1 MW altı) solar projelerde kullanılan ithal panellerin “gözetim vergi”nden muaf olmasını sağlayan tebliğ, bu defa yeni bir tebliğ ile yürürlükten kaldırılmıştı (ilgili Resmi Gazete için tıklayınız)

Sosyal medyada pek çok solar EPC ya da panel üreticisi şirket temsilcilerinin sert yorumlarını okumakta gecikmedik: yerli panel üreticileri lobisi (!!!) yine başa geçmiş ve yeni bir zafer daha elde etmişti. Artık gülebilir, mutlu olabilirlerdi. Oysa bence bugün en çok gülenleri, yarının en çok ağlayanları olacak.

Bir yatırımcı için yatırımın karlılığı kadar, bu karın sürdürülebilir olması da önemlidir. Özellikle kendini 7-8 senede amorti edecek bir yatırım durumunda, yatırımın yapıldığı tarih ile kar elde edilmeye başlanan süreç arasındaki dönemde bu karlılığa direkt etki edecek faktörlerin olumsuz yönde fazlaca değişmeyeceğine, değişse dahi yatırımcının haklarının devletçe korunacağı ya da iade edileceğine inanması gerekmektedir. Gerek yerli gerekse yabancı yatırımcı açısından bakıldığı zaman, mevcut ekonomik ve politik ortamda her ikisine olan “inanç” seviyesinin oldukça düşük seyrettiğini üzülerek gözlemliyorum.

Böylesi bir ortamda, lisanssız GES pazarına girmeyi düşünen rasyonel bir yatırımcının ilk tepkisi, tozun toprağın dinmesini ve tüm taşların yerine oturmasını beklemektir. Bence kısa vadede olacak olan da budur. Şu ana kadar GES’lerde kullanılan güneş panellerinin üreticilerine baktığımız zaman, yerli markaların herhangi bir özgül ağırlık oluştur(a)madıklarını üzülerek görüyoruz. Buna tek istisna Tuzla’da “yerli üretim” yapmakta olan Çinli CSUN olabilir. (Ancak CSUN’ın, Türkiye içi satışlarının cirolarının en fazla %20lik bir kısmını oluşturduğunu da biliyoruz. Özetle CSUN Türkiye için Tuzla’da varoluş amacı, kısa ve orta vadede Avrupa pazarındaki satışlarının etkilenmemesi için Çin’e karşı uygulanan anti-damping’e karşı pozisyon alabilmekti, hala da öyle). Bu durumun ansızın yerli üretici lehine değişeceğine inanmak zor.

Bu durumda, şu ana kadar pazarda konuşlanmış olan yerli güneş paneli üreticileri açısından daha karlı günlerin başlayacağına nasıl inanalım? Her şeyden önce bu üreticilerin yatırımcıları 2 ayda bir mevzuatı değişen lisanssız GES sektörün güvenilir olduğuna inandırması hayli zor. Haydi birilerini yatırım yapmaya ve yatırım teşvik belgesi için tek çıkar yolunun “yerli güneş paneli” kullanması olduğuna da ikna ettiniz. Buyrun olası rakipleriniz:

  • GW düzeyinde referanslara sahip ve bu sene Türkiye’de üretime başlayacak olan Alman Axitec
  • GW düzeyinde kapasite ve referansa sahip olan Tuzla’daki CSUN
  • en fazla 1 yıl içinde benzer oluşumlara girecek olan başka global markalar
  • VESTEL (ilgili haber için tıklayınız)

Hepsi Made in Turkey. Hepsinde aynı teknoloji uygulanıyor. Alınan riskler benzer (sigorta, ürünün kalitesi, referans gücü, servis kalitesi). Global markaların bariz bir ar-ge, finansman ve pazarlama avantajı var. Hatta Vestel örneğinde global markalar için dahi rekabet hayli zorlayıcı olacak. Bunun devamının Enerjisa  ya da Arçelik marka paneller olmayacağını hangi yerli üretici garanti edebilir?

Dünyada yüksek teknoloji ürün içermeyen tüm sektörlerde aynı döngüler yaşanır: önce yerel ve küçük firmalar tarafından pazar oluşturulur (bkz. yerel EPC şirketleri). Bu pazar oluşurken devlet kurucu müdahaleyi yapar (yasalar, kanunlar), oluşan talebini karşılayacak yerli ve yabancı tedarikçiler ortaya çıkar (bkz. panel ve ekipman üreticileri), bu tedarikçiler pazar oluşurken yaşanan tüm sıkıntıları üstlenir, pazarı geliştirir ve büyük sermaye açısından cazip bir hale getirir, bu sürece devlet müdahale etmez. Süreç ve global konjonktür büyük sermaye açısından cazip hale geldiği anda devlet müdahale eder (yeni yasalar, süreçlerin zora koşulması, izinlerin geç verilmesi) ve küçük şirketlerin konsolide olacağı bir ortam hazırlar. İşte bu ortamda zaten nefes alamaz hale gelmiş olanlar sahneden çekilir, teknik ya da pazarlama açısından güçlü olanlar da satın alınarak pazar paylarına sahip olunur. Buna çok güzel bir örnek Türkiye CNG sektörüdür. İnanın global PV pazarında da benzer hikayeler yazılmıştır, yazılacaktır. Her sene fuarlarda “PV pazarında daha çok konsolidasyonlar olacak” cümlesini duyuyor, bunların gerçekleştiğine de şahit oluyoruz. (Akıllı telefonlar gibi yüksek teknoloji ürünlerde ise yerli üretici olmanın büyük bir avantajı olmadığını yine Vestel örneğinden biliyoruz. Yerli marka diye kaçımız Vestel marka bir telefon aldı ya da bundan sonra almayı düşünüyor? )

Özetle, bugün kahkahalarla güldüğünü sandığınız yerli panel üreticilerini, emin olun orta vadede maalesef zor günler bekliyor. Zaten ekonomik göstergelerin olumlu seyretmediği, yatırım iştahının az olduğu, ülkemize yabancı yatırımın eskisinden daha zor geldiği bir dönemden geçiyoruz. Yerli yatırımcı ise ya çok az riskli yatırımlara girmeyi ya da parasını bir süre daha elinde tutmayı tercih edecek. Son 6 ayı düşünürsek, sürekli değişen mevzuat nedeni ile solar sektör bu az riskli sektörler arasında değil gibi görünebilir. Hatta ibre maalesef kömürden yana. Bu süreçte dayanabilen yerli üreticimiz, bu kez de Made in Turkey global markalar ve Vestel gibi dev yerli rakipler ile mücadele edecekler. Bunun için gerekli stratejileri yoksa, doğru vizyona sahip danışmanlarla çalışmayacaklarsa, işleri gerçekten zor. Bunları başarabilenler ise emeklerinin karşılığını iyi fiyatlara satılarak geri alacaklar diye düşünüyorum.

Falcı olsaydım, 5 vakte kadar GW seviyesinde kurulu güce ulaşacak bir Türk PV sektörü gördüğümü, ama pazarda en fazla 15 oyuncu kaldığını söylerdim. Bakalım gerçekte neler olacak?

senem_gencer

Senem Gençer

senem.gencer@alternatifenerji.com

 

About author

Senem Gençer
Senem Gençer 761 posts

Alternatifenerji.com’un kurucu ortaklarından biri ve CEO’su olan Gençer, 1971 yılında Diyarbakır’da doğdu. 1993 yılında ODTÜ İşletmeyi bitirdikten sonra, Johnson & Johnson Medical ve Yeni Zelanda Büyükelçiliği gibi farklı kurumlarda çalıştı. 2007 yılında güneş enerjisi ve LED aydınlatma konularında halen çalışmakta olan Ekogüneş’i ve Türkiye’nin ilk online solar ürün satış sitesi olan www.ekogunes.com’u kurdu. Gençer, aynı zamanda Güneş Enerjisi ve Sanayicileri Derneği GENSED’in kurucu üyelerindendir.

You might also like

Rüzgar enerjisi 0 Comments

İngiltere’ye Dünyanın En Büyük Açıkdeniz Rüzgar Santrali

İngiltere’nin Yorkshire kıyılarında 1.8 GW kapasiteli dünyanın en büyük açıkdeniz rüzgar santrali kurulacak. Fizik Yüksek Mühendisi Ahmet Cangüzel Taner’in İngiltere Yenilenebilir Enerji Kaynakları (YEK) Kökenli Açık Deniz (Offshore) ve Kıyılara

HABERLER

“Güneş Enerjisinde İlk İhalemize 12 Mayıs’ta Başlıyoruz”

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız: güneş enerjisinde hedeflerinin ilk anda 600 megawatt civarında olduğunu dile getirerek, “ Bu 600 megawatt için tam 15 katı, yaklaşık 9 bin megawattlık

HABERLER 0 Comments

Optimum Tracker İstanbul’da Ofis Açıyor

Merkezi Fransa’da bulunan Optimum Tracker şirketi, San Diego, Johannesburg, Santiago ve Mexico’dan sonra İstanbul’da da ofis açıyor. Türkiye güneş enerjisi pazarı uluslararası yatırımcıların da dikkatini çekiyor. Bu kapsamda, uluslararası firmalar

0 Comments

No Comments Yet!

You can be first to comment this post!

Leave a Reply