“Şirketler İş Modellerinde Çevreyi ve Toplumu Düşünmek Zorundalar”

“Şirketler İş Modellerinde Çevreyi ve Toplumu Düşünmek Zorundalar”

Sürdürülebilirlik Akademisi Yönetim Kurulu Üyesi Semra Sevinç: “Şirketler iş modellerini yalnızca kar elde etme hedefi ile oluşturamazlar. İş modellerinde çevreyi ve toplumu da düşünmek zorundalar. Tüm paydaşları ile ortak değer yaratmalılar.”

SEMRA SEVINCSürdürülebilir bir dünyanın artık bir zorunluluk olarak önümüzde belirlemeye başladığı günümüzde, sürdürülebilirlik kavramını ve olgusunu yalnızca ekonomik değil, çevre ve toplum katmanlarıyla birlikte ele alınması çok önemli. Sürdürülebilir iş modellerini benimseyen şirketlerin geleceğin ekonomik ve toplumsal dünyasında ayakta kalacağını öngörmek çok zor değil. Bu çerçevede, sürdürülebilirlik kavramını ve uygulanma koşullarını Sürdürülebilirlik Akademisi Yönetim Kurulu Üyesi Semra Sevinç’le konuştuk.

Sürdürülebilirlik kavramını açıklar mısınız?

Sürdürülebilirlik kavramı, sürdürülebilirlik iş modellerinin, tüketim biçimlerinin, kalkınma modelinin gelecek nesillerin ihtiyaçlarını düşünerek planlanmak, daha az kaynak kullanarak daha çok değer, iş üretmek olarak tanımlanabilir. Diğer bir deyişle, içinde bulunduğumuz koşullar değerlendirildiğinde gelecekte var olmanın kuralları.

Sürdürülebilir bir dünya ve gelecek için nasıl bir ekonomik, toplumsal ve çevre yaklaşımı geliştirilmeli?

Biliyorsunuz, bugün karşı karşıya olunan önemli konular var: Bunlar kısaca globalleşme, ekonomik kriz, hızla değişen ekonomik koşullar, kaynak kıtlığı ki özellikle enerji ve su bu kaynakların temelini oluşturuyor, ekolojik denge değişikliği olarak sayılabilir. İşte tüm bu karşı karşıya olunan konulara baktığımız zaman, şirketler iş modellerini yalnızca kar elde etme hedefi ile oluşturamazlar. İş modellerinde çevreyi ve toplumu da düşünmek zorundalar. Tüm paydaşları ile ortak değer yaratmalılar.

Yeşil bir dünya, yeşil ekonomi yaklaşımları ile sürdürülebilirlik arasındaki ilişkiden söz eder misiniz?

Yeşil dünyadan kastedilen çevre konusu ise yani daha yeşil olan bir dünya ise sürdürülebilirliğin yalnızca bir ayağı ile ilgili olarak konuşuyorsunuz demektir. Diğer iki ayak da dahil edilmeli.

Tüketim nosyonuna dayalı geç kapitalizm döneminde, kaynakların tasarruflu kullanılması, tüketimin tüm dünya geneline yaygınlaşması mümkün müdür?

Tabii ki mümkün. Bu ülkelerin özellikle gelişmiş ülkelerin bir araya gelerek oluşturdukları yapıların ortak kararları ve bu kararları hayata geçirecek ülkelerin zorlayıcı kanunları, yönetmelikleri ile mümkün olabilir. Ama bu bir dönüşümdür ve hızlı olması mümkün değildir.

 Kar amacına dayalı işletme anlayışından kaynakların düzenli kullanıldığı, maliyetlerin kontrol edilebildiği ve doğa ile insan arasında dengeli bir ilişkinin kurulabildiği ekonomik düzene geçiş nasıl sağlanabilir?

Kar amacına dayalı işletme anlayışından kaynakların düzenli kullanıldığı, maliyetlerin kontrol edilebildiği ve doğa ile insan arasında dengeli bir ilişkinin kurulabildiği ekonomik düzene geçişin birkaç şekli var: Bunlar kurumsal kararlılık, sektör baskısı, zorlayıcı kanunlar, rekabet avantajı, müşteri beklentisi olarak sayılabilir.

 Sürdürülebilir bir gelecek için yenilenebilir enerji kaynaklarının önemi nedir?

Kıt kaynak diyorsak ve bunların içinde enerjiyi ilk sırada sayıyorsak, cari açığımızın önemli bölümü enerji kaynaklı ise yenilenebilir enerjinin önemi net olarak ortaya çıkıyor.

Günümüz ekonomi modellerinde, sürdürülebilir işletme modellerini benimsemeyen şirketlerin yaşama şansı nedir?

 Zaten sürdürülebilir işletme modelini sürdüren şirketler yaşayacak. Hayır, uzun dönemde maalesef bu modeli benimsemeyen şirketler oldukça zorlanacaktır.

Hükümetlerin sürdürülebilir gelecek ve ekonomi yaklaşımları ve bakış açıları ne yönde?

Ülkelerin bu yönde önemli çalışmaları var. Bizim ülkemizde de uygulamalar kararnameler, yönetmeliklerle bunu görebiliyorsunuz.

Sürdürülebilir bir toplumsal yapının gerçekleşmesi, yalnızca kurumların değil, bireylerin de alışkanlık ve davranış kalıplarının değişmesi anlamına geliyor mu? Bu konudaki düşünceleriniz neler?

Kesinlikle. Bireyler sürdürülebilir tüketim modeline geçmek zorunda. Bu konuda oldukça iyimser düşünüyorum.

Sürdürülebilirlik Akademisi ne amaçla kuruldu? Faaliyetleriniz, hedefleriniz ve projeleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

Sürdürülebilirlik Akademisi iş dünyasının sürdürülebilir iş modellerine geçişini hızlandıran, teşvik eden çalışmalar yapıyor. Çalışmaları şekillendiren Yönetim Kurulu, Danışma Kurulu ve Çalışma Grupları bu hedef doğrultusunda platformların oluşturulmasını planlıyorlar. Akademi sürdürülebilir iş modellerini hızlandıran, güçlendiren bu platformlar ile birlikte, araştırmalar yapıyor,  eğitimler düzenliyor, üniversiteler ile işbirlikleri ile projeler geliştiriyor.

Hüseyin B. Ekmekçi

huseyin.ekmekci@alternatifenerji.com

About author

Huseyin Bumin Ekmekci
Huseyin Bumin Ekmekci 2122 posts

İ.Ü. İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünden mezun H. Bumin Ekmekçi. 15 yılı aşkın süredir ağırlıklı olarak, sektörel ve kurumsal yayıncılık alanında yazı işleri, editör, yayın direktörlüğü ve sorumlu yazı işleri müdürlüğü pozisyonlarında görev yapmaktadır. Kendisi platformumuzda muhabir olarak görev yapmaktadır.

You might also like

News

“I Would Give A1% Higher Chance To Self-consumption Than FIT In Turkey”

Upsolar opened its office in Istanbul in 2013 and it continues to expand its existence. Upsolar’s Turkey & Middle East Director Mr. Ioannis Markatatos answered the questions about why they decided

Sektörel Röportajlar 0 Comments

Ibrahim Ocak: “Güneşte İşin Sigorta Boyutundan Hiç Konuşulmuyor”

İSTANBUL – 30 yıla yakın bir süredir güneş enerjisi pazarında var olan ekoSolar’ın kurucusu İbrahim Ocak, güneş enerjisi piyasasında lisanlı ya da lisansız üretimle ilgili finansman sorunu olmadığının gerçeği yansıtmadığını

Elektrik Üretimi 0 Comments

Rüzgar YEKA’sında Proje Geliştirme Ve Rüzgar Mühendisliği Ön Plana Çıkacak

Enerjisa, Limak ve Akfen gibi enerji sektörünün önde gelen şirketlerine rüzgâr ve güneş enerjisi projeleri geliştiren RKT Enerji’nin CEO’su Utku Korkmaz ile bir söyleşi yaptık. Söyleşimizin ana gündem maddesi henüz