Referandum İle Devlet Enerji Politikaları Belirlenebilir Mi?

Muren Photo27 Ocak 2013 tarihinde Bulgaristan`da halk , “Yeni nükleer elektrik santrali kurularak Bulgaristan’da nükleer enerji sektörü geliştirilsin mi?” sorusunun cevabını aradı. Seçmenler, Avrupa Birliği`nin genel görüşü aksine, referandumda % 61.49 gibi yüksek bir oranla evet dedi. Peki bu oran ve referendum gerçekten geliştirilecek enerji politikaları için temel olabilir mi?

Öncelikle şunu belirtmek gerek ki, Bulgaristan’daki referandum, daha çok yaklaşan seçimler öncesi bir hazırlık kampanyası niteliğine bürünmüştü. Bu referandumun uygulanabilirliğini sorgulayan halk, sandığa gitmeyi bile gereksiz bulacak ki, katılım oranı  %20.22 civarlarında kaldı. Oy kullanan 1 400 000 seçmene baktığımızda, bunları daha çok parti üyeleri ve seçim görevlileri oluşturmaktadır. Genel duruş ise şöyledir: İktidardaki GERB Partisi “EVET”, ana muhalefetteki sosyalistler “HAYIR”, Türkler`in çoğunluğunu oluşturduğu HAK ve Özgürlükler Partisi çekimser kalmış ve diğer muhalefetteki partiler de boykot cağrısı yapmışlardır.

Bu şekilde düzenlenmiş referandumların bir anket çalısması değerinde bile olamayacağını anlamak için uzman olmaya gerek olmadığını düşünüyorum.Buna “EVET” veya “HAYIR” diyenler, politik görüşlerini benimsediği partilerin duruşlarına göre karar verirler ki, enerji politikaları günlük siyasi çekişmelerden uzak olması gerektiği gibi stratejik ve hayati öneme sahiptir.

Referandum sorusu da özellikle muğlak seçilmiş olması gerek ki, sonucu ne çıkarsa çıksın iktidardaki partinin isteği doğrultusunda kullanılabilsin. “HAYIR” diyenler yeni santrale hayır derken, 1980 ‘lerden kalma Kozluduy Nükleer santralinin genişletilmesine veya üretime devam etmesine yorum getiremiyorlar. Aynı zamanda, “EVET” diyenler hangi teknoloji, hangi parametre, hangi fiyata evet diyorlar, 10 milyar USD finansmanı nasıl bulabilecekleri çok net değil.

Ayrıca, enerji konusunda uzman olmayan birinden, bunun cevaplanmasını istemek de nekadar doğrudur, o da ayrı bir tartişma konusudur. Insanlar çıkarları doğrultusunda karar verirler. Projelerde hiçbir direk ekonomik faydası olmayan bir kişinin, arka bahçesindeki rüzgar santraline bile olumsuz bakabileceği veya direk ekonomik çıkarı olan bir kişinin arka bahçesinde kömür veya nükleer santrale evet diyebileceğini öngörmeliyiz. Dolayısıyla, enerji politikaları uzmanlar tarafından, ülke çıkarları gözetilerek orta ve uzun vadeler için belirlenmeli,en iyi teknik ve ticari şartlar ise o dönemin şartlarına göre, uzmanlar yardımıyla, iktidar belirleyebilmelidir.

Genç bir demokrasiye sahip bir Balkan ülkesinde, bunun kararını verecek olanlar, referandum sonuçlarını bir kenara koyması gerektiğini, denklemin içine ABD, AB, Rusya ve yaklaşan parlamento seçimlerini koyması gerektiğini çok iyi bilir hatta denkleme katkıda bulunmak için kişisel çıkarlarını da eklemeyi unutmayacaklardır. Bukadar gürültüden arta kalan, referandumu demokrasi ile özdeşleştiren umutların bir sonraki bahara kalmasıdır…

Muren Guler,  mureng@skypower.com 

 

About author

Senem Gençer
Senem Gençer 761 posts

Alternatifenerji.com’un kurucu ortaklarından biri ve CEO’su olan Gençer, 1971 yılında Diyarbakır’da doğdu. 1993 yılında ODTÜ İşletmeyi bitirdikten sonra, Johnson & Johnson Medical ve Yeni Zelanda Büyükelçiliği gibi farklı kurumlarda çalıştı. 2007 yılında güneş enerjisi ve LED aydınlatma konularında halen çalışmakta olan Ekogüneş’i ve Türkiye’nin ilk online solar ürün satış sitesi olan www.ekogunes.com’u kurdu. Gençer, aynı zamanda Güneş Enerjisi ve Sanayicileri Derneği GENSED’in kurucu üyelerindendir.

You might also like

Köşe Yazıları

2012’de AB’de Karbon Emisyonu Sertifikaları Arzı

Karbon Sertifikalandırmada TR’deki Mevcut Durum: 2012 Aralık ayında mevcut 4 senelik karbon sertifikalandırma programı sona erecek ve yeni bir periyot başlıyacak (2012 sonu- 2017 sonu arası). TR, orijinal Kyoto anlaşmasına taraf olmaması

Köşe Yazıları

“Karadeniz Bile En Az Almanya Kadar Güneşlidir”

Karadeniz Teknik Üniversitesi (Ktü) Mühendislik Fakültesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. İsmail Hakkı Altaş, AA muhabiri Tuğba Yardımcı’ya yaptığı açıklamada, Doğu Karadeniz’in Türkiye’nin en az güneş alan yöresi olduğunu, bu nedenle

Köşe Yazıları

“Gerçekte Neye İhtiyacımız Var?”

“Bir resim bin sözden fazla şey anlatır” derler. Bu sayımızda ben fazla söze girmeden, yapılmış bir çalışmanın ve gerçek değerlerin sadece basit bir grafiğe indirgendiği bir resim paylaşıyorum sizinle. Burada dünyamıza 1