“Paris İklim Zirvesi’ni Çok İyi Bir Şekilde Anlamalıyız”

“Paris İklim Zirvesi’ni Çok İyi Bir Şekilde Anlamalıyız”

Konferansta konuşan Boğaziçi Üniversitesi’nden Vesile Kulaçoğlu, Paris İklim Zirvesi’nin bu alandaki 2. Büyük uluslararası anlaşma olacağını belirterek, “Türkiye tarihi olarak bu anlaşmaya katılıyor. Birey, firma ve ülke olarak bu anlaşmaya katılıyoruz. Dolayısıyla, çok iyi bir şekilde bu süreci anlamalıyız” dedi. 

IMG_3717Çevre ve Şehircilik, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı gibi bakanlıkların yanı sıra çok sayıda kamu kurum ve kuruluşunun desteğiyle Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği   (SÜT-D) ve Enerji Verimliliği Derneği (ENVER) tarafından düzenlenen. 2. İstanbul Karbon Zirvesi Grand Cevahir Hotel ve Kongre Merkezi’nde bugün başladı.

Konferansta konuşan Boğaziçi Üniversitesi’nden Vesile Kulaçoğlu, Paris İklim Zirvesi’nin bu alandaki 2. Büyük uluslararası anlaşma olacağını belirterek, “Türkiye tarihi olarak bu anlaşmaya katılıyor. Birey, firma ve ülke olarak bu anlaşmaya katılıyoruz. Dolayısıyla, çok iyi bir şekilde bu süreci anlamalıyız” dedi. Paris İklim Zirvesi’nde yeni bir iklim rejimi oluşturulması konusunda anlaşma yapılacağını ifade eden Kulaçoğlu, “Amaç çok taraflı olarak var olan iklim rejimini desteklemek, bu rejimi daha şeffaf ve iyi hale getirmek. Yerel düzeyde iklim rejimiyle ilgili politikaları ortaya koymak açısından çok önemli. Bugünle aralık ayı arasında ülke delegasyonları bir araya gelerek anlaşmayı imzalamaya başlayacak. Paris Anlaşma Zirvesi’nin öğeleri, Kyoto Protokolü, Bali Eylem Planı ve Kopenhag Anlaşması gibi son 20 yıllık işbirliği çabaları üzerine kuruldu. Paris anlaşmasına giden yolların, iklim değişikliği politikalarının ulusal ve uluslararası düzeyde çoğalması olacak” diye konuştu.

Anlaşmada ülkelerin farklı plan ve stratejileri ve karbon ticareti gibi uygulamaların belirleyici olacağının altını çizen Kulaçoğlu,  “Anlaşmanın küresel ısınmayı 2 derecede tutmak gibi bir vizyonu var. Anlaşma çerçevesinde, yerel emisyonun azalması ile küresel  emisyon azaltım planı ve hedeflerinin belirlenmesi ve bu hedefler içerisinde kalınması gerekiyor. Ülkelerin bu konuda ne yapmaları gerektiği ve bu konuda yapacağı katkılar ile hangi ülkenin ne kadar bu sürece katılacağı konusu görüşmenin odağı olacak. Eski rejimdeki gibi gelişmiş ve gelişmekte olan ülke ayrımının anlaşmada yer alması önemli” şeklide konuştu.

2030 yılında dünyadaki karbon emisyonunun üçte ikisinin gelişmekte olan ülkelerden geleceğinin altını çizen K0ulaçoğlu, “Anlaşma somut gerçekler göz önüne alınarak düzenlenmeli. Gelişmekte olan ülkelerden ciddi bir katkı olmadıkça 2 derece hedefi yakalanamaz. Anlaşmada nüanslı bir yaklaşım olmalı. Bu konuda ülkelerin ulusal şartları ve becerileri göz önüne alınmalı ve uygulanabilir olmalı. Anlaşmadan önce her ülke adaptasyon ve finansal destek konusunda da ne yapacağını ortaya koyacak,  Anlaşmada masaya konulan maddeler ölçülebilir olmalı, bir hikayesi olmalı ve 2 derece vizyonuna nasıl katkıda bulunacağını kesin olarak ortaya koymalı” şeklinde açıklamasını tamamladı.

“Paris Zirvesi öncesi çok iyi bir hava var” 

Uluslararası Emisyon Ticareti Derneği (IETA) Başkanı Dirk Forrister  IETA olarak dünya genelinde 130 kurumu bünyelerinde barındırdıklarını söyledi.

Forrister, “Paris Zirvesi öncesi çok iyi bir hava var. Ben, İstanbul’u Paris İklim Zirvesi öncesinde karbon emisyonu konusunda daha iyiye gitmek isteyen herkesin yollarının kesiştiği bir nokta olarak görüyorum. Şu an temel yaklaşım; daha az enerji üretimi ve daha çok üretim. Bunun için de hem BM düzeyinde hem uluslararası ölçekte hem de ulusal ve ulus altı düzeyde bilinç ve teşvik gerekli” şeklinde konuştu.

“Yıllık 100 milyar dolarlık fon”

Konferansta konuşan birleşmiş Milletler Kalkınma Programı UNDP) Temsilcisi Daniela Carrington’da konferansta yaptığı konuşmada, UNDP’nin Paris İklim Zirvesi’ne giden yolları desteklediğini belirterek, karbon emisyonu konusunda acil durumda olduklarını ve uygun azaltım mekanizmalarının önemli olduğunu söyledi. Bu konuda sivil toplum kuruluşlarına, yurttaşlara ve iş dünyasına büyük söz düştüğünü belirtti.

İklim değişikliğiyle ilgili olarak bu yılın ikinci yarısından sonra, yıllık 100 milyar dolarlık fon oluşturulmaya çalışılacağını belirten Carrington, yeşil iklim fonunun da devreye gireceğini dile getirdi. Paris  İklim Zirvesi’nde ülkelerin sera gazı azaltımıyla ilgili neler yapabileceğinin önemli olduğunu ifade eden Carrington, “Uluslararası arenada ülkelerin göstermesi söz konusu. Hükümetlerin Paris anlaşmasıyla ilgili taahhütleri önemli olsa da özel sektörün de sürece katılımı önemli. Buradaki katkı günümüzün iklim koşullarına göre mi yoksa geleceğin iklim koşullarına göre mi olacağı belirlenecek. Yenilenebilir enerjide birim miktarı olarak ne kadar enerji üretildiği, yeşil ekonomiye geçmenin  önemi ortaya konmalı. Bu açıdan farklı politik enstrümanların bir karması şart. Dünya artgık gerçekten ortaklaşa olarak bu sisteme geçmeli. Ülkelerin çeşitli kalkınma süreçleri ve eylem planları bulunuyor. Dünyanın en gelişmiş 20 ülkenin çalışmalarının belirleyici olduğunu ifade etti. Türkiye bu konuda en hızlı adım atan ülkelerden biri” şeklinde görüşlerini açıkladı.

“Dünya üzerinde çok ciddi felaketler açılabilir”

Prof. Dr. Karakaya, dünya üzerinde çok ciddi felaketlere “Bilim insanları, yerküredeki ısınmanın uluslararası camia tarafından 2 derece ile sınırlandırılamadığı takdirde dünya üzerinde çok ciddi felaketlere yol açabileceği uyarısında bulunuyorlar. Bizler, bu sıkıntıya çözümün neler olabileceği konusunu tartışmak için bir araya geldik” dedi.

Sera gazı emisyonu azaltmada sadece gelişmiş ülkelerin değil gelişmekte olan ülkelerin de ciddi sorumluluk sahibi olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Karakaya, “Ortada, herkesin taşın altına elini koyması gerektiği gibi bir gerçek var. Dünya tarihinde, iklim değişikliğini önleme bağlamında uluslararası müzakerelerin bu yıl çok önemli bir dönüm noktasına geldiğini söyleyebiliriz. Paris İklim Zirvesi’nde bir anlaşmaya varılacağı konusunda umutların arttığı bir dönemdeyiz. Burada, Paris Zirvesi’nin de detaylı bir değerlendirmesini yapacağız. Ülkeler bağlamında hangi ülkelerin ne kadar azaltım yapabileceği, bir uzlaşma noktasına gelindiğinde gelişmiş ülkelerin ve gelişmekte olan ülkelerin neler yapabileceği konusunu tartışacağız. Daha sonra, çözüm anlamında temiz enerjiye geçiş noktasında alanında uzman uluslararası düzeyde akademisyenler, iş dünyası temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarından konuşmacılarla neler yapılabileceği konusunu tartışacağız” dedi.

About author

Huseyin Bumin Ekmekci
Huseyin Bumin Ekmekci 2122 posts

İ.Ü. İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünden mezun H. Bumin Ekmekçi. 15 yılı aşkın süredir ağırlıklı olarak, sektörel ve kurumsal yayıncılık alanında yazı işleri, editör, yayın direktörlüğü ve sorumlu yazı işleri müdürlüğü pozisyonlarında görev yapmaktadır. Kendisi platformumuzda muhabir olarak görev yapmaktadır.

You might also like

HABERLER 0 Comments

Hollanda Bütünüyle Elektrikli Otomobile Geçmeye Hazırlanıyor

Hollanda 2025’de Dizel ve Benzinli araç satışını yasaklayıp, sadece Elektrikli Otomobil veya yeşil enerji ile çalışan araçlara geçmeye hazırlanıyor. Ulaşım sisteminde yüzde yüz elektrikli araç kullanımını hedefleyen ülkeler bulunduğu biliniyor.

HABERLER 0 Comments

Tesla Model 3’e Yoğun İlgi

Gelecek sene teslim edilecek Tesla Model 3’e depozito ödemek isteyen yüzlerce kişi Tesla mağazasının önünde sabahladı. Tüm sektörlerde rekabetin ve çekişmenin olduğunu biliyoruz ancak bu sektörlerden bazıları, diğerlerine göre çok

HABERLER

Nükleeri Bitiren Japonya’da Güneş Paneli Talebi Rekor Kırdı

28 SEKTÖREL ANALİZ Wsayı:21’2013 Japonya’da Rekor Güneş Paneli Talebi ömert teşvik programı Japonya’yı en hızlı gelişen güneş enerjisi pazarı haline getirdi Fukuşima felaketinden önce elektrik talebini yüzde 30 oranında nükleer