Fevzi Onat:”Türkiye’nin CO2 Emisyonunu %1 Oranında Azaltacağız”

İSTANBUL – Türkiye Sınai Kalkınma Bankası Genel Müdürü Fevzi Onat, kurumun karbon ayak izini ortadan kaldırmak için 2006’dan bu yana önemli yok katettiklerini ve 2010 yıl sonu itibariyle elektrik, doğalgaz, su ve kâğıt tüketimini sırasıyla % 12.2, % 17.8, % 6.1 ve % 6.8 oranında azalttıklarını söyledi. Onat, TSKB’nin finanse etmiş olduğu yenilenebilir enerji projelerinin hayata geçmesiyle Türkiye’nin sera gazı salınımının 6 milyon ton azalacağını da hatırlattı. 2012 yılı için TSKB’nin finanse edeceği projelerle ilgili net bir rakam vermese de Onat, bu tür projelerin finansmanına hız kesmeden devam edeceklerini belirtti. Türkiye’de yeşil binalarla ilgili ‘Yeşil Değer’ isimli analizleriyle Türkiye’de ilk defa bu yönlü bir çalışma başlattıklarını hatırlatan Onat, son 2 yılda enerji verimliliği ile ilgili 20’den fazla projeye 180 milyon dolar kaynak sağladıklarını bildirdi.

2003 yılından bu yana yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği alanındaki projeleri finansmanıyla Türkiye’nin karbon ayak izininin ve sera gazı salınımının azaltılmasına yarattığı finansmanlarla önemli bir destek sağlayan TSKB Genel Müdürü Onat ile, kurumun hem kendi adına hem de finanse ettiği projelerle ilgili neler yaptığını ve yapacağını konuştuk.

Onat: Azaltamadığımız emisyonlarımızı GOLD Standart karbon kredisi ile siliyoruz

2009 yılı itibariyle TSKB kendisine ait karbon ayak izini silmek için elektrik tüketimindeki azaltma ve tasarruftan kredi dağıtımına kadar belli hedefler koydu. Bugün bu hedeflerin ne kadarına, neler yapılarak ulaşılabildi?

Türkiye’nin ilk özel sermayeli kalkınma ve yatırım bankası TSKB olarak, sürdürülebilir bankacılık felsefemizin temelinde, çevre ve sürdürülebilirlik politikalarını iş süreçlerine başarıyla entegre eden ve doğrudan üst yönetim tarafından desteklenen bir yönetim anlayışına sahibiz. Daha önceki yıllarda da önemsenen çevre konusu, 2006 yılından itibaren “sürdürülebilirlik stratejisi” olarak gündemimizde geniş olarak yer almaya başladı. Türkiye’de o yıllardan itibaren sürdürülebilirlik konusunu gündemine taşıyan ilk bankayız ve bu alanda öncüyüz. 2006 yılında bankamızda “Çevre Yönetim Ekibi” kurduk ve bu alandaki yol haritamızı ve stratejimizi oluşturduk. Bir banka olarak karbon ayak izimizin boyutlarını belirledik. Çünkü karbon ayak izimizi azaltabilmek için öncelikle düzenli olarak ölçümlemeye başlamamız gerekiyordu.

Bugün geldiğimiz noktada; Kredilendirme faaliyetinden dolayı oluşan çevresel ve sosyal riski ölçecek uluslararası duyarlılıkta bir risk modeli oluşturduk. 2006 yılından beri incelediğimiz her projeye bu modeli uyguluyoruz. Proje değerlendirme sırasında sadece finansal verilere değil çevresel konuları da en
başta dikkate alıyoruz, projelerin çevresel etkilerini azaltmaya yönelik yol haritaları izliyoruz.

Faaliyetlerimizden kaynaklanan çevresel etkileri – enerji kullanımı, kâğıt tüketimi ve en önemlisi CO2 emisyonunu – 2006 yılından beri ölçüyor ve sistematik olarak azaltıyoruz. Azaltamadığımız karbondioksit emisyonlarımızı 2008 yılından beri GOLD Standart karbon kredisi ile siliyoruz. Enerji verimliliğini önce kendi binalarımızda uyguladık.

2010 yıl sonu itibarıyla;

• Elektrik tüketimini 2008 yılına göre %12,2
• Doğal gaz tüketimini 2008 yılına göre %17,8
• Su tüketimini 2008 yılına göre %6,1
• Kâğıt tüketimini 2008 yılına göre %6,8 oranlarında azaltmayı başarmış bulunuyoruz.

‘Projeler tamamlandığında 6 milyon ton karbon emisyonu engellenmiş olacak’

Tüm çalışanlarımıza iklim değişikliğinin önemi ve bu konuda günlük hayatta uygulayabileceğimiz basit çözümler konusunda eğitiyoruz, farkındalık düzeyini artırmaya çalışıyoruz, yukarıdaki başarılı düzeye de çalışanlarımızın konuya olan ilgi ve destekleriyle ulaştık.

Kredilendirme faaliyetlerimizde de iklim değişikliği ile mücadele eden kredi enstrümanları ön plana çıkıyor. Dünya Bankası, Avrupa Yatırım Bankası, Avrupa Konseyi Kalkınma Bankası ve Alman Kalkınma Bankası gibi uluslarüstü finans kuruluşlarından sağladığımız yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, çevre ve KOBİ
kredileri ile çevre ve enerji yatırımlarını destekliyoruz. TSKB’nin finanse ettiği yenilenebilir enerji projelerinin faaliyete geçmesi ile Türkiye’nin sera gazı salınımı 6 milyon ton diğer bir deyişle yüzde 1 azalacak.

Bu konuda diğer büyük adım ise dünyada bu konuda kabul gören ve öne çıkan tüm inisiyatiflere üye olup, aynı bakış açısı ve duyarlılıkta olduğumuz bu kurumlarla ortak çalışmalar yapmak yönünde… UNEP FI, Carbon Disclosure Projesi, Water Dislosure Projesi, Global Compact ve Global Reparting Initiative
üyeyiz. Bu inisiyatiflerin hepsine birden üye olan tek banka olmanın ayrıcalığını yaşıyoruz.

Onat: Gerektiğinde yatırımcıdan ek ÇED raporu istiyoruz

Yenilenebilir enerji alanına kurumsal anlamda yaptığınız destekler ortada. 2011 yılında Türkiye Rüzgâr Enerjisi Ödülleri’nde En İyi Çözüm Ortağı seçildiniz. 2012 yılı için kredi anlamında beklentileriniz ve sizin tahminleriniz neler?

2012 yılında hem mevcut durumda finanse ettiğimiz  enerji projelerinde devam eden kredi taahhütlerimiz kapsamında kredi kullandırmaya  hem de yeni projeleri incelemeye devam edeceğiz. Ayrıca, en az bunun kadar önem verdiğimiz enerji verimliliği finansmanına ağırlık vermeye devam edeceğiz.

Finanse ettiğiniz yatırım projelerinin “doğal kaynaklara zarar vermediğini, çıkan her türlü atığın bertaraf edilebilir sınırlarda olduğunu, yatırımcının bu konudaki gerekli önem, karar ve onayları almış olduğundan emin olmak” istediğinizi kuruma ait internet sitenizden belirtiyorsunuz. Bu süreci nasıl takip ediyorsunuz ve aksi bir durumla karşılaşmanız halinde nasıl tavır alıyorsunuz?

Enerji projelerinin finansmanında önceliğimiz yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılıyor olması. Ayrıca tüm enerji projelerinde çevresel etki değerlendirmelerinin sonucunun pozitif olarak tespiti ve gerektiğinde tarafımızdan istenebilecek ilave çevresel etki değerlemesi çalışmalarının yatırımcı tarafında yapılması da TSKB açısından çok önemli. Çevreye duyarlı proje-yatırımcı-banka üçgenini oluşturabilmek, hem önceliğimiz hem de misyonumuz diyebiliriz.

Onat: 2008’den bu yana 50’den fazla enerji verimliliği projesini değerlendirdik

TSKB’nin son 9 yıldır yenilenebilir enerjiye olan desteği artarak devam ediyor. 2011 yıl sonu itibariyle 3019 MW’lık kurulu güce sahip tamamlanmış ya da inşası süren 93 proje tarafınızdan finanse edildi. Son zamanlarda 2023 vizyonu da sıkça dillendiriliyor. TSKB olarak sizinde böyle bir hedefiniz mevcutsa gerek proje gerekse finansman anlamında nasıl bir kaynak ayıracaksınız?

TSKB olarak, 2023 hedef sektörlerle paralel hareket ettiğimizi söyleyebiliriz. Bahsettiğiniz projeler, Türkiye’nin yenilenebilir enerji toplam kurulu gücünün %17’sine karşılık gelmektedir. Söz konusu 93 projenin 50’sinde yatırımlar tamamlandı ve elektrik üretimi devam ediyor.

Burada enerji verimliliği alanında yapılacak yatırımların gerek cari açığın gerekse sanayi sektörlerinin sera gazı emisyonlarının azaltılması açısından büyük önem taşıdığından bahsetmek istiyorum. TSKB olarak, 2008 yılından itibaren 50’den fazla enerji verimliliği projesini değerlendirdik. 2011 yılı sonu itibariyle de 21’inin finansmanını sağladık. 2012 yılı içinde enerji verimliliği alanında kredi kullandırmaya hız kesmeden devam edeceğiz. 2012’de enerji verimliliği ile birlikte altyapı, lojistik, turizm ve sağlık sektörlerindeki yatırımlara da desteklerimiz olacak.

Önümüzdeki dönemde hedef sektörlerde yüksek verimliliğe sahip projelere, uluslararası iş ortaklarımızla işbirliği içinde kaynak aktarmaya ve Türkiye ekonomisinin kalkınması için çalışmayı sürdüreceğiz.

‘Yeşil Değer’ analiziyle yeşil bina değerlendirmesiyle ilki gerçekleştirdik’

Bu yıl ilk kez düzenlenen Uluslararası Yeşil Binalar Zirvesi’nde SPK Başkanı Prof. Dr. A. Vedat Akgiray, gayrimenkul değerlemede yeşil değerleme dönemi başlatmak için çalışmaları olduğunu dile getirdi. TSKB’nin konuyla ilgili nasıl bir çalışması mevcut?

TSKB iştirakleri arasında yer alan TSKB Gayrimenkul Değerleme A.Ş.’nin ‘Yeşil Değerleme’ konusunda çalışmaları bu yıl başladı. Fiziksel, çevresel ve sosyal faktörlerin geniş bir yelpaze ile yayıldığı sürdürülebilirlik kavramı yasal uygulamalar ile ve ekonomik davranış ve tercihlerde giderek daha önemli bir rol oynamaya başladı. Aynı tercihler gayrimenkul sektöründe de etkisini göstererek hızla artmaya devam ediyor.

TSKB Gayrimenkul Değerleme A.Ş., tercihlerde değişimlerin farkında olarak “Yeşil Binaların Değerlemesi”ni Türkiye’de ilk olarak uygulayarak ortaya koydu. Bu kapsamda TSKB GD ‘Yeşil Binalar’ın değerlemesi, en iyi ve en yüksek kullanımda “Yeşil Değer” analizi, projelerin ve mevcut binaların yeşil bina sertifikalandırmasında süreç analizi gibi alanlarda hizmetler sunuyor. TSKB Gayrimenkul Değerleme A.Ş., pazarın ortaya koyduğu tüm verileri raporlarında uluslararası değerleme standartları çerçevesinde (IVS) değerlendirip, müşterilerine “Yeşil Binaları”nın “Yeşil Değerleri”ni görme imkânı veriyor.

Enerji verimliliği ile ilgili size başvurusu yapılan projelerin önümüzdeki yıllarda hangi yönde artmasını bekliyorsunuz?

Yeşil enerji yatırımlarına ilgi eskisi gibi devam ediyor, görünen o ki önümüzdeki dönemde de enerji dünya gündeminin merkezinde olmaya devam edecek, yenilenebilir enerji de aynı şekilde ve hatta daha da önemli olacak ve özellikle güneş enerjisi teknolojisinde pek çok gelişme yaşandığını göreceğiz.

Bunun dışında çimento, demir çelik, petrokimya, kimya, ambalaj, kâğıt gibi enerjiyi yoğun olarak kullanan birçok sektörde daha az enerji tüketerek aynı işi yapmanın yani enerji verimliliği konusunun da en az yenilenebilir enerji kadar önemli olduğu artık fark edildi. Biz de TSKB olarak, son iki yıldır enerji verimliliği yatırımlarına özel bir önem veriyoruz. Bu dönemde 20’den fazla projeye yaklaşık 180 milyon dolar kaynak sağladık. Buradaki ağırlığımızı da sürdürmeyi de kendimize hedef olarak koyduk.

Onat: Gerekli vadeyi proje bazında yatırımcılarımıza sağlıyoruz

Yenilenebilir enerjiyi teşvik etmek anlamında kredi bazında yatırımcıların işini kolaylaştırabilmek için ne gibi adımlar atıyorsunuz?

Yenilenebilir enerji finansmanı alanındaki çalışmalarımıza ise 2003 senesinde başladık. 2005 yılından itibaren özellikle Yenilenebilir Enerji Kanunun (YEK) çıkmasıyla birlikte yatırımcıların ve finansör bankaların önü açılmış oldu ve o tarihten sonra hem yatırımlar hem de krediler artarak yoğunlaştı.

Bu süreçte Dünya Bankası (IBRD), Avrupa Yatırım Bankası (AYB), Avrupa Konseyi Kalkınma Bankası (AKKB), Fransız Kalkınma Ajansı (AFD) ve Alman Sanayileşme Fonu’dan (KfW) sağladığımız yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve çevre kredileri ile bu yatırımlarını destekledik. Bu finansmanları yaparken
projelerin verimliliği, fizibiliteleri ve kendi yaratacakları nakit akışıyla kredileri geri ödemeleri temel önceliğimizdi. Dolayısıyla kendi fonlamamız da uzun vadeli olduğu için her proje bazında gerekli vadeyi yatırımcılara verdik. Her yatırımda olduğu gibi enerji projelerinde de belli bir özkaynak katkısı şarttır. Yatırımcılarımızda da bunu yerine getirebilecek finansal gücün var olmasına da özen gösterdik.

Röportaj: Kağan Konçak, www.alternatifenerji.com

About author

Ahu Binici
Ahu Binici 1369 posts

Yıldız Teknik Üniversitesi mezunu olan Ahu Binici, Alternatif Enerji Platformu’nun kurucu ortaklarından olup, aynı zamanda Alternatifenerji.com’un sosyal medya yöneticiliğini yapmaktadır. TemizDünya Ekolojik Yatırımlar Ltd. Şti.’de 4 yıl boyunca çeşitli Birleşmiş Milletler, Kalkınma Ajansı gibi çeşitli kurumların işbirliğinde gerçekleştirilen ekoloji, temiz enerji ve farkındalık projelerinde proje koordinatörlüğü yapmıştır. Bugüne kadar çevre alanında çalışan farklı STK’larda gerçekleştirilen projelerde görev almıştır. Genç Çevre Girişimi Platformu’nun ve Denge Ekoloji Derneği kurucu üyesi ve Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi Genç Delege’sidir. Silikon Vadisi kurumu Founder Institute tarafından desteklenen Ecotrend Yaşam Stili Platformu’nun ve Ecoana'nın kurucu ortağıdır.

You might also like

RÖPORTAJLAR 0 Comments

Nejat Tuncay:”Enerji Güvenliğimiz Çevre Kaygılarımızın Önüne Geçti”

İSTANBUL – Okan Üniversitesi’nin yeni yüksek lisans program ‘İngilizce Güç Elektroniği ve Temiz Enerji Sistemleri’nin içeriğini anlatan Prof. Dr. R. Nejat Tuncay, küresel anlamda temiz enerjiye olan ilginini artması ve

HABERLER 0 Comments

“Lisanssız GES Finansmanında Tek Adres Haline Geldik”

ActusSolar Genel Koordinatörü Hakan Uzunhekim : “Güneş enerjisine özel tahsis edilmiş bir dizi kredi mevcut Türkiye’de. Bu kredilere yatırımcı hangi sektörden gelirse gelsin, Türkiye’nin neresinden olursa olsun ilgili finans kuruluşlarıyla

Sektörel Röportajlar

“Kentsel Dönüşüm Sürecinde, Yeşil Binalara Çok Daha Fazla Önem Verilmeli”

Altensis Kurucu Ortağı Emre Ilıcalı: “Özellikle, geçtiğimiz yıllarda başlayan ve önümüzdeki senelerde ivmelenerek devam edecek olan kentsel dönüşüm sürecinde, yeşil binalara çok daha fazla önem verilmesi gerekmektedir.” Türkiye’nin başta İstanbul

0 Comments

No Comments Yet!

You can be first to comment this post!

Leave a Reply