logo


Bu sorunun cevabı aslında uzun bir zamandır “evet”. Zira günümüzde biyoyakıt, bitkilerin yanı sıra mikroplardan da elde ediliyor. Mikroplardan sağlanan sıvı yağlar, karbonhidratlar ve yağların rafine edilmesi ile biyoyakıt üretimi yapılıyor. Bu, fosil yakıt kullanımını azaltan yeşil ve yenilenebilir bir tekonoloji aynı zamanda. Ama yeni bir araştırma, proteinleri kendi büyümeleri için kullanmak yerine, proteinlerden yakıt üretmek için mikropların kullanıldığı bir buluşu ortaya çıkardı. Araştırma Los Angeles Kaliforniya Üniversitesinde (UCLA) bünyesinde yürütülmekte.

Deneyin amacı, bu çalışmada incelenen mikropların üremek yerine özel bir protein üretmesini sağlamaktı. Bu özel protein rafine edilerek biyoyakıt elde edilebilmekte. Bu biyoyakıt üretimi yöntemi, mikropların genel davranışı olan “sadece gelişmek için protein kullanmak”tan oldukça farklı. Bu yöntem mikropları bunun yerine yağ ve biyoyakıta dönüştürülebilecek malzeme üretmeye yöneltmeye dayalı. UCLA doktora öğrencileri ve araştırmacı ekibinin başındaki Yi-xin Huo’nun ifadesi ile “Protein kullanma sistemini tamamı ile yeniden yönlendirmemiz gerekiyor, ancak bu hücredeki en iyi düzenlenmiş sistemlerden biri”.

Bu proteinlerin enerji elde etmek için bir kaynak olarak kullanıldığı dünyadaki ilk çalışma olma özelliğini taşıyor. Şu ana kadar biyoyakıt üreten yosunlar proteinleri biyoyakıt için karbon tedarik etmekte hiç kullanılmamıştı. Sadece büyüme için kullanılmaktaydı. Ancak şimdi bilimadamları olağan nitrojen metabolizma sürecine müdahele ederek, biyorafineri sürecini başlattılar ve nitrojenin metabolizleşmesini hücresel seviyede değiştirdiler.

Bu işlem ile, hücrelerin nitrojeni muhafaza etmesi ve sadece amonyağı çıkarması sağlanmış olacak. Biyoyakıt üretiminde kullanıldıktan sonra kalan artıklar, daha düşük nitrojen seviyeleri sayesinde daha iyi bir gübre çeşidi halini de alıyor. Zira gübre üretimi esnasında oluşan sera gazı emisyonunu azaltmış oluyor. Bu yeni işlem nitrojeni yeniden işleyerek sıfır nitrojen durumuna getiriyor ve gübre üretimi esnasında daha az emisyon salgılanmasına yol açıyor.

Doğa Biyoteknoloji dergisinin bulgularını paylaştığı özel sayısında UCLA araştırma ekibi, buluşlarının biyoyakıt üretimi teammüllerini yeniden yazmasını umud ettiklerini ve proteinleri yiyen mikropların biyoyakıta dönüştürülebilen yağlar ve maddeler üretmesini sağlamasının önünü açarak, aynı zamanda da daha az nitrojen içeren bir gübre türü yaratılmasına da katkıda bulunmak istediklerini belirttiler.

Bu haber, günümüzde üniversite ve özel sektör işbirliğinin ne kadar önem kazandığının bir göstergesi. Zira araştırma ve geliştirmeye aktardığı kaynağı kendi finanse etmek zorunda olan özel sektör temsilcileri, bu tür buluşları yapmak için adeta rekabet içinde olan ve işgücü kaynağı tamamen kendi bünyesince karşılanan üniversitelerle işbirliği içinde kar getirici inovasyonlara da imza atıyorlar.