Kömürden Sonra Jeotermal Yatağan’ı Kurtarabilir mi?

Muğla’nın Yatağan ilçesine bağlı Bozüyük beldesinde, jeotermal kaynak su arama çalışmalarına başlandı.

ae_jeotermal_mugla_yataganMuğla’nın Yatağan ilçesine bağlı Bozüyük beldesinde, jeotermal kaynak su arama çalışmalarına başlandı. 42 yıl önce kuyularda yapılan tahlillerde, 50 derecenin üzerinde yüksek mineralli su tespit edilmişti. Muğla Valiliği tarafından ihale edilen sondaj çalışması, üç ay içinde tamamlanacak. Önceki gün alanda başlayan çalışmalarda, 900 metre derinliğine kadar inileceği belirtildi.

900 Metreye İnilecek ve 3 Ay İçinde Sondaj Çalışması Tamamlanacak

İl Özel İdare Genel Sekreterliği’nce Koruma Uyulama Denetim Birimi (KUDEB) kanalıyla ayrılan 850 bin lira ödenekle Bozüyük’te jeotermal kuyusu açılıyor. Kuyuda beklenen seviyede mineralli su bulunmasının ardından tesis yapılarak sağlık turizmine kazandırılması planlanıyor. Bozüyük Belediye Başkanı Yaşar Gencel, yaptığı açıklamada, “Valiliğimizin aktardığı 850 bin liralık ödenekle mart başında jeotermal kuyu açılması için ihale yapıldı. Beldemiz, sağlık turizmi açısından son derece önemli bir merkez. Yıllarca ılıca olarak şifa kaynağı oldu. Umduğumuz derecede ve kalitede suya ulaşırsak, bölge açısından son derece yerinde bir yatırım olacak. 900 metreye inilecek ve üç ay içinde sondaj çalışması tamamlanacak.” dedi.

Seralar da Faydalanabilecek

Vali Fatih Şahin’e tesis için öneride bulunduklarını belirten Başkan Gencel, “Hanyalı mevkisinde, belediyemize ait arazi üzerine tesisin kurulması önerimiz oldu. Bu alan, Kanuni Sultan Süleyman’ın Rodos seferinde askerlerin ibadeti için yapılan cami ve hamamın bulunduğu bir yer. Bu alanı belediye olarak mülkümüze aldık. Cami ve hamam restore edilecek, bunun için projeler tamamlandı. Tesis bu alana kurulursa tarihî yapılarla bütünleşmiş olacak. Tesisi vadide bırakırsak, sadece işletmeci kazanacaktır. Hanyalı mevkisine yapılması durumunda günübirlikçilerden tutun termal otellerde kalma imkânı bulamayacak vatandaşların, Bozüyük’te herhangi bir ev pansiyonda kalabileceğini düşünüyorum. Sadece belde sakinleri değil, yöre insanı da ekonomik olarak faydalanacaktır.” şeklinde konuştu.

Gencel, kuyulardan çıkacak sıcak suyun sıcaklığının 50 derecenin üzerinde olması durumunda seraların da faydalanabileceğini dile getirerek, “Bu tesisin verimli çalışması için özel sektörün işletmesinde yarar var. Yılın 12 ayı çalışması için bu şart. Sağlık turizmi yapan yabancı ve yerli acenteler var, bunlar kanalıyla açılacak tesis hem daha verimli olur hem de yıl boyunca hizmet verebilir.” dedi.

About author

Ahu Binici
Ahu Binici 1369 posts

Yıldız Teknik Üniversitesi mezunu olan Ahu Binici, Alternatif Enerji Platformu’nun kurucu ortaklarından olup, aynı zamanda Alternatifenerji.com’un sosyal medya yöneticiliğini yapmaktadır. TemizDünya Ekolojik Yatırımlar Ltd. Şti.’de 4 yıl boyunca çeşitli Birleşmiş Milletler, Kalkınma Ajansı gibi çeşitli kurumların işbirliğinde gerçekleştirilen ekoloji, temiz enerji ve farkındalık projelerinde proje koordinatörlüğü yapmıştır. Bugüne kadar çevre alanında çalışan farklı STK’larda gerçekleştirilen projelerde görev almıştır. Genç Çevre Girişimi Platformu’nun ve Denge Ekoloji Derneği kurucu üyesi ve Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi Genç Delege’sidir. Silikon Vadisi kurumu Founder Institute tarafından desteklenen Ecotrend Yaşam Stili Platformu’nun ve Ecoana'nın kurucu ortağıdır.

You might also like

HABERLER 0 Comments

Jeotermal Enerji Teknolojileri 2017’de Hız Kazanacak

Temiz, çevreyle dost ve yenilenebilir enerji kaynağı olması açısından oldukça değerli olan jeotermal enerjiye ve sektöre yapılan yatırımlar, devlet destekleriyle de hız kazanıyor. Sektöre girmek isteyen kuruluşlar için kaçırılmayacak iş ve

Rüzgar enerjisi 0 Comments

WindEnergy Hamburg 2016 Açılıyor

Rüzgar enerjisinde oldukça kapsamlı fuarlardan biri olan “WindEnergy Hamburg” 27-30 Eylül tarihleri arasında Hamburg’ta ikinci kez açılıyor. Dünyada rüzgar enerjisinde önemli gelişmeler yaşanıyor. Rüzgar enerjisi dünyada önemli enerji kaynakları arasında

Elektrik Üretimi 0 Comments

“Düşük Karbon Ekonomisine Geçilmeli”

İTÜ Öğretim Üyesi ve SÜT-D Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu düşük karbon ekonomisine geçilmezse, kaynakların tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalacağı konusunda uyardı. İlkim değişikliğiyle mücadele, geleceğin yok olma tehlikesiyle