Uğur Kılıç:”Türkiye 600 MW hedefe 2013 Yılında Ulaşamaz”

Uğur Kılıç:”Türkiye 600 MW hedefe 2013 Yılında Ulaşamaz”

İSTANBUL – Türkiye pazarına, 25-27 Nisan tarihleri arasında 18.’si düzenlenecek olan Uluslararası Enerji ve Çevre Fuar ve Konferansı (ICCI) öncesi faaliyete geçirmeyi planladığı İstanbul ofisi ile giriş yapan Çinli güneş paneli devi Yingli Solar’ın Türkiye Genel Müdürü Uğur Kılıç, yönetmelik anlamında atılan adımların ardından Yingli Solar’ın Türkiye pazarına girmeye karar verdiğini söyledi. 600 MW’lık üretim sınırlandırmasının 2013 sonu itibariyle en fazla 150 MW’ının hayata geçecebileceğini öngören Kılıç, toplam başvuruların 40 GW’a kadar ulaşacağını tahmin ettiklerini belirtti. Kılıç, Yingli Solar’ın komple dikey entegre üreticisi (hammadde silikondan PV üretimine kadar tüm üretim aşamaları) olmasının dünya pazarında olduğu gibi Türkiye pazarında da önemli bir avantaj olacağını da vurguladı. Önümüzdeki dönemlerde hem yeni yönetmelikler hem de var olan yönetmeliklerde değişiklik beklendiğinin ortak görüş olduğunu hatırlatan Kılıç, kendi ilişkileri nedeniyle Türkiye’ye yatırımcı getirebileceklerini ve kendileriyle iş yapmak isteyen ancak finansman sorunu yaşayacak kişi ya da kurumlara yardımcı olacaklarını söyledi. 18.’si düzenlenecek ICCI’a katılan ilk komple dikey entegre PV firması olduklarının hatırlatan Kılıç, bu fuarda geniş bir ürün portföyü yanı sıra özellikle çatı üstüne uygun uygulamalarla katılımcıların karşısına çıkacaklarını bildirdi. Kılıç ayrıca Haziran ayında Münih’te düzenlenecek olan Inter Solar’da yeni bir ürün modelini görücüye çıkaracaklarını da sözlerine ekledi.

25 senedir 11 bin çalışanıyla faaliyet gösteren, dünyanın en büyüklerinden biri olarak 2011 yılında 1.6 GW kapasitesinde üretim gerçekleştiren ve New York Borsası’nda işlem gören Yingli Solar Türkiye’nin Genel Müdürü Uğur Kılıç ile Alternatif Enerji olarak bir araya geldik. Yingli Solar’ın Türkiye macerasının nasıl başladığını, bu yıl 18.’si düzenlenecek ICCI’da katılımcıları nasıl karşılayacaklarını ve Türkiye pazarından beklentilerini konuştuğumuz röportajımız aşağıda yer alıyor:

Kılıç: Türkiye’de 2013 için başvuru rakamları toplamı 40 GW’ı bulacak

Yingli Solar, Türkiye pazarına girmeye nasıl karar verdi?

Üretim kapasitesi bakımından dünyanın en büyük PV üreticilerinden birisi olan, Amerika, Çin ve özellikle Avrupa’da (İspanya, İtalya, Fransa, Yunanistan ve Almanya) çok önemli bir pazar payına sahip Yingli Solar, Türkiye konusunda özellikle yönetmelikler çok da gelişmediği için daha önceki yıllarda pazarı uzaktan takip etti. Ancak 2011 yılında güneş enerjisi konusunda bir takım değişiklikler yapması, EPDK’nın 600 MW’lık hedef belirlemesi, 500 KW altı lisansız üretimin önünün açılması vb konularla ilgili yönetmelikler yayınladıktan sonra pazar da çok büyük olduğu için Yingli Solar özellikle kendi ismiyle bir ofis açmayı istedi.

600 MW sınırının, kimi yerli ve yabancı yatırımcılar tarafından arttırılacağı bekleniyordu ancak EPDK’ya yakın kaynaklar bu sınırın arttırılmayacağını belirtiyorlar. Yingli Solar bu sınırlandırmaya nasıl bakıyor?

Almanya’da güneş ışığı alanı bakımında en değerli bölge olan Bavyera eyaleti ve güneyi hemen hemen Türkiye’de Karadeniz bölgesinin irradyasyon oranına sahip. Buna rağmen Almanya’da 7.8 GW’lık kapasite üzerinde kurulu güneş enerjisi sistemleri var. Ve her sene de 1.5, 2 GW’lık bir kurulum gerçekleşiyor Almanya’da. Türkiye’deki toplam başvuruların 30 ya da 40 GW’a ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu karşılaştırma ve veri ile Türkiye koşullarında 600 MW’ın ne kadar düşük bir rakam olduğunu açıkça görebiliyoruz.

Kılıç: Mevcut yönetmeliklerde değişiklik olacağı, yeni yönetmelik çıkacağı beklentisi var

Peki Uğur bey, Yingli Solar’ın Türkiye’ye adım atmasında dünya genelinde Avrupa özelinde yaşanan krizin etkisi var mı?

Açıkçası krizin etkili olup olmadığından bahsetmemiz söz konusu değil. Ancak Avrupa pazarına baktığımız da tarife garanti fiyatlarında bir düşüş söz konusu. Bunun sebeplerinden bir tanesi ekonomik kriz. Tabi bu bağlamda değişen yarışma durumları ya da devletlerin yapmış olduğu teşviklerdeki değişiklikler güneş enerji pazarını özellikle Avrupa’da biraz daraltmış durumda. Dolayısıyla Yingli Solar kendi mevcut potyansiyelini kullanarak sadece Türkiye’de değil, Ortadoğu’da ve Kuzey Afrika’da genişlemeye karar verdi. Tabi tamamen açık, aç ve potansiyeli olan bir pazar. Bu nedenle de önümüzdeki yıllarda ana pazarlarımız Avrupa, Amerika ve Çin’in yanı sıra Türkiye, Ortadoğu, Kuzey Afrika’ya da odaklanmış durumdayız.

Güneş enerjisi yatırımlarının ortalama 8 ila 10 yıl arasında bir geri dönüşü söz konusu. Çok avantajlı olmamasına rağmen firmalar neden bu alana yatırım gerçekleştiriyor?

Güneş enerjisi santralleri kurulumunda ilk yatırım maliyetleri yüksek. Bunun yanında devletin 10 senelik alım garantisi taahhütü ve tarife ücretini de 13.3 dolar/sent KW/h’da tutması biraz yatırımcının kafasında soru işaretleri uyandırıyor. Ancak bunun yanında Türkiye’de toplam üretilebilecek güce baktığınız zaman uzun süreye yayılan ancak kârlı olabileceği düşünülen bir yatırım. Örnek vermek gerekirse bizim dünyada pekçok yatırımcı ile bağlantılarımız mevcut. Bunların birçoğu şu an Türkiye’deki bir takım projeleri kovalıyorlar ve şu an Türkiye pazarına girmeye çalışıyorlar, tarife ücretleri ve alım garanti süresi her ne kadar tatmin edici olmasa da.

Ortak görüşlerden bir tanesi ise şu anki mevcut durumların önümüzdeki dönemlerde yönetmelik ve tarife fiyatlarında değişiklik olması söz konusu olacağı yönünde. Geri dönüşüm konusunda, Türkiye’de üretilebilecek güç uzun sürede çok, dolayısıyla tarife cazip olmasa bile yatırımcı için Türkiye kârlı bir pazar olabilir.

Kılıç: 2013 yıl sonunda 600 MW hedefinin en fazla 150 MW’ı hayata geçecek

Türkiye pazarına adım atan Yingli Solar, Türkiye pazarına giren diğer firmalarla nasıl rekabet edebilecek?

Öncelikle biz dikey entegre üreticis bir şirketiz. Güneş panellerinin hammaddesi olan silikonu temin edip bunu kimyasal yöntemlerle işleyip tüm üretimi biz gerçekleştiriyoruz. Dünyaya baktığımızda binden fazla güneş enerjisi şirketi var fakat bu şirketlerin bir çoğu panelleri alıp EPC hizmeti veren, proje geliştirmesi yapan şirketler. Üretim anlamında da belli bir kısımda sonra ürünü alıp diğer aksamlarının montajlarını kendileri gerçekleştirip kendi markalarıyla satan şirketler. Bizim üretim anlamında böyle bir avantajımız var. Bu bize maliyet ve pazarda farklı bir pozisyon avantajı da getiriyor.

Rekabet tarafına baktığınızda şu an Türkiye’de bu işi yapan bazı şirketler mevcut. Ancak bizim ölçeğimizdeki şirketler Türkiye’de ya distribütörler aracılığı ile çalışıyorlar ya da daha pazara girmiş değiller. Bir diğer avantajımız da kendi ofisimizle Türkiye’de bulunarak hem yatırımcıya hem kullanıcıya hem dağıtımcıya hem de proje sahibine direkt ulaşabilme şansına sahip olacak olmamız. Kendi bilgi ve birikimimizi yerli şirketlere aktarıp, pazarı beraber geliştirmeye çalışacağız.Tüm bu nedenlerle de diğer firmalarla kıyaslandığımız zaman rekabette bir adım daha önde olduğumuzu düşünüyorum.

Mevcut koşullarda pazardan beklentileriniz neler?

2013 hedefi olan 600 MW’ın tamamının kullanılarak hedefe ulaşılacağını sanmıyoruz. Çünkü yeni yayınlanan yönetmeliğe göre 6 aylık bir ölçüm yapılması gerekiyor. Bu durumda lisans başvurularının yapılması, EPDK tarafından bu başvuruların kabul edilmesi vs dediğinizde nereden bakarsanız bakın ilk lisanslar 2012 sonu ya da 2013 başında çıkacak. Bu da 2013 ortalarında bir takım projelerin hayata geçirilmesi demek. Tüm bunları toplayarak baktığımızda ise en iyi ihtimalle 600 MW’ın 150 MW’ına ulaşılmış olunacak. Bizim hedefimiz alabileceğimiz en fazla payı bu pastadan alabilmek. Yatırımcılarla çalışıyoruz, bankalarla görüşüyoruz, bir takım uygulayıcılar ve EPC’lerle temas halindeyiz. Bütün projeleri takip ediyoruz.

Kılıç: Türkiye’de finansman sorunu yok, sorun yaşayanlara yardımcı olacağız

Türkiye’de bir finansman sorunu var mı?

Açıkçası bankalara baktığınızda özellikle rüzgâr ya da hidro enerjide şu an da, birçoğu bu alanlarda finansman sağlıyor. Yalnız bankalar değil büyük holdingler de bu yatırım sürecinin içindeler. Kendileri bunları sübvanse etmeye çalışıyorlar. Bizim özellikle güneş enerjisi konusundaki öngörümüz bunun bu şekilde devam edeceği ve herhangi bir sıkıntı yaşanmayacağı. Ancak bir sıkıntı yaşanması durumunda uluslararası kaynaklarımız aracılığı ile Türkiye’ye yatırımcı getirme ya da finansman sağlama gibi bir gücümüz de söz konusu. Dolayısıyla üretici ya da proje sahibi büyük güneş enerjisi projelerinin finansmanı konusunda herhangi bir sıkıntı yaşarsa bu durumda proje sahiplerine ya da dağıtımcılara, elektirk üreticilerine kendi bağlantılarımızla yardım etme şansımız olacak.

Kılıç: ICCI’da özellikle çatılarda kurulan ürünlerimizin ilgi çekmesini bekliyoruz

ICCI sürecine gelirsek Uğur bey… Malum ilk defa fuarda boy gösterecek Yingli Solar. Yingli Solar için nasıl bir fuar olacak sizce Uğur bey?

Enerji konusuna geniş açıdan bakan bir firmayız. Yingli Solar panel üreticisi ancak bunun yanında yurt dışı bağlantılarımızla bir takım yatırımları ya da finansmanı Türkiye’ye getirebilecek bir firmayız. Dolayısıyla ICCI’ın bu anlamda bir çok katılımcıya ev sahipliği yapacağını düşünüyoruz. ICCI sürecinin bizim için oldukça başarılı geçeceğine inanıyoruz. ICCI’ın 18 senelik fuar tarihinde fuara katılan ilk komple dikey entegre PV üreticisiyiz. Hatta ICCI’a katılan bir takım yabancı şirketler kendi ülkelerinde bizim ürünlerimizi kullanıyorlar, birlikte projeleri gerçekleştiriyoruz. Bu yanıyla da ilginç bir fuar olacak.

Peki katılımcıları yeni bir ürün tanıtımı bekliyor mu?

ICCI’da göstereceğimiz ürünlerden özellikle bazıları çatı uygulamaları için çok uygun. Enerji üretebilme kapasitesi çok yüksek, özellikle 500 KW altı lisansız uygulama için bu tür ürünler fazla tercih edilebilecek ürünler. Ancak Yingli Solar yeni bir ürün modelini Haziran ayında Münih’te gerçekleştirilen Inter Solar’da Almanya’da görücüye çıkaracak.

About author

Ahu Binici
Ahu Binici 1369 posts

Yıldız Teknik Üniversitesi mezunu olan Ahu Binici, Alternatif Enerji Platformu’nun kurucu ortaklarından olup, aynı zamanda Alternatifenerji.com’un sosyal medya yöneticiliğini yapmaktadır. TemizDünya Ekolojik Yatırımlar Ltd. Şti.’de 4 yıl boyunca çeşitli Birleşmiş Milletler, Kalkınma Ajansı gibi çeşitli kurumların işbirliğinde gerçekleştirilen ekoloji, temiz enerji ve farkındalık projelerinde proje koordinatörlüğü yapmıştır. Bugüne kadar çevre alanında çalışan farklı STK’larda gerçekleştirilen projelerde görev almıştır. Genç Çevre Girişimi Platformu’nun ve Denge Ekoloji Derneği kurucu üyesi ve Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi Genç Delege’sidir. Silikon Vadisi kurumu Founder Institute tarafından desteklenen Ecotrend Yaşam Stili Platformu’nun ve Ecoana'nın kurucu ortağıdır.

You might also like

RÖPORTAJLAR

Ferit Küçükay: “Elektrikli Araçlara Geçiş Süreci Yavaş Olacak”

İSTANBUL – Almanya’da bulunan Otomotiv Mühendisliği Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Ferit Küçükay ilk kez İstanbul’da gerçekleştirdikleri Otomotiv Mühendisliği Konferansı’nın çok verimli geçtiğini söyledi. Elektrik tahrikli araçların yaygınlaşmasının en erken 20 yıl sonra

RÖPORTAJLAR

Enerji Tüketicilerinin Yüzde 27’si Tedarikçisini Değiştirmek İstiyor

Accenture tarafından dünya çapında 21 ülkede 40 bin tüketici, 9 ülkede 2 bin küçük ve orta ölçekli işletmeyle yapılan araştırma, tüketicilerin yüzde 27’si önümüzdeki 12 ay içinde başka bir enerji

RÖPORTAJLAR

“Hidroelektrik Enerjisi Üretimiyle Güneş Enerjisi Üretimi Arasında Denge Kurulmalı”

Smart Solar’ın CEO’su Halil Demirdağ: Hidro elektrik enerjisiyle güneş enerjisi arasındaki bu bağlantıyı iyi değerlendirmemiz gerekiyor.  Hidro elektrik santrallerinde kesilen elektriğe aynı oranda ihtiyacımız olduğu için, bu açığı güneş enerjisiyle

0 Comments

No Comments Yet!

You can be first to comment this post!

Leave a Reply