“Kentsel Dönüşüm Sürecinde, Yeşil Binalara Çok Daha Fazla Önem Verilmeli”

“Kentsel Dönüşüm Sürecinde, Yeşil Binalara Çok Daha Fazla Önem Verilmeli”

Altensis Kurucu Ortağı Emre Ilıcalı: “Özellikle, geçtiğimiz yıllarda başlayan ve önümüzdeki senelerde ivmelenerek devam edecek olan kentsel dönüşüm sürecinde, yeşil binalara çok daha fazla önem verilmesi gerekmektedir.”

emre ılıcalıTürkiye’nin başta İstanbul olmak üzere uygulanan kentsel dönüşüm sürecinde, yeşil binalara ağırlık verilmesi önemli bir ihtiyaç gibi görünüyor. çok daha fazla önem verilmesi gerekmektedir. Bu konunun mutlaka yerel mevzuatlara girmesi gerektiğini belirten Altensis Kurucu Ortağı Emre Ilıcalı’yla yeşil binalar açısından 2014 yılı değerlendirmesi ile 2015 yılı beklenti ve hedefleriyle ilgili görüştük.

2014 yılını yeşil binalar sektörü açısından nasıl değerlendirir misiniz?

Günümüzde, tüm dünyada ve özellikle gelişmiş ülkelerde yeşil binalar oldukça popüler hale geldi. Tüm dünyada artan bu ilginin ülkemize yansımaması beklenemezdi. Ülkemizde de 2008 yılından beri artan bir ivmeyle yeşil binalar, enerji verimliliği, inşaatın ve yapılaşmanın çevresel boyutları bir şekilde sorgulanıyor. Tabi bu kadar geniş bir kapsamda ele alınan bu konu, birçok kavram kargaşasını beraberinde getiriyor. “Yeşil bina nedir, yeşil binanın maliyeti ne kadardır, teşvik var mıdır” gibi soruların yanı sıra, yeşil binaların nasıl denetlenmesi ve tasdik edilmesiyle ilgili hem halihazırdaki değerlendirme sistemleri (LEED, BREEAM v.s) hem de bundan sonra ülkemizde oluşabilecek yerel sistemler sürekli gündemde tutuluyor. Özellikle yeşil binalar ve sertifikalandırma sistemleriyle ilgili sayısız araştırma, yayın makale hazırlandı. Artık günümüzde, bu işlerin kıyısında köşesinde olup da yeşil bina ve sertifika sistemlerinden, bunların çevremize, insan sağlığı ve konforu ile karbon emisyonların azaltılmasına olan katkısından haberi olmayan insan sayısı giderek azalıyor.

Türkiye’de yeşil binalara eğilim ne düzeyde gerçekleşiyor?

2014 Aralık ayı itibarıyla, ülkemizde sertifikalı 114, devam eden ise, 300’ün üzerinde yeşil bina projesi bulunmaktadır. Senede bir milyonun üzerinde konutun satıldığı, 100 binin üzerinde yeni projenin üretildiği Türkiye için bu rakamlar oldukça düşüktür. Özellikle, geçtiğimiz yıllarda başlayan ve önümüzdeki senelerde ivmelenerek devam edecek olan kentsel dönüşüm sürecinde, yeşil binalara çok daha fazla önem verilmesi gerekmektedir. Bu konunun mutlaka yerel mevzuatlara girmesi, yeşil bina kriterlerinin standart hale gelmesi, bu sayının hızlıca artmasını sağlayacaktır. Yine bu kriterlerin adaptasyonu ve denetlenmesi için uluslararası yeşil bina değerlendirme sistemlerinden ve onların kriterlerinden de mutlaka yararlanılmalıdır.

Yeşil binaların yaygınlaştırılması için ne tür düzenlemeler yapılmalı?

Nüfusun hızla artışı ile birlikte yoğun kentleşme sonucu alan problemi ortaya çıkmıştır. Arazi kullanımı, taşıt kullanımı ve enerji ihtiyacını karşılamak için fosil yakıtların kullanılması hava kirliliğine yol açmaktadır. Yollar, evler, iş yerleri, alışveriş yerleri, kamusal alanlardan oluşan kentsel alanların karakteri, o çevreyi olduğu kadar bölgede yaşayan insanların hayat kalitesini de etkilemektedir. Bu konuyu tek bina ölçeğinde değil, makro ölçekte değerlendirmek adına özellikle kentsel alan planlama ve tasarımında, bu kapsama yönelik yeşil yerleşim değerlendirme ve sertifikasyon sistemleri son yıllarda oldukça önem kazanmıştır.

2015 yılı yeşil binalar açısından ne tür yenilikler ve gelişmelere açık?

2015 yılında, kentsel dönüşüm süreciyle birlikte, makro ölçekte bir değişime girecek olan büyük kentlerde, yeşil bina ve yerleşim alanı değerlendirme sistemlerinin gerekliliklerinin uygulanmasıyla oluşturulacak sürdürülebilir yaşam alanları, sürdürülebilirlikte toplam faydayı görmek adına önemli birer adım olacaktır. Bu şekilde, bu bölgelerde yaşayanlar için kalite, çevre ve ekonomik getiriler sağlanırken, bu alanları geliştiren yatırımcılar için iyi bir ticari araç ortaya çıkacaktır.

Özellikle, günümüzde bir taraftan konut ihtiyacına cevap verirken, bir yandan çarpık ve yoğun kentleşmenin getirdiği altyapı eksiklikleri en aza indirilecektir. Bu süreçte, çevre dostu projeler desteklenmeli, bunların geliştirilmesi ve teşvik edilmesi adına yeni finansman araçları ve/veya bürokratik kolaylıklar sağlanmalıdır. Zira sürdürülebilir kentleşmeye yapılacak bir yatırım aslında o ülkenin kendi doğal kaynaklarına, doğasına ve de en önemlisi insanına yapılacak bir yatırım olacaktır.

Binaların Enerji Kimlik Belgesi alma zorunluluğu getirilmesi, yeşil binalara nasıl etki edecek?

Yine, 2007 yılında çıkan enerji verimliliği kanunu ve sonrasında yayınlanan Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliğine göre, yeni binalar 2011 yılından beri, var olan binalar ise 2017 yılına kadar enerji kimlik belgesi (EKB) almak zorunda. Bu aynı elektronik eşyalarda gördüğümüz gibi, binanın enerji performansını sınıflandıran bir etiket.

Yeni projelerde EKB iskan için zorunlu olduğundan bu konu takip ediliyor. Fakat mevcut binalarda hala EKB alan bina sayısı çok az. 2015 yılından başlayarak özellikle, bu belgenin aynı DASK’ta olduğu gibi bazı işlemler için zorunlu olmasına benzer bir durum ortaya çıkarsa, mevcut binalardan bu konuyla ilgili yoğun bir talep olacağını düşünüyoruz. Biz de bunu vermeye yetkili olan BES Enerji alt firmamız kapsamında kurduğumuz www.enerjikimlikbelgesi.com sitemizden bu hizmeti yaygınlaştırmayı düşünüyoruz.

Yeşil bina uygulamalarında ne tür aksaklıklar ve sorunlar yaşanıyor?

2014 yılında dikkatimizi çeken ve 2015 yılında sorun olabilecek konulardan birisi, green washing dediğimiz “yeşilmiş” gibi yapma eğiliminin gayrimenkul sektöründe de artması.

Özellikle, karşımıza çıkan ve reddettiğimiz birkaç projenin daha sonra başkaları tarafından yeşil bina olarak lanse edilmesi bizi çok üzüyor. Türkiye’de her konuda olduğu gibi yeşil bina konusunda da iki sınava girip, pratik bilgisi hiç olmayan kişiler yeşil bina danışmanı olarak ortaya çıkıyor ve projeler de uzun süreli olduğu için bir noktaya kadar işverenleri kandırabiliyorlar.

Bu durum ne tür sonuçlara yol açabilir?

Ama esas sorunlar daha sonradan başlıyor. Tekrar hatırlamakta fayda var. Yeşil bina sertifikaları ne yaparsanız yapın alabileceğiniz hedefler değildir. Belli tecrübe ve know-how olmadan yönetilmeye çalışılırsa sonuçta istenmeyen sonuçlar ve tazminat davaları olabilir.

Bu tür konulara karşı uluslararası yeşil bina kurumları da harekete geçti. Önümüzdeki yıllardan itibaren LEED ve BREEAM gibi sertifikaların kimin tarafından denetlendiği ve danışmanının kim olduğu ön planda olacaktır. Bu anlamda Altensis olarak Türkiye’nin bu konuda ki en tecrübeli ve yetkin ekibine sahip olmamız bizlere büyük avantajlar sağlamaktadır.

2014 yılı sizin beklentileriniz, projeleriniz ve hedefleriniz açısından nasıl gerçekleşti?

Biz Altensis olarak, 2014 yılında toplam sertifikalı proje sayımızı 45’ e çıkardık. Türkiye’deki sertifikalı projelerin yarısından fazlası bizim tarafımızdan tamamlandı. Ayrıca, yine devam eden projelerin de yaklaşık yüzde 50’sini biz yönetiyoruz.

Türkiye’nin bu konudaki ilk ve en çok proje tamamlamış ekibi olmamız, bize büyük projelerin yönetiminde birçok kolaylık sağlıyor. Özellikle kentsel dönüşümle beraber binalar ölçeğinde yapmış olduğumuz çalışmaları kentsel ölçeğe yaymak istiyoruz. Bu konuda da arkadaşlarımızla bir çalışma grubu oluşturduk.

Altensis olarak sadece yeşil binalarla ilgili çalışmıyoruz. Binalarda enerji yönetimi, enerji verimliliği, enerji kimlik belgesi verilmesiyle ilgili de birçok proje tamamladık. Ayrıca, yine ürün sürdürülebilirliği konsepti dahilinde Eko –Etiketleme, Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi ve Çevresel Ürün Beyanları (EPD) gibi konularda çok tecrübeli ekibimizle hizmet veriyoruz. Kurumsal Sürdürülebilirlik departmanımız ise Sürdürülebilirlik Raporlaması ve Karbon yönetimi gibi konularda Yerli ve Yabancı kuruluşlara hizmet veriyor. Özetle, sürdürülebilirlik adına tüm hizmetleri veriyoruz. Bu yüzden yaptığımız hizmeti sürdürülebilirlik yönetimi olarak tanımlıyoruz

Altensis’in kuruluş amacı ve faaliyetleri hakkında bilgi verir misiniz?

Türkiye’de çevre dostu-yeşil binalar konusunda danışmanlık hizmeti vermek üzere kurulan ilk firma olan Altensis, kurulduğu tarihten bu yana sektöründe öncü bir rol üstlenmiştir.

Sürdürülebilir bir dünya, daha yeşil bir yeryüzü ve daha verimli ekonomiler için firmalara, başta yeşil binalar ve enerji verimliliği olmak üzere birçok konuda sürdürülebilirlik yönetim hizmetleri sunan Altensis, sadece yurt içinde değil, yurtdışındaki projeleriyle de farklılaşmıştır. Çalıştığı projelere sürdürülebilirlik kriterlerini en mükemmel şekilde entegre etmek amacıyla, kadrosunda uzman profesyonellere yer veren Altensis, bugün yurt içinde sertifikalı yeşil binalarda yüzde 60’ı aşan bir paya sahiptir. Bu yönüyle sektörün lideri haline gelen Altensis, Türkiye’de yeşil bina pazarının genişletilmesine yönelik eğitim ve bilgilendirme faaliyetlerini de sürdürmektedir.

Altensis geride bıraktığı 6 yıllık süre içinde, Türkiye’de, yeşil bina değerlendirme sistemleri danışmanlığı ve denetlemesi (LEED ve BREEAM), Enerji ve Günışığı Modellemesi, Commissioning, Alternatif enerji proje yönetimi, Enerji verimliliği etüd ve fizibilite çalışmaları,  Bina Akustiği Mühendislik ve Danışmanlık Hizmetleri, Ürün Eko-Etiketlemesi ve Yaşam Döngüsü Analizi, Sürdürülebilirlik Raporlaması, Karbon Emisyon yönetimi gibi kurumsal sürdürülebilirlik danışmanlığı hizmetlerinde aranılan bir firma haline gelmiştir.

Berkay Somalı, Emre Ilıcalı ve Serkan Emin’in idealist ve vizyoner bir bakış açısıyla 2008 yılında kurdukları Altensis, bugüne kadar İstanbul Finans Merkezi gibi Türkiye’yi uluslararası finans alanında öne çıkaracak gayrimenkul projesinden, yine Türkiye’yi uçak bakımında bölgesel merkez haline getirecek olan Habom’a kadar pek çok iddialı ulusal projeye imzasını atmıştır.

Yirmiye yakın şirketin genel merkezini ve ofisinin çevre dostu bina yolculuğuna rehberlik eden Altensis, pek çok ilke de imza atarak, Türkiye’yi ilk LEED sertifikalı renovasyon, ilk ticari ofis ve ilk mevcut bina projeleri, ilk BREEAM post construction sertifikalı projesi, ilk LEED platin sertifikalı binası ile tanıştırmıştır. Almanya merkezli Green for Growth Fund (GGF) tarafından enerji verimliliğinde en yeterli teknik danışman seçilen Altensis’in, BES Enerji adıyla enerji kimlik belgesi ve enerji verimliliği konusunda yetkili akredite kardeş şirketi bulunmaktadır.

Hüseyin B. Ekmekçi

huseyin.ekmekci@alternatifenerji.com

 

About author

Huseyin Bumin Ekmekci
Huseyin Bumin Ekmekci 2122 posts

İ.Ü. İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünden mezun H. Bumin Ekmekçi. 15 yılı aşkın süredir ağırlıklı olarak, sektörel ve kurumsal yayıncılık alanında yazı işleri, editör, yayın direktörlüğü ve sorumlu yazı işleri müdürlüğü pozisyonlarında görev yapmaktadır. Kendisi platformumuzda muhabir olarak görev yapmaktadır.

You might also like

HABERLER

Apple’dan Elektrikli Araba Hazırlığı

Elektrikli araba konseptine Tesla’dan sonra şimdide Apple önderlik yapmak için hazırlanıyor. Dünya teknoloji devlerinin elektrikli araç üretimi konusundaki çalışmaları dikkat çekici boyutlara ulaştı. www.risalehaber.com’un haberine göre, elektrikli araba konseptine Tesla’dan

RÖPORTAJLAR 0 Comments

Murat Doğru:”Enerji Verimliliği ve Yeşil Binalar Ayrılmaz İkili”

İSTANBUL – Dünya arzındaki artışın enerji kaynakları üzerinde yarattığı baskı ve artan çevre kirliliği sonucunda “yeşil renovasyon” kavramının önemini günbegün artırıyor. Ecobuild Green Consultancy Genel Koordinatörlüğünü yürüten, LEED AP ve

Elektrik Üretimi 0 Comments

Elektrik Lisans Tadillerinde Düzenleme

Elektrik üretim lisansı sahiplerinden yeni bir üretim tesisi için lisans başvurusunda bulunulduğunda aranılan yükümlülükler, lisans tadili sürecinde de istenecek. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, 30/09/2015 tarihli Kurul toplantısında aldığı 03/04/2014 tarihli