“Jeotermal Kaynakların Kullanımında Doğanın Dengesi İyi Gözetilmeli”

Atlas Copco Türkiye RDE, GDE Bölüm Müdürü Bahadır Ergener: “Jeotermal kaynaklar, diğer yenilenebilir enerji kaynakları gibi doğayla barışık özelliğe sahip.   Diğer enerji üretim yöntemlerinden çok daha çevreci nitelik içeriyor. Ama organik enerji kaynakları gibi yer altı kaynakları da sonsuz değildir. Bu dengenin çok iyi hesaplanması gerekiyor.”

Jeotermal alanında sahaların araştırılması, tespiti, sondajı ve işletilmesi kadar önem taşıyan bir başka konu da araştırma ve sondaj aşamasında kullanılan makine, ekipman ve sarf malzemelerinin niteliği. Öyle ki, makine ve ekipmanlar jeotermal sahalarındaki çalışmaların maliyetini belirleyen en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Atlas Copco’da jeotermal kaynaklarının araştırılması ve sondaj çalışmaları sırasında kullanılan makine, ekipman ve sarf malzemelerinin üretiminde dünyaca tanınan bir kuruluş. Jeotermal alanıyla ilgili hemen herkesin bildiği Atlas Copco Türkiye’nin Tuzla’daki tesislerini ziyaret ettik. Oldukça sıcak karşılandığımız tesiste, ilk görüşmemizi Atlas Copco Türkiye RDE, GDE Bölüm Müdürü Bahadır Ergener’le gerçekleştirdik.

Atlas Copco, jeotermal alanına çok yakın bir isim. Grup’un geçmişi Türkiye’de de eskiye dayanıyor. Dünyada ve Türkiye’de ne tür faaliyetler yürütüyorsunuz?

Atlas Copco geçtiğimiz Şubat ayında, 140. yılını kutlayan 1873’te İsveç’te kurulmuş bir şirketler topluluğudur. Faaliyet alanı, basınçlı hava ve gaz ekipmanları, jeneratörler, inşaat ve madencilik ekipmanları, endüstriyel aletler ve montaj sistemleri ile satış sonrası hizmetleri ve kiralamayı kapsamaktadır. Merkezi İsveç’in Stockholm kenti olan Grup, yaklaşık 80 ülkedeki satış faaliyetleriyle, dünya çapında 170’ten fazla pazarda faaliyet göstermektedir. Diğer ülkelerde ürünler, distribütörler ve servis ağları vasıtasıyla pazarlanmaktadır. Grup, 20 ülkede 76 üretim tesisine sahiptir. Üretim ağırlıklı olarak Belçika, İsveç, Almanya, İtalya, Amerika Birleşik Devletleri, Hindistan ve Çin’de yoğunlaşmıştır. Tüm dünyada 37 bin 500 çalışanıyla hizmet veren Atlas Copco, Türkiye’de de 1925 yılından itibaren faaliyet gösteriyor. Atlas Copco Türkiye, İstanbul’daki Genel Müdürlük ile İzmir, Ankara, Bursa ve Adana’daki bölge müdürlükleri aracılığıyla, maden ve kazı, inşaat ekipmanı ve seyyar enerji, sabit kompresörler ve endüstriyel aletler alanlarında satış ve pazarlama ve servis hizmetleri gerçekleştiriyor.

Jeotermal alanında kullanılan makine, ekipman ve sarf malzemelerin kullanımında hangi unsurlara dikkat edilmelidir?

Türkiye’de jeotermal alanında çalışma yapan kuruluşlara, sondajın gerektirdiği niteliklerde ekipman sağlıyoruz. Jeotermal kuyuları, 8 bin metreye kadar inebilen derinliğe sahip oldukları için, sondaj aşamasında kullanılan makine ve ekipmanların ağırlığının artması, titreşim, baskı ve rotasyonun ortaya çıkmasına yol açıyor. Delme işleminde esasında bir problemin ortaya çıktığı görülmez, sorun takımların geriye çekilmesinde yaşanır. Ekipmanlar o kadar ağırlaşır ki geri çekmek çok zorlaşır. Bu doğrultuda, jeotermal sahasında kullanılacak ekipmanlar için geri çekme (pull back) kapasitesi önemlidir. Geri çekme kuvveti ne kadar fazlaysa, takımların geri toplanması o kadar kolay olur. Burada önemli olan, makine ve ekipmanın delme kapasitesi değil, söz gelimi, 5 bin metre derinlikte makine ve ekipmanın güvenli bir şekilde geri toplanabilmesidir. Jeotermal kuyularında takımların geri toplanabilmesi için kuleler kullanılıyor.

Dünyada jeotermal sahalarının aranması, sondaj aşaması ve elektrik üretimi konusunda  ne tür prosedürler uygulanıyor?

Jeotermal kaynaklar, diğer yenilenebilir enerji kaynakları gibi doğayla barışık özelliğe sahip.   Diğer enerji üretim yöntemlerinden çok daha çevreci nitelik içeriyor. Ama organik enerji kaynakları gibi yer altı kaynakları da sonsuz değildir. Bu dengenin çok iyi hesaplanması gerekiyor. Yabancı kuruluşlar, bu dengeyi gözetmek amacıyla, jeotermal kuyularının araştırılması ve sondaj yapılmasında kullanılacak makine, ekipman ve sarf malzemeleriyle ilgili olarak dünyada geçerli olan prosedürleri uyguluyorlar. Başta Çevre Bakanlığı olmak üzere, yetkili kuruluşlar tarafından jeotermal sahaları denetleniyor. Sahayı tekrar teslim ederken, sahaya verilecek zararın en az olmasını istiyorlar. Jeotermal kuyuların araştırılması, sondajı aşamasında yer üstü ve yer altı yapısının en az şekilde bozulması gerekiyor. Türkiye’de de bu prosedürler geçerli olmaya başladı.

Yer üstü ve yer altı yapısının bozulmaması için ne tür düzenlemeler yapılmalı?

Jeotermal kuyu kazıları sırasında, yer altında çeşitli etkileşimler meydana geliyor. Siz, yer altına bir delme işlemi uyguladığınızda, basınçlı su kaynaklarını harekete geçiriyorsunuz, söz gelimi bir gaz odacığıyla, havayla tepkimeye girmesine yol açabiliyorsunuz. Bu durum, çok büyük tehlike içeriyor. Bu nedenle, araştırma sondajları çok önem kazanıyor. Daha önce, o jeotermal yatağa yeteri kadar sondaj yapmanızı gerektiriyor. Bu yer altı yapısı, delme işlemlerim için uygundur, su sıcaklığı yeterli seviyededir, söz gelimi 15 yıl elektrik üretimi için yeterli rezerve sahiptir gibi araştırma sonuçları ele ettikten sonra, sondaj çalışmalarına başlamanız gerekiyor. Sondaj ve kazı çalışmaları, doğanın yapısını dengesini değiştiren sistemler olduğu için bu yöntemle, onun en az şekilde zarar görmesi sağlanabilir. Daha sonra jeotermal kuyuların etrafı, yapay bir göle çevrilebiliyor, ağaçlandırılabiliyor ya da doğal bir park alanı yapılıyor. Yurt dışında, çevre standartlarına daha çok önem veriliyor. Türkiye’deki firmalar için de yavaş yavaş bu bilinç gelişiyor.

Türkiye’de jeotermal sahalarının özel sektör tarafından işletilmesinde maliyet kontrolü ön plana çıkıyor. Maliyet kontrolünde, araştırma ve sondaj aşamasında kullanılan makine ve ekipmanların rolü nedir?

Türkiye’de zengin jeotermal yatakları bulunuyor. Dünyada jeotermal kaynaklarının fay hatlarında yakın olduğu görülüyor. Yer altı aktiviteleri nerede hareketliyse, orada sıcak su kaynakları oluşuyor. Türkiye’de de aktif fay hatları olduğu için, jeotermal kaynakları mevcut. Türkiye’de jeotermal sahalarının tespiti, araştırılması, sondajı ve işletilmesinde yetkili kurum olan MTA bazı sahaların işletmesini özel sektöre devredebiliyor. MTA sondajı gerçekleştirdiği zaman rekabetçi bir ortam ortaya çıkmıyor. Özel sektör bu işe girdiği zaman, otomatik olarak belirli bir piyasa maliyeti ve değerleri oluşuyor. Sahalar özel sektöre açıldığında, metre başı maliyeti en düşük düzeyde tutarak, en yüksek derecede verimlilik  sağlamaları gerekiyor. Burada da makine ve ekipman seçimi çok önem kazanıyor. Delme işlemini hangi makineyle yapacaksınız? Türkiye’de bu açıdan makine ve ekipman konusunda çok büyük bir eksik bulunmuyor. Yurt dışında hangi makine, ekipman ve sarf malzemesi kullanılıyorsa, Türkiye’de de o kullanılıyor.

Ne tür makine ve ekipmanlar kullanılıyor?

Atlas Copco olarak, yeni çıkan birçok delme teknolojisini ilk defa Türkiye’de uyguladığımız oluyor. Atlas Copco’nun delme teknolojisinde kullanılan ekipmanlarını şöyle sıralayabiliriz: ,  boru döşeme sistemleri, döner delme araçları, jeoteknik karotlu delme araçları, kuyu dibi delme araçları, sondaj karotlu delme araçlarıtaşlama motoru ekipmanı, ters dönüşümlü delme araçları, üstten darbeli delme araçları ve  yatay yönlü delme araçlar. Delme makineleri ve kaya delicilerbaş yukarı delme makineleri, halat bulonlama makineleri, Jeoteknik delme makineleri, kavlak tarama makineleri, kaya bulonlama makineleri, kaya deliciler, petrol ve Gaz delme makineleri, sondaj delme makineleri, su kuyusu delme makineleri, üretim deliği makineleri, utility vehicles, yeraltı delme makineleri, yerüstü delme makineleri olarak sınıflandırılabilir.

Resim 030

 

 

Resim 022

 Atlas Copco tesisleri / Tuzla İSTANBUL

Radyan türbinlerde lider kuruluş

 

Yuksel IsiltanAtlas Copco Türkiye Gaz ve Proses Bölümü Satış Müdürü Yüksel Işıltan’da, jeotermal sahalarında kullanılan türbin-jeneratörlerin prosesler, özellikler ve dikkat edilmesi gereken unsurlarla ilgili sorularımızı yanıtladı. Işıltan, Atlas Copco olarak, üretimini gerçekleştirdikleri türbin pazarı üzerinde yorum yapabileceklerini ancak, elektrik jeneratörü imal etmediklerini ifade etti.

Türkiye’deki jeotermal sektöründe faaliyet gösteren türbin-jeneratör üreticilerinin/tedarikçilerinin çeşitlenmesinde ve rekabetin artmasındaki öngörünüz nedir?

Halihazırda ORC (Organic Rankine Cycle) enerji geri kazanımı ve jeotermal sektöründe kullanılmakta olan iki tür türbin bulunmaktadır; Aksiyel türbinler ve Radyal türbinler. Atlas Copco Radyal türbinler üzerinde uzmanlaşmıştır, ya da daha ayrıntı verecek olursak Radyal Inflow türbinler üzerinde uzmanlaşmıştır. Radyal Inflow Turbinler, içlerinde barındırabildikleri değişken giriş kılavuz vanalarıile ( IGV) giriş basıncındaki değişikler dahil pek çok türbin proses parametrelerinde oluşacak değişkenliklere karşı kendini ayarlayabilme özelliğine sahip olmaktadır. Değişken giriş kılavuz vanaları ile donatılmışbir Atlas Copco türbini pek çok enerji geri kazanım uygulaması için en iyi çözüm yolu olmaktadır. Özellikle değişken ortam sıcaklıklarına maruz kalabilen ve hava soğutmalı kondenser ile kurulmuş uygulamalarda kesinlikle en iyi çözüm olmaktadır.

Ürünlerin doğru seçilmesi ve prosesin doğru hazırlanması açısından, proje sahibinin hangi aşamada ve hangi hazırlıklarla gelmesi gerekir?

Bu soruya verilebilecek en basit cevap prosesin olabildiğince en erken aşamasında olmalıdır. Son kullanıcı, tesis sahibi ya da firma ve güç santrali tedarikçisi sürekli temas ve iletişim halinde olmalıdır. Bilgi paylaşımı eğer işin başında olamıyorsa mutlaka olabildiğince proje geliştirme sürecinin erken aşamalarında yapılmalıdır. ORC jeotermal güç santrali optimum tasarımı, hassas ve kesin jeotermal kaynak bilgisi gerektirir. ORC projesi devam ettikçe, üretim kuyuları için sondaj çalışmaları devam ettikçe ve kuyu test sonuçları alındıkça bu bilgiler gün be gün çoğalır. Bu bilgiler, optimum ve en verimli jeotermal ORC güç santralinin oluşturulmasında kritik rol oynar.

Türbin grupları ile çevrim verimliliklerinin arttırılması konusunda ne tür çalışmalar yapılıyor?

Atlas Copco içerisinde barındırdığı“Geothermal Competence Center” ya da GCC ile tesis optimizasyonu için pek çok matematiksel metot geliştirmiştir. Her bir proje bu matematiksel modellere göre analiz edilir ve en uygun çevrim parametreleri ile uygun çalışma akışkanının belirlenmesi sağlanır. Türbinlerimiz her bir projenin kendi özel koşullarına göre özel olarak tasarlanmakta ve bu sayede en iyi çevrim verimleri sunulabilmektedir.

Türkiye’deki kaynakların sıcaklık ve kimyasal bileşim açısından özelliği dikkate alındığında proje sahiplerinin nelere dikkat etmesi gerekir?

Son kullanıcı, sahip olduğu jeotermal kaynakların ayrıntılı ve kapsamlı kimyasal analizlerinin olabildiğince çabuk yapıldığından emin olmalıdır. Zira, Jeotermal ORC güç tesisinin tasarımında jeotermal kaynağın basıncı ve sıcaklığı ile birlikte kimyasal yapısı da aşırı derecede önemlidir ve tasarım aşamasında kritik bir rol üstlenmektedir.   8 bin feet’e kadar kuyu açma kapasitesine sahip makineler Söyleşimizde Yerüstü Delici Ekipmanlar Bölüm Müdürü Gürkan Buyurgan ile Satış  Mühendisi Akay Hökeleke’de soru sorma olanağı bulduk. Buyurgan ve Hökelek, Atlas Copco ürün portfoyünde değişik sondaj ya da delik delme ihtiyaçlarına göre farklı makineler bulunduğunu belirterek, “Jeotermal kuyularını açan makinelerimiz de bu gruba giren makinelerimizden bazılarıdır. Bu grup makinelerimiz, sığ sondajlardan 8 bin feet’lik derin sondajlara kadar uzanan aralıkta kuyu açabilme kapasitesine sahiptirler” dediler. Buyurgan ve Hökelek Atlas Copco’nun jeotermal alanına yönelik ürün gruplarıyla ilgili şu bilgileri verdiler: “Jeotermal sondaj grubu makinelerimiz, Atlas Copco’nun Ingersoll Rand’i satın almasından sonra, her iki firmanın teknolojik birikimi ve tecrübesiyle ortaya koyduğu sinerji ile yine ABD’de Texas/Garland fabrikamızda üretimine devam etmektedir. ABD dışında, özellikle sığ sondaj makinesi amaçlı üretim yapan, o bölgenin ihtiyaç ve taleplerine göre dizayn edilmiş makinelerimizin üretildiği Hindistan’da da bir fabrikamız vardır. Bildiğiniz gibi sondaj işlemleri doğası gereği, başlandıktan sonra ara verilemeyen ve en seri şekilde kuyunun teçhiz edilip işletmeye hazır hale getirilmesini gerektiren operasyonlardır. Garland fabrikamızda üretilen sondaj makineleri, işte bu sürecin gerektirdiği sağlamlık, dayanıklılık, güç ve sürekli geliştirilen teknolojik özellikleri sayesinde tüm dünyada uzun yıllardır haklı bir üne sahip olmuştur. Bugün dünyanın dört bir köşesinde hem jeotermal kuyu amaçlı hem de başka amaçlar için çalışan, farklı modellerde binlerce sondaj makinemiz mevcuttur. Konuya ekipman açısından baktığımızda ise, yine Atlas Copco ürün gamı içinde bu amaca uygun borular, değişik prensiplerle çalışan matkaplar ve tabancalar, yüksek basınç gerektiren kuyular için basınç yükselticiler mevcuttur. Sondaj işlemi sırasında kullanılan sarf malzemelerin dayanıklılığı ve sağlamlığı, sondaj işini gerçekleştiren firmalar için çok ciddi bir güven kaynağıdır. Bu bakımdan Atlas Copco ürünleri tüm dünyada aranan, amaca uygun kalitede ürünlerdir. Ürünlerimizin bir diğer önemli özelliği de, model sayısının çok çeşitli olmasıdır. Burada esas amaç, kullanıcının hem makinesine hem de yaptığı işe uygun ekipman seçimine doğru kalitede sarf malzeme ile destek vermektir.”

Röportaj: Hüseyin Bumin Ekmekçi
huseyin.ekmekci@alternatifenerji.com

About author

Senem Gençer
Senem Gençer 761 posts

Alternatifenerji.com’un kurucu ortaklarından biri ve CEO’su olan Gençer, 1971 yılında Diyarbakır’da doğdu. 1993 yılında ODTÜ İşletmeyi bitirdikten sonra, Johnson & Johnson Medical ve Yeni Zelanda Büyükelçiliği gibi farklı kurumlarda çalıştı. 2007 yılında güneş enerjisi ve LED aydınlatma konularında halen çalışmakta olan Ekogüneş’i ve Türkiye’nin ilk online solar ürün satış sitesi olan www.ekogunes.com’u kurdu. Gençer, aynı zamanda Güneş Enerjisi ve Sanayicileri Derneği GENSED’in kurucu üyelerindendir.

You might also like

RÖPORTAJLAR

“Enerji Politikaları, Sağlıklı Dengeler Kurulmasını Gerektiriyor”

Yenilenebilir enerji alanında biyokütlenin önemi giderek artarken, bu gelişmeye paralel olarak kamu ve özel sektör yöneticileri atık yönetimi konusunda çalışmalarını hızlandırıyor. Biz de İZAYDAŞ Genel Müdürü Muhammet Saraç’la İZAYDAŞ’ı, atık

Sektörel Röportajlar

“Birçok Belediye, Daha Sessiz Trafik İçin Girişimlerde Bulunuyor”

Yeşil ulaşım dünyada yeni bir eğilim olarak gündemi belirliyor. Biz de bu konuda önemli bir adım atarak, Türkiye’de ilk elektrikli otobüsü üreten Otokar’ın Ar-Ge Direktörü Ahmet Hacıyunus’la görüştük.  Türkiye’nin ilk

Sektörel Röportajlar

“Elektronik Atıkları Geri Kazandırmak, Gelecek İçin Önemli Bir Adım”

Exitcom Recycling Ltd. Genel Müdürü Murat Ilgar:“Kıt kaynakların sınırsız ihtiyaca hizmet etmesi gerektirdiğini bildiren iktisadi denklemden yola çıkarak, elektronik malzemelerin içerisinde bulunan değerli hammaddeleri geri kazandırmak, ikinci bir endüstri de