İlknur Menlik: Kafaları karıştıran konu: “Biyoyakıtlar”

İlknur Menlik: Kafaları karıştıran konu: “Biyoyakıtlar”

Tarım ürünlerinin enerji amaçlı kullanımı artıyor. Biyoyakıt konusu bir süredir dünya gündemini meşgul ediyor. Dolayısıyla kafaları karıştıran temel soru şu; Biyoyakıtlar; kurtarıcı mı yoksa yeni bir krizin habercisi mi?

2013-11-09_021328Her ne kadar birçok ülke biyoyakıtları bir çevre dostu, enerjide bağımsızlığın en önemli silahlarından biri olarak kabul edip, kullanımı ile ilgili altyapıyı oluşturarak yasal düzenlemeleri hayata geçirmiş olsa da günümüzde biyoyakıtlar ile ilgili tartışma artarak sürmekte.

Tarım, gıda, enerji ve çevre uzmanları, politikacılar, bilim insanları ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının taraf olduğu bu tartışma kabaca, biyoyakıtlara sempati ile yaklaşanlar ve biyoyakıt karşıtları en azından biyoyakıtlara şüpheyle yaklaşanlar arasındaki tartışma olarak tanımlanabilir.

Ancak konu gıda olduğunda biyoyakıt meselesi daha önemli bir hal alıyor. Bu konuda uluslararası kuruluşların raporları dikkat çekici. Örneğin FAO, “biyoyakıt politikalarının küresel gıda fiyatlarını arttırdığı” görüşünde. Çok kısa bir süre önce AB’de yayınlanan bir rapor da bunu destekler nitelikte… Rapor, AB’nin biyoyakıt politikalarının gıda fiyatlarını önümüzdeki yıllarda yüzde 50 oranında arttıracağını ortaya koyuyor. Bu nedenle Avrupa Komisyonu 2020 yılına kadar yüzde 10 olarak belirlediği biyoyakıt hedefini yüzde 6 olarak revize etti. Bu karar, konunun önemini gösteriyor.
Bu noktada, yeni nesil biyoyakıtların geliştirilmesine ağırlık verileceği öngörülebilir. Bir başka ifadeyle gerek AB ve dünyada gerekse de ülkemizde, yeni nesil biyoyakıtların elde edilmesi üzerine yoğunlaşılarak, biyoyakıtların gıda fiyatlarına etkisi minimize edilebilir.

Öte yandan “Modern Biyoteknoloji” en geniş kullanım alanını tarımda buluyor. Ancak bu alan halen yeterince anlaşılmış bir alan değil. Dolayısıyla genel değerlendirmeye göz atmakta fayda var;

Biyoteknoloji, dünyadaki birçok bilim otoritesi tarafından 21. yüzyılın teknolojisi kabul ediliyor. Türkiye’de de 2000’li yılların başında Devlet Planlama Teşkilatı tarafından Milenyum’un bilimi ve anahtar endüstrisi olarak ilan edildi. Önümüzdeki yıllarda diğer sektörlere göre çok daha fazla gelişme bekleniyor bu alanda.

Tarımsal biyoteknoloji bitkileri, hayvanları ve mikroorganizmaları geliştirmek için kullanılan bilimsel tekniklerin bir toplamı. DNA hakkındaki bilgilerimize dayanarak bilim insanları tarımsal verimliliği artıracak çözümler geliştiriyorlar. Ekinlerde bazı avantajlı yönleri iyileştirebilecek genleri tanımlama ve bu özellikler üzerinde çok hassas şekilde çalışabilme yetisi ile biyoteknoloji ekin ve hayvan ıslah çalışmalarını hızla ileri götürdü.
Çevreye duyarlı şekilde yetiştirilmiş güvenli ve yeterli bir gıda arzı, insanlık için gereklidir. Tüm teknolojik gelişmeler gibi tarımsal biyoteknolojinin de ekonomik ve sosyal etkileri olacaktır tabii. Piyasaya çıkmalarından beri biyoteknoloji ürünü ekinler güvenli bir şekilde kullanılmaktadırlar. Tarımsal biyoteknoloji özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki çiftçilerin ve diğer nüfusun sağlığı ve refahını etkileyecek faktörlerden sadece biridir. Biyoteknoloji sürekli geliştiği için halkın bu konulardaki yargısı da biyoteknolojinin toplumda oynayacağı rolün belirlenmesi üzerinde daima etkili olacaktır.

Kaynak: Sabah

About author

Ahu Binici
Ahu Binici 1369 posts

Yıldız Teknik Üniversitesi mezunu olan Ahu Binici, Alternatif Enerji Platformu’nun kurucu ortaklarından olup, aynı zamanda Alternatifenerji.com’un sosyal medya yöneticiliğini yapmaktadır. TemizDünya Ekolojik Yatırımlar Ltd. Şti.’de 4 yıl boyunca çeşitli Birleşmiş Milletler, Kalkınma Ajansı gibi çeşitli kurumların işbirliğinde gerçekleştirilen ekoloji, temiz enerji ve farkındalık projelerinde proje koordinatörlüğü yapmıştır. Bugüne kadar çevre alanında çalışan farklı STK’larda gerçekleştirilen projelerde görev almıştır. Genç Çevre Girişimi Platformu’nun ve Denge Ekoloji Derneği kurucu üyesi ve Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi Genç Delege’sidir. Silikon Vadisi kurumu Founder Institute tarafından desteklenen Ecotrend Yaşam Stili Platformu’nun ve Ecoana'nın kurucu ortağıdır.

You might also like

Köşe Yazıları

Güneş Santrali Sigorta Firmaları Ve Bankalar Açısından Yıldırımdan Korunma Sistemleri

Günümüzde başta güneş olmak üzere enerji yatırımlarında bankaların yatırımcılara sundukları kredi imkanları oldukça cazip durumda. %20 -%30 oranlarında bir peşinatla güneş tarlası yatırımlarımıza finansör bulmuş oluyoruz ve enerji üretildikçe banka

Köşe Yazıları

Hiçbir Şey Normal ve Doğal Değildir

Ekoloji açısından 2012’nin en iyi ve en kötülerini sorduk bu sayıda konunun uzmanlarına, aktivistlere ve dostlarımıza. Bana sorsalar, herhalde ben de zorlanırdım bir seçim yapmakta. Ancak yanıtlara toptan baktığımda, aslında

Köşe Yazıları

Temiz Enerjinin Önlenemeyen Yükselişi

Türkiye’nin kurulu gücüne 50 bin megavatlık ilave yapılacağını söyledi. Türkiye’deki enerji santrallerinin şu andaki kurulu gücü 61 bin megavat. Yıldız’ın isteği gerçekleşirse Türkiye, 90 yılda kurduğu enerji santrali kadarını önümüzdeki