“İklim Değişikliği Bir Yatırım Sorunu Olarak Gündeme Oturdu”

“İklim Değişikliği Bir Yatırım Sorunu Olarak Gündeme Oturdu”

BlackRock Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Kurumsal Yönetim ve Sorumlu Yatırımlar Direktörü Amra Balic: “İklim değişikliği bir yatırım sorunu olarak gündeme oturdu. Yatırım portföylerinde iklim değişikliği risklerinin azaltılması çabası ivme kazanarak ilerliyor.”

Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu tarafından Akbank’ın ana sponsorluğu ve Deloitte Türkiye’nin derecelendirme ve raporlama desteği ile yürütülen CDP İklim Değişikliği Programı 2015 Türkiye Raporu açıklandı. Rapor, 19 Kasım 2015, Perşembe günü, Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi the Seed’de yapılan toplantı ile kamuoyuna duyuruldu.

CDP Türkiye İklim Değişikliği Projesi’nin başlangıcından itibaren yanıt veren şirketlerin sayısında yüzde 250 oranında bir artış yaşandı. Yanıt veren şirketlerin yüzde 95’i iklim değişikliğini üst düzey ve yönetim kurulu seviyesinde ele aldığını belirtti. Şirketlerin yüzde 89’u da iklim değişikliğini iş stratejilerine entegre ettiğini açıkladı.

Toplantıda konuşan BlackRock Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Kurumsal Yönetim ve Sorumlu Yatırımlar Direktörü Amra Balic konuşmasında “İklim değişikliği bir yatırım sorunu olarak gündeme oturdu. Yatırım portföylerinde iklim değişikliği risklerinin azaltılması çabası ivme kazanarak ilerliyor. Karbon emisyonlarının maliyetlendirilmesinin ve fiyatlandırılmasının enerji yoğun sektörlerde değerleme yapmak için zorunlu olduğunu düşünüyoruz. Riskin giderek büyümesi portföylerdeki iklim değişikliği etkilerini gözlemek ve muhtemel kayıpları önlemek için verilere erişimin önemini arttırıyor. Şirket yönetimlerinin bu alanda saydamlıklarını arttırmalarını öneriyoruz” şeklinde konuştu.

“CDP Türkiye projesinin hedeflerine doğru güçlü bir ivmeyle ilerlemesinden büyük bir mutluluk duyuyoruz”

Akbank Yatırımcı İlişkileri ve Sürdürülebilirlik Bölüm Başkanı Cenk Göksan da konuşmasında şunları söyledi: “2010 yılında vizyoner bir bakış açısıyla, iklim değişikliği hakkında farkındalığı artırmak, geleceğe ışık tutmak ve iklim değişikliğinin yaratacağı etkileri minimize etmek amacıyla destek vermeye başladığımız CDP Türkiye projesinin hedeflerine doğru güçlü bir ivmeyle ilerlemesinden büyük bir mutluluk duyuyoruz. 2010 yılında biri gönüllü 11 firmanın katılımıyla başlayan proje, her yıl önemli artışlarla daha da iyi bir yere geldi.

“Paris Zirvesi, geleceğin tohumlarını atma konusunda bir şans sunacak”

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) Genel Sekreteri Christiana Figueres video konuşmasında şunları söyledi: “Paris, mevcut kalkınma modellerini dönüştürme, karbon salım miktarlarını şeffaf bir şekilde açıklama ve nötrleme, ve bol fırsatlar içeren bir geleceğin tohumlarını atma konusunda bizlere bir şans sunacak. Gelin birlikte çalışarak bu yeni Sanayi Devrimi’nden en iyi şekilde yararlanalım ve binlerce büyük şirketin dünya çapında işbirliği yapmasını sağlayalım. Sizin gibi CDP’ye yanıt veren şirketler hükümetlere, özel sektörün hem iklim değişikliğini açıkça kabullendiğini, hem de stratejilerin açıklanması gerektiğini anladığına dair açık bir mesaj göndermektedir.”

“Artık yatırımcı grupları da, şirketleri iklim değişikliği konusunda daha iyi performans göstermeye zorluyor”

CDP Yönetim Kurulu Başkanı Paul Dickinson video konuşmasında, “Geçen 5 yıl içinde şirketlerin enerji verimliliği teknolojilerini ve bunların yararlarını dikkate almasında büyük bir artış kaydettik. Şirketlerin bilim esaslı hedefler de belirlediğini, sıcaklık artışının 2 derecede kalmasına yönelik emisyon azaltım hedefleri koyduğunu gördük. Artık yatırımcı grupları da, şirketleri iklim değişikliği konusunda daha iyi performans göstermeye zorluyor. ‘Aiming for a Coalition (Bir Koalisyonu Hedeflemek)’ girişiminde yer alan yatırımcıların şirketlerden CDP derecelendirmesinde A performans notu almasını talep etmesi bu akımın en iyi örneklerinden” dedi.

Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu ve CDP Türkiye Direktörü Melsa Ararat da şöyle konuştu: “Türkiye’nin önde gelen şirketleri uzunca bir zamandır iklim değişikliği risklerinin farkındalar. CDP Türkiye İklim değişikliği 2015 raporu BIST-100 şirketlerinin önemli bir bölümünün farkındalığın ötesinde iklim değişikliği risklerini yönetme konusundaki piyasa baskılarına aktif olarak yanıt verdiklerini gösteriyor. Dahası şirketlerin CDP sorularına verdikleri yanıtlar iş dünyasının ileriye dönük stratejilerinin sera gazı emisyonlarını düşürme konusunda T.C. Hükümeti’nin öngördüğünden daha olumlu bir rota çizdiğini de göstermekte. Kömüre dayalı karbon yoğun enerji kullanmak uluslararası piyasalardan finansman sağlamak zorunda olan şirketlerimiz için önemli bir risk teşkil edecek ve yatırım portföylerinin dışında kalmalarına yol açabilecektir. Bu raporun hükümetimizin COP21 süreci çerçevesinde 2030 planlarını gözden geçirmesine vesile olacağını ümit ediyorum.”

CDP Türkiye İklim Liderleri’nin de ödüllendirildiği etkinlikte, yerel olarak belirlenen “CDP İklim Saydamlık Liderlik Endeksi” (CDLI) listesinde yer alan T. Sınai Kalkınma Bankası, Brisa, Garanti Bankası, Turkcell İletişim Hizmetleri ve Arçelik CDP Türkiye İklim Saydamlık Lideri ödüllerini aldılar. Küresel olarak belirlenen “CDP İklim Performans Liderlik Endeksi” (CPLI) listesine girerek A bandında yer almaya hak kazanan tek Türk şirketi ise Garanti Bankası oldu ve CDP Türkiye İklim Performans Lideri ödülünü aldı.

CDP Türkiye 2015 İklim Değişikliği Raporu Bulguları 2010-2015 Karşılaştırması

CDP Türkiye İklim Değişikliği Programı kapsamında bu yıl, CDP Küresel İklim değişikliği Raporu’na paralel olarak 2010-2015 yıllarını kapsayan beş yıllık bir analiz yapıldı. Buna göre, 2010’dan bu yana CDP İklim Değişikliği Programı kapsamında yanıt veren şirket sayısı rakamlarında en fazla artışın kaydedildiği ülke yüzde 250 oranında bir artışla Türkiye oldu. Türkiye’de, aynı zamanda emisyon azaltım çalışmaları açısından da 2010 yılından bu yana yüzde 300 oranında bir artış kaydedildi.

Türk şirketleri hem saydamlık hem de performans kategorilerinde küresel ortalamanın üzerinde sonuçlar elde ettiler. Buna rağmen, emisyon azaltım hedefi belirleme ve emisyon verilerinin doğrulanması konularında küresel ortalamanın gerisinde kaldıkları görülüyor. Ayrıca Türk şirketleri, iklim değişikliğinin belirgin fırsatlar sunduğunu da belirttiler.

Son beş yılı içeren analizde, Türk şirketlerinin iklim değişikliği nedeniyle meydana gelen fiziksel risklere karşı daha duyarlı olduğunu gözlemlendi. Fiziksel iklim riskleri raporlama oranı 2010’a göre yüzde 79 arttı ve bu oran küresel ortalamanın yüzde 59 üzerinde bulunuyor.

Türkiye’den yanıt veren şirketlerin analizine göre son beş yıl içinde doğrudan (Kapsam 1) emisyonlarda yüzde 39 artış yaşanırken, dolaylı (Kapsam 2) emisyonlarda yüzde 30 oranında düşüş gözlendi.

2015 yılı sonuçları
• Bu sene toplamda 46 şirket CDP’ye yanıt verdi: Yanıt veren şirketlerin 29’u, 70 ve üzeri saydamlık notu aldı. Performans değerlendirmesinde 11 şirket A ve B bandında yer aldı.
• İklim Değişikliği konularında şeffaflık arttı raporlama kalitesi yükseldi: CDP’nin ilk defa Türkiye’den yanıt veren şirketleri derecelendirdiği 2011 yılından bu yana CDP saydamlık derecelendirme notu ortalamasında yükselen bir grafik gözlemleniyor. 2015 yılında 100 üstünden 80 puan ve üstü saydamlık puanı alan şirketlerin oranı yüzde 70, bu oran geçen sene sadece yüzde 49’du.
• Performans kalitesi artıyor ama özellikle emisyon yoğun şirketlerde bu artış halen yavaş: Bu sene tüm dünyada performans açısından başarı gösteren 113 tane A bandı şirketinden biri de Garanti Bankası oldu. Geçen sene Türkiye’de olduğu gibi daha emisyon yoğun sektörlerden bu listeye giren olmasa da gelişmekte olan diğer ülkelerden birçoğunun A listesi’ne girememiş olduğu görülüyor.
• 2010 yılından bu yana yanıt veren şirketlerin sayısı yüzde 250 artış göstererek, bugüne kadarki en yüksek yanıt verme sayısına ulaşıldı.
• İklim yönetimini iş stratejilerine entegre eden şirket sayısı arttı: Şirketlerin yüzde 89’u iklim değişikliğini iş stratejilerine entegre etti. Şirketlerin yüzde 68’i ise emisyonlarını düşürmek üzere hedef belirledi.
• Gelişmiş emisyon raporlaması: 2015 yılında, yanıt veren şirketlerin yüzde 89’u doğrudan (Kapsam 1) ve dolaylı (Kapsam 2) emisyon verilerini açıkladı. Şirketlerin yüzde 58’inde ise geçen seneye oranla emisyon verilerinde artış kaydedildi.
• Doğrulatma yetersizliği: Verilerini üçüncü taraflarca doğrulatan şirketler tüm yanıt verenler içinde ancak yüzde 39’a ulaştı. Bu oran geçen yıllara nispeten yükselse bile gelecek yıllarda şirket paydaşları ve yatırımcıların doğrulama taleplerinin artması ve de hükümetin İzleme, Raporlama ve Doğrulama (MRV) sistemi kapsamında oluşturduğu düzenlemelerin şirketler üzerinde teşvik edici olması bekleniyor.
• İklim değişikliği ile alakalı konuların şirketlerin üst yönetimlerde ele alınması oranında artış yaşandı. Şirketlerin yüzde 95’i iklim değişikliği konusunu üst düzey ve yönetim kurulu seviyesinde ele aldıklarını belirtti.
• Şirketlerin risk olarak gördükleri konular; enerji / petrol fiyatları ve diğer düzenlemeler (yüzde 95), itibar (yüzde 61), sağanak yağışlar ve kuraklık, değişen sıcaklık dereceleri ve değişen tüketici davranışları (yüzde 55) olarak belirtildi.
• Şirketler iklim değişikliğini fırsata dönüştürebileceklerine inanıyorlar: fırsat olarak gördükleri konular ise; düzenlemeler (yüzde 92), itibar (yüzde 53), değişen tüketici davranışları (yüzde 50), ticaret sistemi ve sıcaklıktaki sıra dışı değişiklikler.
Emisyon azaltım faaliyetleri ve enerji verimliliği konularında girişimler artıyor: 2015 yılında raporlanan girişimlerin neredeyse yarısı (163 adet) emisyon azaltım faaliyetleri ve enerji verimliliği konularında.
• Raporlama yapan şirketlerin yüzde 32’si emisyon azaltım hedefi belirtmemiş

Özetle, iklim değişikliği ile ilgili konular Türkiye’de şirketlerin üst yönetimleri tarafından izleniyor, Türkiye’deki şirketler iklim değişikliği nedeniyle meydana gelen fiziksel değişikliklere karşı duyarlılar, iklim değişikliğinin beraberinde getireceği fırsatlar konusunda bilinçliler, emisyonlarını düşürmek üzere hedefler belirliyorlar ancak emisyonların doğrulanması noktasında geride kalıyorlar.

Hüseyin Bumin Ekmekçi

About author

Huseyin Bumin Ekmekci
Huseyin Bumin Ekmekci 2122 posts

İ.Ü. İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünden mezun H. Bumin Ekmekçi. 15 yılı aşkın süredir ağırlıklı olarak, sektörel ve kurumsal yayıncılık alanında yazı işleri, editör, yayın direktörlüğü ve sorumlu yazı işleri müdürlüğü pozisyonlarında görev yapmaktadır. Kendisi platformumuzda muhabir olarak görev yapmaktadır.

You might also like

HABERLER

Akıllı Şehirlerin Formülü: İşbirliği, Bağlantı, Kahve

Amsterdam’da gerçekleştirilen Smart City Konferansı, “akıllı şehirler” kavramının gelecek için taşıdığı önemi bir kez daha ortaya koydu. Dünyanın en başarılı “akıllı şehir” uygulamalarından biri olarak gösterilen Amsterdam’ın Smart City Proje

Enerji Verimli Ürünler 0 Comments

Özyeğin ScOLa Binası Enerji Verimliliği Yönüyle Dikkat Çekiyor

Yapı-Endüstri Merkezi (YEM) tarafından bu yıl 9’uncusu düzenlenen EKODesign Konferansı’nda, Türkiye’nin örnek enerji verimli binası olan Özyeğin Üniversitesi ScOLa binası anatomik olarak incelendi Enerji verimliliği, dünyada enerji yol haritalarında en

HABERLER

“Avrupa’ya Satıyoruz, Türkiye’de Belediyeleri İkna Edemedik”

13 Kasım 2012 tarihli Vatan gazetesinde Elif Ergu’nun yapmış olduğu röportaj ilgimizi çekti, sizinle paylaşmak istedik. Yazı, Avrupa’nın çevre teknolojileri vizyonu ile bizimki arasındaki farkı göstermek açısından hayli çarpıcı… ”

0 Comments

No Comments Yet!

You can be first to comment this post!

Leave a Reply