Ibrahim Ocak: “Güneşte İşin Sigorta Boyutundan Hiç Konuşulmuyor”

Ibrahim Ocak: “Güneşte İşin Sigorta Boyutundan Hiç Konuşulmuyor”

İSTANBUL – 30 yıla yakın bir süredir güneş enerjisi pazarında var olan ekoSolar’ın kurucusu İbrahim Ocak, güneş enerjisi piyasasında lisanlı ya da lisansız üretimle ilgili finansman sorunu olmadığının gerçeği yansıtmadığını ima ediyor. Türkiye’de üretim gerçekleştirmek atılan adımların yetersiz kaldığını ve yatırım yapmanın akıllıca bir iş olmadığını belirten Ocak, önemli bir istihdam fırsatının da ortadan kaldırıldığını belirtiyor. Sektörün ciddi temsilcilerini sayısının her geçen gün azaldığına dikkat çeken Ocak, güneş enerjisi ile ilgili yapılacak yatırımlarda işin sigorta boyutunun da hiç konuşulmadığına dikkat çekiyor.

Türkiye’de 1983 yılından bu yana güneş enerjisi ile ilgili çalışmalar yürüten, üretim gerçekleştiren ve ticari hayatını 2002 yılında kurmuş olduğu ekoSolar firmasıyla sürdüren İbrahim Ocak ile bu yıl 5.’si düzenlenen Solarex fuarında bir araya geldik. Almanya’da 1983 yılında Türkiye ile ilgili yaptırdığı bir fizibilite çalışması ile başlayan süreçte bugün dünyada isim yapmış 10 firmanın distribütörlüğünü, ürün satışı, montajlama ve eğitimi Eko Solar çatısı altında gerçekleştiren Ocak, güneşin yanı sıra 100 W’tan 3 KW’ya kadar rüzgâr türbin ithalatı, LED aydınlatma armatürleri ve hibrit sistemlerinin yine ithalat, montajlama gerçekleştiriyor. Güneş enerjisi ile sulama konusunda Türkiye’de en yetkin isim olduğunu düşündüğünü söyleyen Ocak ile 30 yıllık tecrübesinden de faydalanarak güneş enerjisinin dünü, bugünü ve yarınını konuştuk:

Ocak: Üretim gerçekleştirmek için doğru şartlar hâlâ yok

Öncelikle İbrahim bey “Türkiye’de üretim yapmayı düşünüyor musunuz?” sorusu ile başlamak istiyorum…

Bugünün koşullarında ithal edip ticari hayatı sürdürmeyi düşünüyorum. Çünkü yalnız hükümetin çıkardığı yasa ve yönetmelikler ile bir yere varılacağını düşünmüyorum. Gördük ki herkesin heyecanla beklediği yasa çıktıktan sonra piyasada bir hareketlenme olmadı. Eğer burada devletin teşvikleri söz konusu olmazsa sektörün emekleme safhasından öteye gidemeyeceğini düşünmekteyim. Eğer politikalarla, teşviklerle piyasanın reaksiyonu değişirse gerekli üretimleri planlamak mümkün olur.

‘Türkiye’de bugün güneş enerjisi sektöründe 1 milyon kişi istihdam edebilirdi’

Söylediğinizden güneş için var olan tarife fiyatlarının yeterli olmadığını çıkarmamız mümkün…

Güneş için varolan tarife fiyatları hiç yeterli değil. Almanya’da bu süreç ilk olarak başladığında güneşten ürettiğiniz elektriğin KW/h’unu 51 euro/cent’ten alıp size akşam sattığını 17 euro/cent’ten satıyordu. Yani üç misli daha pahalı satıyordu. Şimdiki rakama baktığınızda Türkiye’de devletten elektriği 35 kuruşa alıyorsunuz, 24 kuruşa satıyorsunuz. Verdiğim örnekle karşılaştırdığımızda işin neresinde olduğumuz ortaya çıkacaktır. Bugün Almanya’da o politikalar sayesinde 200 bin kişi sektörde istihdam etmekte. Bu uygulama Türkiye’de yapılıyor olsaydı, buradaki şartlarla 1 milyon kişiye istihdam sağlanabilirdi. Oysa şu anda bin kişi bile karnını doyuramıyor.

‘Türkiye gerçeği, sektörün ciddi aktörlerinin sayısını gün be gün azaltıyor’

Peki İbrahim bey 5. kez düzenlenen Solarex fuarını da kısaca konuşalım istiyorum. Katılımcıların yüzleri gülmüyor. Gerek fuar alanına gelen ziyaretçiler gerekse düzenlenen konferanslara katılım yeterli değil. Siz bu fuarı bu çerçevede nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu durumu fuarı gerçekleştiren firmanın organizasyon hatası olarak değerlendirmek istemiyorum. Çünkü görüyorum ki her yıl biraz daha iyi organizasyon yapıyorlar. Bazı küçük hatalarda da tabiki olmuyor değil. Bunlar neden kaynaklanıyor bilmiyorum. Bunun yanında profesyonelliği daha da artmış. Bunu şuna yoruyorum. Dikkat ederseniz her yıl 100’er m2’lik standlarda yabancı şirketler koca koca standlarda güzel hosteslerle yer alıyor. Ancak bir sonraki yıl bu şirketi görmek mümkün olmaz. Çünkü Türkiye’yi herkes güneşiyle değerlendirdiği için Türkiye’yi büyük pazar ve piyasa olarak görüyorlar. Ancak durumu Türkiye gerçeği ile değerlendirdiğimizde, aradan geçen bir yıl içerisinde gerçekle yüzyüze geliyorlar ve sonra bu şirketler Türkiye’ye gelmiyor. Bu nedenle günden güne bu sektördeki ciddi aktörlerin sayısı azalmakta. Offgrid’teki insanlar bile iş yapamamaktan dolayı şirketlerini kapamaktalar. Her sene burada olup da şu an burada olmaya 20 firma sayabilirim size bu alanda. Bunlar da durup dururken katılmamazlık etmiyorlar. Dolayısıyla ya piyasadan tamamen çekilmek zorunda kalıyorlar ya da fuarların kendilerine bir şey katmadığına inandıkları için gelmiyorlar. Ben bu sektörde işlerin iyi gittiğine inanmıyorum.

Ocak: Var olan rakamlarla güneşe yatırım yapmak akıllıca bir iş değil

2013 sonuna kadar gerçekleştirilmesi ön görülen 600 MW hedefine ulaşılabilecek mi? Bu hedefe ulaşılamayacağını belirten ya da bu hedeflerin aşılacağı beklentisi içinde olan firmalar mevcut. Bunların yanında devlet tarafında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Bakan Yardımcısı Hasan Murat Mercan konuyla ilgili tevatürlere inanmadığını belirterek hedefe ulaşılacağını net bir dille ifade ediyor.

Bende o tevatüre inanmıyorum. Piyasanın içerisinde olan biri olarak bu rakamlarla güneşe yatırım yapmak akıllıca bir iş değildir. Kim hangi hesaba dayanarak geri dönüşü çok uzun olan, riskleri bile fazla olan bir sektörde doğru dürüst para kazanmadan yatırım yapacak? Kimsenin farkında oymadığı ayrı bir gerçek var. İlk yatırım yaptığınız zaman burada yatırımınızı sigortalamak zorundasınız. Biliyor musunuz ki Türkiye’de böyle bir güneş enerjisi santrali kurulduğu zaman ortalama sigorta primlerinin hangi oranda olacağını?

‘Trafik levhalarının bile kurşunlandığı bir ülkede…’

Geçen yıl bir fuarda sigortacı bir Almanla konuşuyordum. Türkiye’de sigorta işinin nasıl gittiğini konuşurken bana şu soruyu sordu: “Trafik levhalarının bile kurşunlandığı bir ülkede bir güneş parkının silahlara hedef olmayacağını kim iddia edebilir?” Dolayısıyla sigorta şirketleri bunları sigortalayacaklarsa prim oranlara çok daha fazla olacak. Yani yatırımcılarımız sigorta konusundan bile birhaberler. Dolayısıyla gerçekteki hesaplar kağıt üzerindekine benzemiyor. O nedenle sayın enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Türkiye’nin en önemli konularında birini konu alan fuara kendisi bizzat teşrif etmiş olsalardı belki bu konuya daha farklı bir açı kazandırılırdı. Ama umarım sayın Bakan Yardımcısı Mercan değil ben yanılıyorumdur.

Ocak: Finansman sorunu olmadığını söyleyenlere inanamıyorum

Finansman sorununa da değinmek istiyorum sayın Ocak. 500 KW altı lisansız yatırım ile ilgili finansman sorunu olduğunu ve olmadığını savunan taraflar mevcut. Sizce güneş piyasasında lisanslı ya da lisansız üretimle ilgili bir finansman sorunu mevcut mu?

Türkiye’de son 4-5 ay içerisinde ekonomik durumun iyi olmadığı konusunda gözlemler var. Bunun en önemli kanıtı sağlam kredibilitesi olan şirketler bankalar kredi satmaya çalışmaları. Birincisi para dönüşü yok. Böyle bir sektörde finansman sorunu yoktur demek belki ancak bankacılara nasip olabilir. Fazla paralarını değerlendirmek istiyorlar ise. Ancak bu sektörde finansman sıkıntısı olmadığını söyleyenlere ben inanamıyorum.

‘LED’de merdiven altı üretimlerle doğan kalitesizlik insanları ürkütebilir’

Peki İbrahim bey son olarak Türkiye’deki LED pazarının gidişatını nasıl değerlendiriyorsunuz?

LED pazarının dünyada en hızlı şekilde ilerlediği pazarlardan birisinin Türkiye olacağını düşünmekteyim. Ancak artık neredeyse merdiven altı üretimlere kadar düşen bu piyasada kalitesizliğin insanları ürküteceğinden korkmakla birlikte en sonunda doğru olan bu aydınlatma sisteminin Türkiye’de de yerini bulacağını düşünüyorum. Yıllarca LED olmaya aydınlatma armatürleri ile neden ve nasıl aydınlandığımızı hesabını kimse verebilecek durumda değil. LED hakikaten tüm bunların oldukça üzerinde. Mutlaka göreceksiniz önce otller sonra evler bu armatürleri kullanmaya başlayacak. (Röportaj: Kağan Konçak – Alternatif Enerji)

About author

Ahu Binici
Ahu Binici 1369 posts

Yıldız Teknik Üniversitesi mezunu olan Ahu Binici, Alternatif Enerji Platformu’nun kurucu ortaklarından olup, aynı zamanda Alternatifenerji.com’un sosyal medya yöneticiliğini yapmaktadır. TemizDünya Ekolojik Yatırımlar Ltd. Şti.’de 4 yıl boyunca çeşitli Birleşmiş Milletler, Kalkınma Ajansı gibi çeşitli kurumların işbirliğinde gerçekleştirilen ekoloji, temiz enerji ve farkındalık projelerinde proje koordinatörlüğü yapmıştır. Bugüne kadar çevre alanında çalışan farklı STK’larda gerçekleştirilen projelerde görev almıştır. Genç Çevre Girişimi Platformu’nun ve Denge Ekoloji Derneği kurucu üyesi ve Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi Genç Delege’sidir. Silikon Vadisi kurumu Founder Institute tarafından desteklenen Ecotrend Yaşam Stili Platformu’nun ve Ecoana'nın kurucu ortağıdır.

You might also like

HABERLER 0 Comments

“İnverter Pazarının Gelişiminde Önemli Bir Rol Oynamak İstiyoruz”

Mavisis Genel Müdürü Fatih Kavaslar: “Türkiye’de yakın gelecekte hızla büyüyüp gelişeceğini öngördüğümüz solar inverter pazarının bu gelişimine, tamamen yerli teknolojimizle ve uzun yıllara dayanan mühendislik tecrübemizle katkı sağlamayı ve bu

RÖPORTAJLAR 0 Comments

İbrahim Ocak:” Globalleşen Ekonomide Uzakdoğulular Avrupalılaşıyor, Avrupalılar Çinlileşiyor”

.Sayın Ocak, bildiğimiz kadarıyla 2011 sektördeki 9. yılınız. 2002 yılına dönersek, 2001 yılındaki büyük bir ekonomik krizin ardından o dönemde neredeyse hiç duyulmamış bir sektörde yatırım yapmak kararına nasıl vardınız?

RÖPORTAJLAR 0 Comments

Murat Doğru:”Enerji Verimliliği ve Yeşil Binalar Ayrılmaz İkili”

İSTANBUL – Dünya arzındaki artışın enerji kaynakları üzerinde yarattığı baskı ve artan çevre kirliliği sonucunda “yeşil renovasyon” kavramının önemini günbegün artırıyor. Ecobuild Green Consultancy Genel Koordinatörlüğünü yürüten, LEED AP ve

0 Comments

No Comments Yet!

You can be first to comment this post!

Leave a Reply