Hibrid Enerjide Yeni Bir Aşama: Hidroelektrik Üreten Rüzgar Türbinleri

Hibrid Enerjide Yeni Bir Aşama: Hidroelektrik Üreten Rüzgar Türbinleri

Birden fazla enerji kaynağının kullanıldığı hibrid yenilenebilir enerji sistemlerinde en çok rüzgar + güneş olarak rastlanmaktaydı. Ancak Almanya’da geçtiğimiz haftalarda hayli ilginç bir çalışma yapıldı.

reshaber.com‘un bildirdiğine göre, Almanya’daki mühendisler, hidroelektrik güç üretebilen rüzgar türbinleri için su depoluyor. Bu bir güç deposu gibi çalışıyor ve rüzgar esintisi durduğunda bu depodan enerji üretiliyor. Bu iki teknolojinin fiziksel bir bütün olarak birleşik yenilenebilir enerji tedarik etmelerinin ilk ana örneği.

Bu ay General Electric tarafından duyurulan 4 türbin projesi, yapının kendi içindeki suyun 100 feet yükseğe pompalanmasıyla dönen bıçaklar sayesinde enerji depolayacak. Havzaların merkezinde 9 milyon galonluk depolama işlemi olacak. Rüzgar durduğunda, su hidroelektrik güç jeneratörüne doğru akacak. Depoların altında el yapımı bir göl var ve göldeki su, türbin suyu geri pompalayana kadar orada kalacak.

Genellikle rüzgar santralleri fazla enerjiyi depolamazlar. Enerji fazla gelip arttığında ya şebekeye gider ya da türbinler kapanır. Proje fazla enerjiyi karlı yoldan doğal rezervuarlarda depolayacak imkan oluşturuyor, kaynak ve depoyu bir sistemde birleştiriyor.

Rüzgar santrali Almanya’nın Swabian – Franconian ormanlarında ve 246,5 metreyle dünyanın en büyük rüzgar türbinleri olma özelliğine sahip. ( GE 134 metre pervane yarı çaplı 3,4 MW’lık türbinleri ). Tam kapasitede, 4 tane türbin 13,6 megawatt’lık enerji üretiyor ve hidroelektrik kapasiteyle ise ek bir 16 megawatt üretebiliyor. Proje Alman firması Max Boegl Wind AG ve GE Yenilenebilir Enerji tarafından kuruluyor. Rüzgar santralinin şebekeye 2017’de bağlanması bekleniyor. Hidroelektrik üniteler ise 2018’in sonunda bitecek.

Almanya fosil yakıtların kullanımını fiilen bitirme girişimi olan energiewende ya da enerji geçişinin tam ortasında. Ülke yenilenebilir enerji kaynaklarından elde ettiği enerjiyi 2030’da %45 çıkarma niyetinde ve 2050’ye kadar bunun %100’e ulaşmasını beklediğini söylüyor. Almanya’nın temiz enerjide beyin takımı olan Agora Energiewende geçen yıl ortalama yenilenebilir enerjinin kullanımının %33 olduğunu rapor etti.

GE, bu rüzgar santralinin, kendilerinin rüzgar ve su pompalı depolama kombinesi olduğu halde dünya da su ve rüzgar enerjisini bir türbinde bütünleştiren ilk projesi olduğunu söylüyor. Eğer başarılı olursa, diğer projeler için bir şablon olacağını kanıtlayacaktır. Boegl, 1’e 2 ekleyip daha fazla rüzgar ve su enerjilerinin entegre edilmiş projilerini Almanya’ya 2018’de sunacağını ve dünyada yeni bölgelerde tatlı ve tuzlu suyun bulunacağını söyledi.

Haber: reshaber.com

About author

Senem Gençer
Senem Gençer 761 posts

Alternatifenerji.com’un kurucu ortaklarından biri ve CEO’su olan Gençer, 1971 yılında Diyarbakır’da doğdu. 1993 yılında ODTÜ İşletmeyi bitirdikten sonra, Johnson & Johnson Medical ve Yeni Zelanda Büyükelçiliği gibi farklı kurumlarda çalıştı. 2007 yılında güneş enerjisi ve LED aydınlatma konularında halen çalışmakta olan Ekogüneş’i ve Türkiye’nin ilk online solar ürün satış sitesi olan www.ekogunes.com’u kurdu. Gençer, aynı zamanda Güneş Enerjisi ve Sanayicileri Derneği GENSED’in kurucu üyelerindendir.

You might also like

HABERLER

“Arıtma Çamurları, Biyokütleye Dönüşecek”

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Mustafa Öztürk: “Arıtma çamurlarını bir biyokütle, yenilenebilir enerji kaynağı içerisine sokup, kaynaktan faydalandırma ile ilgili bir çözüm yolu planlıyoruz.” Çevre ve Şehircilik Bakanlığı

ENERJİ YÖNETİMİ

“Yalıtımsız Binalar 10 milyar Dolara Mal Oluyor”

XPS Isı Yalıtımı Sanayicileri Derneği Başkanı Emrullah Eruslu: “Türkiye’de halen 16 milyon yalıtımsız bina bulunuyor ve bu nedenle yılda 10 milyar dolarlık fazla enerji kullanıyoruz.” Yaşanan iklim değişiklikleri ile ilgili

HABERLER

Güneş Enerjisi ile Dezavantajları Azaltmanın Bir Başka Yolu: Solar Ship

Dünyada her hangi şekilde ulaşılması zor olan öyle noktalar vardır ki, bu bölgelere acil durum hizmetlerinin dahi hızlı bir şekilde ulaştırılması mümkün olamamaktadır. Özellikle sağlık hizmetlerine erişim en büyük sorunlardan

0 Comments

No Comments Yet!

You can be first to comment this post!

Leave a Reply