““Her Yeşil Tasarım, Karbon Sorununa Bir Yanıttır”

““Her Yeşil Tasarım, Karbon Sorununa Bir Yanıttır”

BillDUNSTER-300x261İngiltere’nin En Yeşil Mimarı Bill Dunster: “Geleceğin kentlerinin neleri içermesi gerektiği üzerine düşünmeliyiz. Düşük karbon toplumu oluşturmalıyız. Yeşil iş ve yeşil istihdam kavramları giderek yaygınlaşıyor. Düşük karbon ekonomisine geçmek, daha cazip bir gelecek hazırlıyor.”

3. Uluslararası Yeşil Binalar Zirvesi bugün Swissotel The Bosphorus’ta yerli ve yabancı mimar ve mühendislik kuruluş temsilcilerinin katılımıyla başladı. Zirve’de konuşma yapan İngiltere’nin En Yeşil Mimarı seçilen ZEDFactory Kurucusu Bill Dunster, kentlerin metabolizma olarak algılanmasının önemli olduğunu söyledi. Dunster, doğa ve yaşamın sıkça kendini yenilediğini belirterek, enerji etkinliğinin iklime karşı olmaması gerektiğini aktardı. Kent ve bina tasarımında önemli olanın enerji ihtiyacını en aza indirerek yenilenebilir enerji kaynaklarıyla sağlanması olduğunu belirten Dunster, “Geleceğin kentlerinin neleri içermesi gerektiği üzerine düşünmeliyiz. Düşük karbon toplumu oluşturmalıyız. Yeşil iş ve yeşil istihdam kavramları giderek yaygınlaşıyor. Düşük karbon ekonomisine geçmek, daha cazip bir gelecek hazırlıyor. Dürüst, sade, açık seçik olmak her şeyin başında yer alıyor. İngiltere’de sıfır karbonlu binalar üzerine çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Solar enerjiyle üç senede harcayacağınız enerjiden daha çok kazanma olanağı var. Gerçekleştirdiğimiz projelerle sıfır maliyet ve sıfır karbon ile üretim yapıyoruz. Enerji etkin evleri halka satabiliyoruz. Düşük karbona yönelen bir toplum ortaya çıkıyor. İngiltere’de yapılan sıfır karbonlu binalar yılda yaklaşık 15000 pound tasarruf yapılıyor. Bu miktar aile ekonomisi için son derece önemli. Dolayısıyla, halk düşük karbonlu binaları satın alıyor. Almadıkları takdirde, çok riskli bir geleceğe yönelmiş olacaklar” şeklinde açıklama yaptı.

“Mevcut binalar dönüştürülebilir”

Yaşanması keyifli, sıfır karbonlu yaşam alanlarının oluştuğunu anlatan Dunster konuşmasını şöyle tamamladı: “Her tasarım, karbon sorununa bir yanıttır. Binaları yıkmamız gerekmeden sıfır karbonlu binalara dönüştürebiliriz. Böylece, kent de sıfır karbonlu bir kente dönüşmüş olur. Bağımsız parçalar, endüstriye tabi oluyor, böylece maliyet düşüyor. Pasif enerjiyle yenilenebilir enerjiyi bir araya getirebilirseniz, mimariyle de uygularsanız, harika bir gelecek olur.”

“Teknolojiden uzak durun”

Bina tasarımlarında teknolojiyle ilişkinin yeniden ele alınması gerektiğini savunan Dunster, “Teknoloji diye bir şey yok aslında. Teknolojiyi mimimize ederseniz, çok sağlam bir yapı kurmuş olursunuz. Teknolojiden uzak durun” dedi. Yeşil bina konseptinin şimdiye kadar pek eğlence konusu olarak değerlendirilmediğine dikkat çeken Dunster, ‘İçinde yaşa ve çalış” anlayışını içeren çalışma ofislerinin gençler arasında çok popüler hale geldiğini söyledi.

“İklim değişikliğine adapte olmalıyız”

Kentlerde yaşamanın gerekmediğine dikkat çeken Dunster, çiftçilerin hayatlarının kolaylaştırmanın önemine işaret etti. Kentin metabolizma olarak algılanmasının şart olduğunu söyleyen Dunster İngiltere’de halkın kıyıları terk ettiğine dikkat çekti. Dunster, 2080 yılında bu sürecin tamamlanacağını söyleyerek, “İklim değişikliğini tersine döndüremiyorsak, ona uyum sağlamalıyız. İngiltere’de de bu süreç gerçekleşiyor. Farklı morfolojiler ve farklı yapıların yapılmasına cesaret gösteremezsek, yüksek katlı binaları ardı ardına görmek durumunda kalacağız. Bu tür işe yarar ortamlar yapılabilir. Bu  çalışmaların yerel yönetimle yapılması anlam taşıyor. Kalıcı yaşam mekanları kurmanın maliyeti de çok düşük. Hiçbir fosil yakıt istasyonunun olamayacağı durumlarda, güneş enerjisi kullanılabilir” şeklinde konuştu.

“Kent hayatına uyumlu yapılar gerçekleşmeli”

Türkiye’deki sosyal gelişmelere de değinen Dunster, “Siyasi rüzgarlar daha kuvvetlendikçe, mülteciler arttıkça, sıfır karbonlu toplulukları nasıl oluşturabiliriz diye düşünülmeli. Çadır kurmak yerine, mültecilere kent hayatına uyum sağlayacak yapılar gerçekleştirilebilir. İstanbul’da gelecekte yerel atölyelerde yapılan elektrikli araçlar yaygınlaşabilir, kapalı pazarlar gibi alanlar kurulabilir ve mümkün olan bütün kapalı alanlar güneş enerjisiyle kaplanabilir. Böyle bir yapılanma, geleneksel yapılara göre çok daha iyi olacaktır. Türkiye’de muhakkak, doğal alanların kıskançlıkla korunması çok önemli. Kent atıkları enerji olarak değerlendirilebilir” şeklinde görüşlerini aktardı.

 “Projeleri inandırmak gerekiyor”

Zirvede Torti Gallas Yetkilisi Brian O’Looney “Yeşil Kentsel Dönüşüm v e Bileşenleri” isimli bir sunum yaptı. Yeşil bina projelerinin mahalleliye rahat bir şekilde satışının yapılmasının ve sürdürülebilir olmasının önemine işaret ederek, insanları yetkilendirmek gerektiğini ifade eden O’Looney, “Projelere halka inandırmak gerekiyor. Herkes projelerin hızlı gerçekleşmesini istiyor. Yalnızca halk açısından değil, mali açıdan da böyle. Amerika’da 15 yıl önce yeşil binalar konusunda çok belirsizlik vardı. Kahverengi alan olarak nitelendirdiğimiz bu süreçten edindiğimiz sonuçların insan sağlığı açısından uygun olduğu,  hem halka hem de müteahhitlere anlatıldı. Yeşil binaların maliyet açısından sağladığı avantajlar, müteahhitler ve inşaatlar açısından belirleyici olacak” diye konuştu. O’Looney, binanın tasarımının sürdürülebilirlik olarak değerlendirilmesinin uzun vadeli bir süreç olduğunu söyledi. O’Looney insanların sürdürülebilirliğe yönelik bir tutku hissettiklerini, buna karşın toplumun yüzde 15’i civarında bir dirençle karşılaşıldığını aktardı.

“Sürdürülebilirlik nihai ürünlerde iyileşmeye yol açıyor “

Akçansa Sürdürülebilirlikten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Arvid Stjernberg’de Zirve’de yaptığı konuşmada, çimento sektöründe üretim tarzlarının değiştiğini ve nihai ürünlerde sür ekli bir iyileşme sağlandığına dikkat çekti. Stjernberg sürdürülebilirlik konusunda izlenmesi gereken adımlar konusunda şöyle konuştu: “Birincisi, üretimimizde verimli olmalıyız. İkincisi, kimya açısından daha etkin olarak çalışmalıyız. Üçüncüsü ise, mimarlar ve endüstri tasarımcılarıyla birlikte çevreye verilecek zararı engellemeye yönelik uygulamalar gerçekleştirmeliyiz.”

“Kerpiç yapıları desteklemek”

Zirve’de konuşma yapan İstanbul Aydın Üniversitesi  Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Bilge Işık da dünya nüfusunun yarısının kerpiç binalarda yaşadığını vurgulayarak, “Yeni yeşil yapılar denildiğinde toprak ve kireç yapılar anlaşılmalı. Yeşil binalar, insan yaşamının temel şartlarını oluşturan ısı ve nemi dengeleme üzerine kurulmalı.  Bu çerçevede, biz kerpiç yapıyı doğayı koruması ve enerji kaybına yol açmaması gibi etkenler nedeniyle desteklemeliyiz” şeklinde konuştu.

Haber: Huseyin Bumin Ekmekçi

About author

Senem Gençer
Senem Gençer 761 posts

Alternatifenerji.com’un kurucu ortaklarından biri ve CEO’su olan Gençer, 1971 yılında Diyarbakır’da doğdu. 1993 yılında ODTÜ İşletmeyi bitirdikten sonra, Johnson & Johnson Medical ve Yeni Zelanda Büyükelçiliği gibi farklı kurumlarda çalıştı. 2007 yılında güneş enerjisi ve LED aydınlatma konularında halen çalışmakta olan Ekogüneş’i ve Türkiye’nin ilk online solar ürün satış sitesi olan www.ekogunes.com’u kurdu. Gençer, aynı zamanda Güneş Enerjisi ve Sanayicileri Derneği GENSED’in kurucu üyelerindendir.

You might also like

HABERLER 0 Comments

Zorlu Enerji’den Yeni Bir Şirket

Zorlu Enerji Elektrik Üretim AŞ, “Zorlu Solar Enerji Tedarik ve Ticaret Anonim Şirketi” unvanlı şirketin kuruluşuna ilişkin tescil işlemlerinin dün tamamlandığını bildirdi. Zorlu Enerji Elektrik Üretim AŞ, “Zorlu Solar Enerji

Elektrikli araçlar 0 Comments

Tesla’dan P100D

Elektrikli otomobil sektöründe çığır açmaya devam eden Tesla, 90kWh gücündeki motorlarını 100kWh gücüne yükselten, birçok efsanevi benzinli aracı deyim yerindeyse tokatlayan bir ivmeye sahip. Tesla, yalnızca elektrikli araçlarla değil konvansiyonel

HABERLER

“Sürdürülebilir Bir Geleceğin Oluşturulmasına Katkı Sağlıyoruz”

Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı ve Arçelik A.Ş. Genel Müdürü Levent Çakıroğlu: “Enerji ve su kullanımında verimli, çevre dostu ürünlerimizle sürdürülebilir bir geleceğin oluşturulmasına katkı sağlıyoruz.”  5 Haziran Dünya