Erdoğan: “Avrupa ve Amerika’da İsrafa Yönelen Tesis Bulamazsınız”

Erdoğan: “Avrupa ve Amerika’da İsrafa Yönelen Tesis Bulamazsınız”

İSTANBUL – 5. Dünya Su Forumu ile temelleri atılan Greening Hotels’in projesinin sosyal sorumluluk esasları ile sürdürüldüğünü belirten Proje Koordinatörü Levent Erdoğan, projeye dahil 100 odalı bir otelin elektriğinden su tüketimine gerçekleştirdiği yıllık tasarrufun nominal karşılığının 15 ile 20 bin lira arasında değiştiğini dile getirdi. Dünyada benzer girişimlerin bulunduğunu ‘yeşil otel’ kavramı ile genelleyebileceğimiz anlayış ile ilgili bir kafa karışıklığı olduğunu söyleyen Erdoğan, Avrupalı turistler için tasarruflu, verimli, çevreci otellerin özellikle tercih edildiğini dile getirdi. Erdoğan, kimi otellerin de ‘hem tasarruf ile hem pazarlama yöntemi ile para kazanırsın’ teşviği ile sürece dahil edildiğini belirtti. Şu an 43 tesisin Greening Hotels sahip olduğunun altını çizen Erdoğan, bir yüz havlusunun tek seferlik kullanımı ile 3 seferlik kullanımı farkının, 200 ton su ve 200 ton deterjan tasarrufu ile israfı arasında gidip geldiğini vurguladı.

TUROB (Turistik Otelciler, İşletmeciler ve Yatırımcılar Birliği) Genel Sekreteri ve Greening Hotels Proje Koordinatörü Levent Erdoğan ile My Dora Otel’de bir araya gelerek, 2 yıl geçerliliği olan TUROB projesi Greening Hotels’i konuştuk:

Erdoğan: 5. Dünya Su Forumu’nda temelleri atılan proje 43 tesis ile sürüyor

Önce projeden başlayalım Leven Bey. Greening Hotels projesi ne oldu da oluştu?

Proje ilk defa 2009 yılında Dünya Su Forumu’nda pilot proje olarak Greening Hotels ismini almadan uygulanmaya başlandı. Oradaki amacımız forumdaki katılımcılara yönelik “Çevreye daha duyarlı tesisler yapılabilir mi, konaklamalar bu yönde yönlendirilebilir mi’ sorularına alınacak cevaplar ile bir adım atılabilir” düşüncesiyle başladı. Daha sonra otellerde bu uygulamanın yayılması halinde ‘Konuklar nasıl yönlendirilebilir?’ sorusuna yönelik bir çalışma başlattık. Çalışmalar, alt yapıları müsait olan 23 tesiste başladı. ‘Bunu devam sürdürebilir miyiz?’ görüşü ortaya çıkınca adını koymak istedik. Ve ‘Greening Hotels’ dedik. Çünkü evet, belki ‘green’ daha uygun bir tanım ancak turizm sektörü etrafına bu kadar net hatlar çizebileceğiniz bir yapıya sahip değil. Sürdürülebilirlik esasını da içinde barındıran Greening Hotels projesi bugün İstanbul merkezli olmak üzere Türkiye genelinde 43 tesisle yoluna devam ediyor. İstanbul dışında Antalya’da bulunan büyük tesisleri de kapsayan 10 otel sürecin içerisinde. İstanbul merkezli olmasının sebebi ise operasyonel anlam bizim için daha kolay olması.

Erdoğan: ‘Greening Hotels’, teknolojideki enerji verimliliği gelişimlerine de uygun

Kültür ve Turizm Bakanlığı size ne kadar yardımcı oluyor?

Bakanımız sayın Ertuğrul Günay nezdinden söylemiyorum ancak bürokratik anlamda, yardımcı olmaktan çok, yanlış bilgilendirmeler ve yönlendirmeler ile karşılaşmanın yanı sıra köstek olunan durumlar da oldu. Bunlar aşıldı tabikii. İlgili kişiler durumun farkına vardı. Çünkü yapılan işi sanki ‘Yeşil Yıldız’a karşı bir alternatif gibi görme durumu oluşmuştu. Ancak bu ‘karşı duruyor’ algısı henüz tam anlamıyla ortadan kalkmış sayılmaz. Aslında hepimiz aynı hedef için çalışıp aynı payda da buluşuyoruz. Bizim onlara faydalarımız olmuş olabilir. Çünkü onların yaptığı çalışmalar daha keskin hatlı, şartları ağır bir çalışma. Greening Hotels böyle değil. İki nedeni var. Birincisi bu alt yapıyı sağlayan yan sanayii sürekli gelişmektedir. Örnek vermek gerekirse 2009 yılında standartlarımızı oluştururken tasarruflu ampulden kastımız florasan tarzı ampullerin tercih edilmesiydi. Çünkü o dönem LED henüz çok yeni olmakla birlikte maliyetler çok yüksekti. Bu dayatılabilecek bir şey değildi. Ancak bugün teknolojinin gelişimiyle birlikte LED aydınlatma sistemlerini standartın bir kalemi olarak isteyebiliyorsunuz. Diğeri ise ‘Yeşil Yıldız’ın keskin hatlarının değişen günümüz teknolojisi sürecine ayak uyduramamasıdır.

Oteller dahil oldukları bu projeyi sürdürme konusunda ne kadar samimiler?

Bu iş biraz sosyal sorumluluk, biraz gönüllülük, biraz vizyon meselesi. Bunlar olmadığı takdirde hareket etmeniz çok zor. Bu görüşlere sahip insanların mevcudiyeti hareket kabiliyetinizi arttırıyor. Çünkü kimi kurumlar kendi kendilerine otellerin her türlü, özelde ise enerji verimliliği anlamında bir takım çalışmalar gerçekleştirmişler. Alt yapıları da müsait. Biz ise biraz yapılanları sistematize ediyoruz. Bir de herkesin münferit olarak yaptığı işi belgelendirmek gerekli. Bunu tur operatörüne, müşteriye izah etmek gerekiyor. Misal aydınlatmada tasarrufa giden bir otelin bu tutumu müşteriye verilen hizmetten ödün verildiği ya da maliyetin düşürülmesi için atılan bir adım olarak algılanabiliyor. Ancak verdiğimiz Greening Hotels belgesi ile bu tutumun böyle doğru algılanabilmesini sağlıyoruz.

‘Projeyi yaptırıma dönüştürmeyi düşünmüyoruz’

Sosyal sorumluluk gönüllük isteyen bir proje olduğunu belirtiniz Levent Bey Greening Hotels’in, ancak bunu yaptırıma dönüştürmeyi düşünüyor musunuz?

Bunu düşünmüyoruz. Türkiye ve dünyada devlet zoruyla adım atmak artık konuşulmayan bir konu, bu yolla bir şeyin olmadığı da ortada. Kimse alınmasın gücenmesin, ticaret odalarına zorunlu olarak üyesiniz. Bu zorunlu üyeliğin kime ne faydası var. Ancak TUROB gibi gönüllülük esasına dayalı oluşumlarda daha çok fayda sağlarsınız. Bakanlığın bugün Yeşil Yıldız’a sahip 8 oteli bulunurken bizde rakam 43. Burada önemli olan bilinci yaratmak.

Bu belgeyi önüne koyarken o işletmeye de diyorum ki; bunları yaparsan yeni gelişen bir trend ve buna bağlı bir müşteri profili var. Sen kendini ayrıcalıklı bir yere koyarsın. Kendi ürününü farklı bir ürün olarak pazarlama imkânına sahip olursun. Bu aslında bir yöntem. Eğer karşınızdaki işletmecinin ‘olsa da olur olmasa da olur’ gibi bir duyarsızlığı var ise ‘onu kazanabilmek için hem tasarrufla hem de pazarlama yöntemiyle kazanç sağlarsın’ fikrini hatırlatıyoruz.

Yani özellikle kalacakları otelde elektriğinden suyuna tasarruflu olup olmadığını seçen ve ona göre konaklayan bir kitle mevcut…

Yurt dışında bu otelleri tercih edebilecek kadar bir kitle mevcut. Acentalar ve tur operatörleri böyle talepler ile hareket ediyor. Bundan iki sene önce Ultrech’teki bir fuarda Hollanda Seyahat Acentaları Birliği Türkiye’de yeşil otel oluşumu var mı diye bize sormuştu. O zamana kadar yanılmıyorsam Bakanlığın 3, bizim ise 25 belgeli tesisimiz vardı. Soru üzerine kısa zamanda bir web sitesi kurarak bunu ispatlayabilmek için adım attık.

Erdoğan: Proje ile 100 odalı bir tesisin yıllık kârı 15 bin lira

Enerji anlamında sayısal veriler istesem sizden… Ortalama tasarruf değerleri ile ortalama odalı bir tesis için ne kadarlık bir enerji tasarrufu söz konusu?

Böyle bir çalışma gerçekleştirmedik ancak ekonomik anlamda su tüketiminden LED aydınlatmasına 100 odalı bir tesise nominal değer olarak yılda 15 ile 20 bin liralık bir katkı sağlıyor Greening Hotels projesi. Bu maddi olarak ölçülebilir kısmı. Ya da her seferde kullandığınız bir havlu ile 3 sefer kullandığınız havlunun arasında 200 ton su ile 200 ton deterjan farkı mevcut. İşin maddi olarak ölçülemeyen kısmı da mevcut: Ambalaj atıklarını topluyorsunuz, tehlikeli atıkları ayrıştırılması için depoluyorsunuz, tesis mutfağındaki yağları kanalizasyon sistemine karıştırmıyorsunuz…

Bir yandan şöyle bir gerçek de mevcut. Türkiye’de enerji pahalı olması nedeniyle aslında insanlar enerji ile ilgili tedbirlerini yıllar içinde aldılar. Sensör bu pahalılığın doğurduğu bir sistem olarak kullanılmaya başlandı. Ancak bunun bilincinde olmayan tesisler de yok değil.

Bizim söylediğimiz, basit bir takım tedbirlerle, personel eğitimleri ile bazı şeylerin yapılabilir olduğu. Aksi takdirde ciddi bir meblağ ödeyerek sürece soyunmak zaten enerji israfının, karbon salınımının süreceği anlamına gelir. Herkeste bir farkındalık yaratmak en önemli amaçlar arasında.

Bunlar sonradan atılabilecek adımlar. İnşa sürecinde bu sürece ise herkesin işini kolaylaştıran bir şey. Mesela inşa sürecinde LED aydınlatma kurgu, bitmiş bir projede sizi zorlayabilecek bir etken. Ya da ısı yalıtımı ile ilgili sonradan yapılan gereken mantolama dış cephe ile ilgili ciddi sorunlar çıkarıyor. Veya kojenerasyon… Sonradan yapmanız mümkün olmayan bir sistem. Yatırım aşamasında atılacak bu adımlar maliyet verimliliği de getiriyor.

‘Avrupa ve Amerika’da israfa dönük tesisler bulamazsınız’

Verimliliğe dönük bu söyleminizin üzerine şunu sormak istiyorum. Bildiğiniz gibi Azeri bir işadamı Antalya’da 1 milyar doların üzerinde yatırımla Mardan Palace’ı kurdu. Ancak bu otel bir dönem elektrik faturasını ödeyemediği için gündeme geldi. Sizin projenize karşılık böyle bir israf da söz konusu…

Ne yapabilirsiniz ki… Engel olamazsınız. Bir tarafta özellikle son 20 yılda ortaya çıkan bazı sermayedarlar var. Bir yandan da önemli markalardan biri olan Amerikan otel zinciri. Dünyada ve Türkiye’de ihtiyacı karşılayacak 2 ile 3 yıldızlı oteller yapıyor. Çok basit ve enerji verimliliği açısından oldukça da dikkatli davranılan tesisler. İyi hizmet vermek için atılan abartılı, şaşalı adımlar açıkçası kanıma dokunuyor. Avrupa ve Amerika’da ise israfa dönük tesisler bulamazsınız. Bu bence şark kültürüne hitabeden bir durum.

Erdoğan: Dünyada ‘yeşil otel’ kavramı standardı ile ilgili bir akıl bulanıklığı var

Peki Türkiye’de sizin başlattığınız bu süreç dünyada nasıl yol alıyor?

Bu konuda dünyada bir akıl bulanıklığı mevcut. Herkes iyi niyetli olarak bir şey yapmaya çalışıyor.’Yeşil otel’ kavramı çok yeni bir oluşum ve türlü yerel çalışmalar mevcut. Ve bu oluşumu dünya genelinde tek bir standart altında buluşturmak çok mümkün değil. Türkiye’den bu konuyla ilgili olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan ‘Bunu İSO standartı yapalım’ diye bir ses yükseldi. Fakat böyle bir standart kavramına ulaşabilmek için 5 ile 7 yıllık bir sürecin geçmesi gerekiyor. Uzun, meşakkatli bir durum. Yine de elimizdeki rakamı tatminkâr bir düzeye çıkarmamız, dünya genelinde bir standart oluşturabilmek için önemli bir adım olabilir.

Müşterilerin farkındalığa tepkisi ne yönde?

Avrupalı ve Amerikalı bir turiste bu durumu izah etmek çok basittir. Ancak bizim çalıştığımız bölge turistinin % 90’ı yerlidir.Bu nedenle de bu adım bizim için bir risk teşkil ediyor. Çünkü bizim insanımız evinde yapamadığı her şeyi otelde yapmak istiyor. Örnek vermek gerekirse evimizde hangimizin kullandığı yüz havlusu veya çarşaf her gün değişiyor? Peki bu yanlış uygulama neden otellere gidince isteniyor? Burada ise bir dönem müşteri memnuniyetini arttırmak için ‘çarşafını, havlunu her gün değiştirirsen daha yüksek puan alırsın’ uygulamasını gerçekleştiren Bakanlığın hatası var. Ancak uyarılarımızla onlarda çağa ayak uyduruyorlar. Rica ettik, revize ettiler. Her gün değişmesi kavramının yanı yanı ‘çevreye duyarlı bir otel ise yine yüksek puanı alır’ tanımı ile çözüme gittiler.

‘Denetimleri bağımsız bir kurum gerçekleştiriyor’

Denetimleri nasıl gerçekleştiriyorsunuz?

Bağımsız bir kurum olan Bureau Veritas denetimleri gerçekleştiriyor. Denetim sonuçlarından bir bilgimiz de bulunmuyor. Sertifikasyonu gerçekleştiriyor. Standart listesini ise Bureau Veritas ile birlikte hazırladık. Listeyi oldukça mantıklı bir şekilde hazırladık. Mesela listeyi hazırlarken bir otelin atık arıtması olup olmadığını sorarken otelin şehirin içinde mi dışında mı olduğu bir kriter. Çünkü şehirin içindeki bir otelden atık arıtma belgesi istemek doğru değil. O iş ile zaten İSKİ ilgileniyor. Bu nedenle uygulamada bir sorun ile karşılaşmıyoruz.

Greening Hotels belgesini almak için yapılması gerekenlerden bazıları

*Güneş ışığından yararlanılması;
*Isı kayıplarının engellenmesi;
*Isıtma ve soğutmada otomasyon;
*Genel alanlardaki aydınlatmalarda, hareket sensörleri kullanılması;
*Genel alan ve misafir odalarında, su tasarruf sistemleri kullanılması;
*Tefriş malzemelerinde, ekolojik ve yenilenebilir ürünlerin kullanılması;
*Kağıt israfının engellemesi;
*Ambalaj atıklarının, geri dönüşüme kazandırılması;
*Yapılan çalışmalardan misafirlerin bilgilendirilmesi;
*Misafir odalarında, tek kullanımlık sabun ve şampuanların kullanılmaması;
*A sınıfı enerji verimliliği bulunan cihazların kullanılması;
*Atık yağların bıodısel tesislerine ulaştırılması ve toplanması;
*Kullanılan kağıtlarda, orman sürdürülebilirlik belgesi aranması (FSC, Sustainable Forest Fibre);
*Yazıcı kartuşlarının doldurularak kullanılması veya geri dönüşüme kazandırılması;
*Tehlikeli atık sınıfında ki kullanılmış pillerin uzaklaştırılması (lisanslı kurumca);
*Entegre ofis ekipmanlarının kullanılması;
*Periyodik su ve elektrik tesisatı bakımlarının yapılıyor olması;
*Yağmur suyundan faydalanılması;
*Serinletmelerde, klima yerine tavan pervanelerinden yararlanılması…

TUROB’un geri dönüşüm üzerine diğer projeleri neler?

TUROB ile ÇEVKO işbirliğinden;

‘Seyahati Seviyorum Geri Dönüşümü Destekliyorum’ projesi

TUROB ile ÇEVKO Vakfı, otellerde ortaya çıkan ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanarak geri kazanılması için 2009 yılında işbirliği protokolü imzalamıştır. TUROB’a bağlı otellerde hayata geçen “Seyahati Seviyorum Geri Dönüşümü destekliyorum” projesi ile otellerde Geri Dönüşüm başlamıştır. Proje sayesinde, pilot bölge seçilen Anadolu Yakası’ndaki otellerde bu yıl 200 ton ambalaj atığının geri kazanılması hedeflenmektedir. Geri kazanılacak 200 ton ambalaj atığı ile 500 ağacın kesilmesi önlenirken, 800.000 litre su tasarrufu ve 3.750 litre petrol tasarrufu sağlanması bekleniyor.

TUROB ile TAP işbirliğiyle, 400 bin atık pilin toplanması hedefleniyor

Turistik Otelciler, İşletmeciler ve Yatırımcılar Birliği (TUROB) ile Taşınabilir Pil Üreticileri ve İthalatçıları Derneği (TAP) arasında; atık pil toplama kutularının otellere yerleştirilmesi konusunda, 2008 yılında işbirliği anlaşması imzalanmıştı. Projenin başarıyla devam ettiğini açıklayan Levent Erdoğan, yakın gelecekte yılda ortalama 400 bine yakın atık pili toplayarak, doğanın kirlenmesini önleyeceklerini kaydetti.

Haber – Röportaj: Kağan Konçak, www.alternatifenerji.com

About author

Ahu Binici
Ahu Binici 1369 posts

Yıldız Teknik Üniversitesi mezunu olan Ahu Binici, Alternatif Enerji Platformu’nun kurucu ortaklarından olup, aynı zamanda Alternatifenerji.com’un sosyal medya yöneticiliğini yapmaktadır. TemizDünya Ekolojik Yatırımlar Ltd. Şti.’de 4 yıl boyunca çeşitli Birleşmiş Milletler, Kalkınma Ajansı gibi çeşitli kurumların işbirliğinde gerçekleştirilen ekoloji, temiz enerji ve farkındalık projelerinde proje koordinatörlüğü yapmıştır. Bugüne kadar çevre alanında çalışan farklı STK’larda gerçekleştirilen projelerde görev almıştır. Genç Çevre Girişimi Platformu’nun ve Denge Ekoloji Derneği kurucu üyesi ve Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi Genç Delege’sidir. Silikon Vadisi kurumu Founder Institute tarafından desteklenen Ecotrend Yaşam Stili Platformu’nun ve Ecoana'nın kurucu ortağıdır.

You might also like

RÖPORTAJLAR

“Yenilenebilir Enerji Kullanımı Arttıkça, Çift Yönlü Sayaçlar Yaygınlaşacak”

Makel Genel Müdürü Hakan Öztürk: “Önümüzdeki yıllarda yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı daha da artacaktır. Bu da monofaze sayaçlar dahil olmak üzere tüketimi ve üretimi ölçen iki yönlü sayaçların hızla yaygınlaşacağı

Sektörel Röportajlar

“Şirketler İş Modellerinde Çevreyi ve Toplumu Düşünmek Zorundalar”

Sürdürülebilirlik Akademisi Yönetim Kurulu Üyesi Semra Sevinç: “Şirketler iş modellerini yalnızca kar elde etme hedefi ile oluşturamazlar. İş modellerinde çevreyi ve toplumu da düşünmek zorundalar. Tüm paydaşları ile ortak değer

HABERLER 0 Comments

“Elektrikli Otomobil Üretmek İçin Yola Çıkan Markalar Elektrikli Araçların Gelişimini Domine Ediyor”

TEHAD Başkanı Berkan Bayram: “Sektör açısından baktığımız zaman, elektrikli araçların gelişimini domine eden asıl faktörler, bildiğimiz küresel otomotiv markalarından ziyade, son 20 yıl içerisinde doğmuş ve gelişmiş olan ve sadece

0 Comments

No Comments Yet!

You can be first to comment this post!

Leave a Reply