“Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü Multi-disipliner Bir Mühendislik Alanı”

“Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü Multi-disipliner Bir Mühendislik Alanı”

Bahçeşehir Üniversitesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Barış Özerdem:  “Enerji sistemleri mühendisliği bölümü multi-disipliner bir alan. Enerji sistemleri mühendisliği; makine mühendisliğini, elektrik mühendisliğini, belli ölçülerde kimya mühendisliğini ve planlama, modelleme ve simülasyon ve optimizasyon boyutları olmasından dolayı,  kısmi ölçülerde endüstri mühendisliğini de içeriyor. Oluşturulan eğitim planına bağlı olarak değişiklikler gösterebiliyor. 

prof. dr. baris özerdemBahçeşehir Üniversitesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Barış Özerdem’le enerji sistemleri mühendisliği alanının doğuş nedenlerini, Türkiye’de enerji sistemleri mühendisliği lisans programlarının kuruluşu, mezunların çalışma alanları ve yaptıkları işler konuları hakkında görüştük.

Enerji sistem mühendisliği nasıl oluştu?

Enerjinin üretilip kullanılması esnasında oluşan kayıpların minimize edilmesi, enerjinin daha verimli kullanılması, enerjinin temiz kaynaklardan üretilmesi kadar enerjinin doğru tüketilmesi, yönetilmesi de çok önemli. Ayrıca, enerji ekonomisine bağlı olarak, enerji verimliliği ve enerji planlaması yönleri de resmin içerisine giriyor. Tüm bu alanlarda hizmet verecek ve görev yapacak bir multi-disipliner mühendislik alanına ihtiyaç duyulduğu ve ileride de bu ihtiyacın artacağı düşünüldüğü için enerji sistemleri mühendisliği doğdu.

Enerji sistemleri mühendisliğinin diğer mühendislik alanlarından en önemli farkı nedir?

Bu noktadan hareketle, yüksek öğretim sistemi içerisinde fosil kaynaklı yakıtlara yönelik pek çok mühendislik programı var: Petrol-doğalgaz mühendisliği, nükleer enerji mühendisliğinin yanı sıra, maden mühendisliği de kısmen bu alana girebilir. Bütün bu enerjileri üretim safhasından son kullanıcıya ulaştırıncaya kadar, pek çok proses bulunuyor. Bunlar teknolojik-teknik prosesler olduğu gibi, bilimsel Ar-Ge çalışmaları da olabiliyor. Dolayısıyla, enerjinin üretilmesinden, iletilmesinden dağıtılmasından ve nihai tüketiciye kadar ulaşmasından sorumlu olabilecek bir alana ihtiyaç var. Bu yüzden, enerji sistemleri mühendisliği multi-disipliner bir alan olarak karşımıza çıkıyor. Enerji sistemleri mühendisliği; makine mühendisliğini, elektrik mühendisliğini, belli ölçülerde kimya mühendisliğini ve planlama, modelleme ve simülasyon ve optimizasyon boyutları olmasından dolayı,  kısmi ölçülerde endüstri mühendisliğini de içeriyor. Oluşturulan eğitim planına bağlı olarak değişiklikler gösterebiliyor.

Multidisipliner bir içeriğe sahip olması enerji sistemleri mühendisliğine ne tür avantajlar kazandırıyor?

Enerji, bahsettiğim gibi multi-disipliner bir alan.  Enerji ayrıca, enerji hukukunu, enerji stratejisini, enerji planlamasını, enerji politikasını ve enerji finansmanını da içeren çok geniş bir alan. Dolayısıyla, öğrencilerden gelen şöyle bir soruyla karşılaşıyoruz: “Hocam, siz enerji sistemleri mühendisliği multi-disipliner, bir alan dediniz. Makine, kimya, elektrik ve endüstri mühendisliklerini de kapsıyor. Biz çok mu eklektik, parçalı bir yapıda yetişeceğiz? Hepsini bilen gözüken ama aslında hiçbirini bilmeyen bir mühendis mi olacağız?” Bu sorunun yanıtını şöyle verebilirim: Makine mühendisliği, elektrik mühendisliği, kimya mühendisliği çok geniş yelpazede olan, çok temel mühendislikler. Enerji sistemleri mühendisliği lisans programında biz öğrencilerimize, örnek vermem gerekirse, makine mühendisliğinin sadece enerji sistemleri mühendislerinin bilmesi gerektiği  kadarıyla öğretiyoruz. Böylece, enerji alanında makine mühendisliği disiplininin  elektrik mühendsiliği disiplinini katkılarını, etkileşimlerini hazırladığımız eğitim programları çerçevesinde öğrencilerimize sunuyoruz. Günümüzde lisans eğitimi çok temel bir mühendislik alanı oldu. Ancak, bu temelin yüksek lisans eğitimiyle desteklenmesi gerekiyor. Böylece, öğrencilerimiz, enerjinin çok daha spesifik alanlarına yönelebilme imkanlarına sahip olabilirler. Doktora yapabilmeleri durumunda ise, çok daha spesifik alanlara yönelme, çok derinlemesine ve genişlemesine uzmanlaşma imkanları olabilir.

Enerji sistemleri mühendisliği lisans programları Türkiye’de ne zaman ve nasıl şekillendi?

Enerji sistemleri mühendisliğinin lisans programı olarak, Türkiye’nin gündemine gelmesi ilk Bahçeşehir Üniversitesi’nde söz konusu oldu. 2007 yılında ilk defa enerji sistemleri mühendisliği bölümü, lisans programı olarak, Bahçeşehir Üniversitesi’nde açılıyor. O tarihten itibaren biz öğrenci almaya başladık. Şu anda 100’ün üzerinde mezunumuz bulunuyor. Daha sonra devlet üniversiteleri içerisinde Erciyes ve Yalova Üniversiteleri ilk kez enerji sistemleri bölümü lisans programı açtılar. Şu anda, Türkiye’de 30’un üstünde enerji sistemleri mühendisliği bölümü lisans programı var. Bunların çoğunda öğrenci alımları başladı ve eğitimlerine devam ediyorlar. Bu konuda en eski olan bölümün kurulmasını gerçekleştirmiş olan üniversite Bahçeşehir Üniversitesi’dir. Bölümdeki öğrenciler  Enerji Sistemleri Mühendisi olarak mezun oluyor.

Mezunların çalışma alanlarından söz eder misiniz?

Mezunlarımız kamu ve özel sektörde çok rahatlıkla iş bulabiliyorlar. Enerji piyasası özellikle elektrik piyasası daha önce devlet tekeli durumundaydı. 1980’li yıllardan sonra, özelleştirmeler oluştu. Pek çok özel firma, büyük holding enerji alanında yatırım yapmaya başladı. Sonuçta neredeyse devlet yatırımlarını geçer seviyede bir noktaya gelindi. Bu açıdan kamu dediğimizde, enerjiyle ilgili olan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu, TEDAŞ, TEİAŞ, TEÜAŞ, belediyeler gibi kurumlarda çok rahatlıkla iş bulunabiliyor. Piyasa liberalleştiği için özel sektörden büyük ve küçük pek çok oyuncu da enerji piyasasında yer alıyor. Dolayısıyla mezunlarımız fiyatlandırma, faturalama, gün öncesi  piyasaların planlanması gibi alanlarda kolaylıkla iş bulabiliyorlar. İş konusunda sayıları çok olmadığı için çok sıkıntı da yaşamıyorlar. Birçok mezunumuzla temas halindeyiz, dolayısıyla nerelerde çalıştıklarını, neler yaptıklarını takip edebiliyoruz.

Enerji sistemleri mühendisliğine niçin ihtiyaç duyuluyor?

Nüfus artışı, teknolojik gelişmeler enerjiye olan ihtiyacı çok artırdı. Fakat, özellikle fosil kaynaklı yakıtların da belirli bir ömrü olmasından dolayı da dünya, alternatif teknolojilere, yenilenebilir teknolojilere doğru büyük bir atak ve gelişim içerisinde. Ama hala fosil kaynaklara bağımlı olarak yaşıyoruz. Birincil enerji kaynakları açısından bakıldığında; yüzde 90’lara yaklaşan bir bağımlılık söz konusu. Fakat,  yenilenebilir enerji teknolojileri de gerçekten gün be gün ilerleme kaydediyor. Tabi ki gelecekte çok daha önemli bir noktaya gelecek. Enerji sistemleri mühendisliği, özellikle alternatif enerjilere yönelik bir mühendislik alanı. Enerji mühendisleri fosil kaynakları da biliyorlar ama ağırlıklı olarak, alternatif enerji kaynakları üzerinde yoğunlaşıyorlar. Günümüzde alternatif enerji kullanımı arttıkça ve bunlar enterkonnekte sisteme bağlandıkça, bu iletim taşıma hatlarının organizasyonu, planlanması çok önemli bir hale geldi.

Enerjinin iletimi ve dağıtımında da önemli görevleri olacak mı?

Özellikle talep taraflı yönetimi de içeren akıllı şebekeler günümüzde çok önemli. İleride daha da önemli olacak. Çünkü tüketiciyi mağdur etmemek için, gerekli cevabın enterkonnekte sistem içerisinde en kısa sürede verilebilmesi gerekiyor.  Dağıtım firmaları açısından tüketici olan büyük sanayi kuruluşlarının da üretim periyotlarının, süreçlerinin aksamaması şart. Aksi halde, ekonomiye çok ciddi zararlar verilebiliyor. Dolayısıyla, bu şebekenin hakikaten kontrol edilebilmesi ve optimum kullanılabilmesi için bu akıllı şebekeler ileride çok daha da önemli olacak. Bu konuyla ilgili pek çok araştırma projesi  AB’yle birlikte yapılıyor. Türkiye akıllı ölçüm cihazlarıyla, tanışmak zorunda.  Çok kısa sürede tüketim durumunun enerjiyi sağlayan dağıtım şirketleri tarafından bilinmesi için çok önemli reorganizasyon ve entegrasyon çalışmalarının yapılması gerekiyor. Bütün bu çalışmalarda enerji sistemi mühendisleri rol alacak. Dolayısıyla, enerjide yapılacak çok iş olduğundan enerji sistemi mühendislerine ihtiyaç azalmayacak, aksine artacak.

Yenilenebilir enerji alanlarında çalışma olanakları neler olacak?

Enerji sistemleri mühendisleri, rüzgar santrallerinin planlanması, rüzgar potansiyellerinin  rüzgar çiftlikleri için belirlenmesiyle ilgili görev yapıyorlar. Bununla birlikte, rüzgar kadar büyük olmayan ama geliştirilmesi Türkiye açısından çok önemli olan  güneş enerjisi santralleri kurulmaya başlandı. Bu santrallerin teknik fizibilitelerin yapılması, alınan ölçümlerin değerlendirilmesi  gerekiyor. Bildiğiniz gibi Türkiye’de rüzgar ve güneş haritaları oluşturuldu. Enerji sistemleri mühendisleri santral kurulacak alanda spesifik olarak gerçekleştirilecek ölçümleri yapacak ve değerlendirecek.

Üniversite sınavında enerji sistemleri mühendisliği seçecek olan gençlere tavsiyeniz nedir?

Mühendislik genel anlamda matematik ve fizik bilim dallarını seven öğrencilerin seçmesi gereken bir alan. Analitik düşünme yeteneğine sahip olduğunu düşünen, sebep-sonuç ilişkilerini araştırmayı isteyen, planlamayı seven genç arkadaşlarımızın kesinlikle mühendislik alanlarını seçmelerini tavsiye ediyorum. Mühendislik içerisinde de enerji sistemleri mühendisliği çok özel bir yere sahip. Geleceğin mühendislik alanlarından bir tanesi olduğunu söyleyebilirim.  Şu anda, bizim 300’e yakın öğrencimiz var. 100 üzerinde mezun verdik. Bu yıl da 50 civarında mezunumuz olacak. Yeni öğrencilerimizi bölümümüze bekliyoruz.

 

Hüseyin B. Ekmekçi

huseyin.ekmekci@alternatifenerji.com

 

About author

Huseyin Bumin Ekmekci
Huseyin Bumin Ekmekci 2122 posts

İ.Ü. İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünden mezun H. Bumin Ekmekçi. 15 yılı aşkın süredir ağırlıklı olarak, sektörel ve kurumsal yayıncılık alanında yazı işleri, editör, yayın direktörlüğü ve sorumlu yazı işleri müdürlüğü pozisyonlarında görev yapmaktadır. Kendisi platformumuzda muhabir olarak görev yapmaktadır.

You might also like

ENERJİ YÖNETİMİ 0 Comments

Enerjisa’ya KSS Stevie Ödülü

Enerjisa, Stevie Ödülleri’nde bu yıl “Avrupa Yılın Sosyal Sorumluluk Programı” kategorisinde Gümüş Stevie Ödülü’ne layık görüldü. Enerjisa Dağıtım Şirketleri Genel Müdürü Murat Pınar, “Enerjisa’nın Enerjik Gönüllülerinin desteği ile 440 okulda

HABERLER

Renkli Solar Camlar Sayesinde Kendi Enerjinizi Üretin

İngilterede bulunan şirket tarafından evler için daha renkli, daha transparan enerji üreten solar cam üretildi. Bu camları satın almak için ise şeffaf camlara ödeyeceğiniz miktardan sadece %10 daha fazla ödemeniz

RÖPORTAJLAR 0 Comments

Murat Çataklı: “Türkiye’de Ciddi Bir Fotovoltaik Uzmanlığı Eğitimi Hala Yok”

İSTANBUL – Türkiye’nin bol güneşine rağmen eğitim ve bilgi eksikliğinin altını çizen Murat Çataklı, Türkiye’nin fotovoltaik uzmanlığı konusuyla ilgili ilk yazdığı kitap ve sonrasındaki eğitim süreciyle bu boşluğu doldurmayı hedefliyor.