“Elektronik Atıkları Geri Kazandırmak, Gelecek İçin Önemli Bir Adım”

Exitcom Recycling Ltd. Genel Müdürü Murat Ilgar:“Kıt kaynakların sınırsız ihtiyaca hizmet etmesi gerektirdiğini bildiren iktisadi denklemden yola çıkarak, elektronik malzemelerin içerisinde bulunan değerli hammaddeleri geri kazandırmak, ikinci bir endüstri de kullanmak, kaynakların tasarruf edilmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından önemli bir adımdır.”

Murat İlgar (1)Türkiye’de atıkların geri kazanımı konusu son yıllarda ekonomik, sosyal ve çevre yönünden taşıdığı önem nedeniyle, bireyler ve kurumların gündelik hayat pratiklerine girdi. Genellikle organik atıkların ağırlık taşıdığı atık yönetiminde, Exitcom, Türkiye’deki elektrikli ve elektronik atıkların geri kazanımı konusunda faaliyet gösteriyor. Exitcom Recycling Ltd. Genel Müdürü Murat İlgar’la elektrikli ve elektronik atıkların içeriği, önemi, geri kazandırılmasının avantajları, elektronik atık miktarı ve bu konudaki mevzuatlar ile Exitcom’un faaliyetleri, konusunda görüştük.

Atık geri kazanım konusunda, elektrikli ve elektronik atıkların değerlendirilmesi yeni bir alan olarak göze çarpıyor. Bu fikir nasıl oluştu?

Teknolojinin gelişmesi ile birlikte, insanların tüketim alışkanlıklarının değişmesi elektrikli ve elektronik ekipmanların kullanım oranlarını arttırmıştır. Bu ekipmanların içerisinde bulunan hammadde oranları, değerlilikleri, çevreye ve insan sağlığına zararları göz önüne alınınca, kullanım süreleri bitip atık durumuna geçen elektrikli ve elektronik ekipmanların değerlendirilmesi zorunludur.

Kıt kaynakların sınırsız ihtiyaca hizmet etmesi gerektirdiğini bildiren iktisadi denklemden yola çıkarak elektronik malzemelerin içerisinde bulunan değerli hammaddeleri geri kazandırmak, ikinci bir endüstri de kullanmak, kaynakların tasarruf edilmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından önemli bir adımdır.

Dünya’nın bizden sonra da var olması gerektiğini, gelecek kuşaklardan emanet alıp yaşadığımız çevreyi temiz bırakmamız gerçeğinden yararlanarak da elektronik malzemelerde bulunan kurşun, cıva, fosfor gibi çevre kirliliğine sebep olan, havayı, toprağı ve suyu kirleten maddelerin uygun koşullarda geri kazandırılması veya bertarafı yapılmalıdır. Bu malzemeler aynı zamanda insan sağlığını da riske atmakta, cıva soluyan hamile bir bayanın bebeğine kadar geçebilmektedir. Başlıca misyonumuz, çevre ve insan sağlığını olumsuz yönde etkileyen bu maddeleri değerlendirmektir.

Türkiye’de elektronik atık miktarı yıllık ne kadardır? Tesislerinizde geri dönüşüme uğrayan atık miktarı ne düzeydedir?  

REC’in araştırmalarına göre Türkiye’de şu anda 539 bin ton elektronik atık bulunmaktadır.  Yüzde 5 artan bir eğimle bu miktar 2020 yılında 800 bin tonu bulacaktır. 2011 yılında bu atık miktarının sadece 8 bin 200 tonu lisanslı geri dönüşüm şirketlerine ulaşmış ve geri dönüştürülmüştür. 21 lisanslı tesis arasından Exitcom olarak bu miktarın yüzde 25’i tesisimizde geri dönüştürülmüş ve ikinci bir endüstriye hammadde olarak sanayiye kazandırılmıştır.

Elektrikli ve elektronik atıkların insan ve çevre sağlığı konusundaki etkileriyle ilgili değerlendirme yapar mısınız?

Ayrı çöpte toplanmayan eski elektronik eşyalar, insan sağlığını ve çevreyi tehlikeye sokmaktadır. Elektronik eşyaların çoğu binden fazla değişik ana maddeden oluşmaktadır. Bunların bir kısmı bakır veya alüminyum gibi değerli hammaddeler olmasının yanı sıra, bir kısmı da kadmiyum, kurşun, cıva veya belirli ateş koruyucu maddeler gibi çevreyi ve sağlığı tehlikeye sokan maddelerdir.

Çevreye bilinçsiz bir şekilde saçılan elektronik atıkların hava, su ve toprağı kirlettiği açıktır. Elektronik atıkların kontrolsüz yakımı sonucunda oluşan gazlar havayı kirletmektedir. Elektronik atıkların düzensiz olarak depolanması yani toprağa gömülmesi sonucu içerisinde bulunan kurşun civa gibi tehlikeli maddeler toprağa karışmakta ve ciddi boyutta toprağı kirletmektedir. Yine elektronik atıkların toprağa düzensiz depolanması sonucu yer altı sularına karışan zararlı maddeler suyu kirletmektedir.

Elektronik atıkların içerisinde bulunan tehlikeli maddeler insan sağlığını da riske atmaktadır. Örneğin doğru yöntemler ile geri kazandırılmayan ve/veya bertaraf edilmeyen cıva beyin hasarına, berilyum ise akciğer kanserine neden olur. Krom DNA’ya zarar vermektedir. Kurşun sinir sistemine, Arsenik ise, zehir olarak mideye olumsuz etki eder.

Türkiye’de tüketicilerin ve firmaların elektrikli ve elektronik atıkların zararları konusundaki farkındalıklarıyla ilgili düşünceleriniz nelerdir?

Türkiye’de tüketiciler bilinçlendirildiği oranda, kaynakta ayrı toplama yapmaya başladılar. Zaten atık toplanmasında en önemli adım, tüketicilerin bilinçlenmesi. Bu yüzden biz birçok platformda tüketicileri bilinçlendirme çalışmaları yapıyoruz. Bilinçlenmenin artması iyi anlamda bir etki fakat bilinç düzeyi henüz yeterli değil. Bu da birçok malzemenin çevreye saçılması demek. Aslında tüketiciler zaten elektronik atıklarını çöpe atmıyor fakat bu atıkların hurdacılara verilmesi de bir geri dönüşüm sürecinden çok çevreye daha çok zarar veren bir döngüyü başlatmış oluyor.

2012 mayıs ayında yayımlanan Atık Elektrikli ve Elektronik Ekipmanların Kontrolü yönetmeliği ile firmalar bu dönüşüme destek olmak ile yükümlüler. Yönetmelikten önce de bazı firmalar çok duyarlı olup, çevre bilinci ve insan sağlığını ön planda tutarak geri dönüşüme çok destek oluyor, halkı bilinçlendiriyor, birçok kampanyalar yapıyorlardı. Fakat bazı firmalar ise, çevre ve insan sağlığı farkındalığı oluşmadan geri dönüşüm için gerekli adımları atmamaktaydı. Önümüzdeki süreçte gerek tüketicilerin, gerekse bu ekipmanları üretenlerin farkındalık ve duyarlılıklarının artacağını ummaktayız.

-Tesisinizde atık gruplarını nasıl ayırıyorsunuz ve nasıl bir geri dönüşüm işleminden geçiriyorsunuz?  

Tesisimize gelen atık gruplarını, yönetmelikte de belirtildiği üzere 10 gruba ayırıyoruz ve geri dönüşüm işlemine bu gruplamaların uygun ünitelere iletilmesi ile devam ediyoruz. Kimi ürünler, içerisindeki tehlikeli maddeden dolayı öncelikle demontaj ünitesinde ayrıştırılırlar ve içerisindeki tehlikeli kısım, tehlikeli atık ara depolama alanına gider ve ondan sonra kalan parçaların geri dönüşümü gerçekleşir. Bazı maddeler ise, değerliliklerinden dolayı önce demontaj ünitesinde ayrıştırılırlar.

Tesisimizde bulunan floresan ünitesi, toner ünitesi ve kablo geri kazanım ünitesinde de bu gruptaki atıkların geri kazanımı gerçekleşir. Tesisimiz, yıllık 17 bin ton atık elektronik atık işleme kapasitesine sahiptir.

Elektrikli ve elektronik aletlerin geri dönüşümü konusunda gerçekleştirdiğiniz Ar-Ge faaliyetlerinden söz eder misiniz? 

Elektrikli ve elektronik atıklardan biri olan floresanlar, E-atık türleri içerisinde en tehlikelilerindendir. Az miktarda cıva içermektedirler. Zehirli cıva buharının çevreye karışmaması için, eski floresan lambaların diğer çöplerden kesinlikle ayrılması gerekmektedir. Sadece o zaman cıva kontrollü bir şekilde uzaklaştırılabilir ve kullanılmış camdan faydalanılabilir. Bu yüzden yakın bir geçmişe kadar toprağa gömülen floresanlar geliştirdiğimiz prosesimizle, Türkiye’de sadece Exitcom tesislerinde geri dönüşebilmektedir.

Ayrıca, tonerler içinde aynı durum söz konusudur. Tonerler yakılarak, floresanlar ise gömülerek bertaraf ediliyordu. Fakat geliştirilen proses ile Türkiye’de sadece Exitcom tarafından, geri kazandırılabilmektedir.

Bu konudaki yasal mevzuatlar ve düzenlemelerle ilgili görüşleriniz ve beklentileriniz nelerdir?

Mayıs 2012’de bu konu ile ilgili yönetmelik çıkmıştır. Yönetmelik ile görev paylaşımı yapılmaya başlanmış, daha çok atık toplanması için yapılacak düzenlemeler belirlenmiştir. Belirli yükümlülükler taraflara yüklenmiştir. Fakat henüz eksiklikler vardır ve temennimiz bu geçiş sürecini ülke olarak hızlı atlatmaktır.

– Kablo atıklarının geri kazanımı konusundaki  çalışmalarınızla ilgili açıklama yapar mısınız? Türkiye’de yıllık ne kadar bir kablo atığı oluşuyor ve ne kadarı geri kazanıma uğruyor?

Türkiye’de yıllık 120 bin tona yakın atık kablo oluşmaktadır. Atıkların çıktığı alanlar kablo türleri kadar çeşitlidir. Tamirat sonucu çıkan kablolar, telefon hattı kabloları, kablo üretiminde oluşan hatalı ürünler ve e-atık ürünlerden çıkan kablolar bunların bazılarıdır.

Atık kablolar demir dışı metal içeriği bakımından çok önemli bir hammadde kaynağıdır. Ekonomik ve ekolojik nedenler atık kabloların içerisinde bulunan maddelerin tekrar değerlendirilmesini gerekmektedir.

Çevreye zararsız kablo geri dönüşümü uzmanlık ve teknik bilgi gerektirmektedir. Çeşit ve içeriklerine göre ayrılıp sınıflandırılan kablolar, geri dönüşüm sürecinden sonra; bakır, alüminyum, kurşun ve plastik gibi hammaddelere ayrılarak ekonomiye geri kazandırılmaktadır.

– Çevreye zararsız atık geri dönüşüm konusunda izlenmesi gereken yöntemler nelerdir?

Elektronik atıkların öncelikle lisanslı tesislere gelmesi gerekmektedir. Lisanslı tesisteki uzman operatörler atıkları tanır ve buna göre sınıflandırılmasını yaparlar. Hangi maddenin içerisinde tehlikeli atık bulunduğu ve bu atığın nasıl geri dönüştürüleceğinin bilinmesi gerekir. Exitcom olarak biz, geliştirdiğimiz uzman teknik ekibimiz ve proseslerimiz ile çevreye zarar vermeden geri dönüşüm yapıyor, aynı zamanda ekonomiye katkıda bulunuyoruz.

-Elektrikli ve elektronik cihazlar ile metallerin geri kazanımının yararları ve avantajları konusundaki görüşlerinizi paylaşır mısınız?

Elektronik atık geri dönüşümü küresel ısınma tehdidini azaltan önemli faktörlerdendir.

Elektronik atık içerisinde bulunan metaller kalite kaybına uğramadan sınırsız geri dönüştürülebilmektedir. Üstelik bu süreç boyunca ihtiyaç duyulan enerji miktarı, aynı metalin madenden çıkarılması için harcanan enerji miktarından çok daha azdır.

Geri dönüşüm, enerji tasarrufunu sağlamanın yanı sıra, CO2 emisyonunu da yüzde 95 oranında azaltmaktadır. Alman metal endüstrisi bugün toplam üretiminin yüzde 50’sini geri kazanılmış hammaddelerden yapmaktadır.

-Önümüzdeki döneme yönelik proje ve hedefleriniz nelerdir?

Önümüzdeki dönemde ilk önce ülkemiz için de gerekli olan, bilinçlendirilmenin artması için yaptığımız projelerimiz devam edecektir. Bilinçlenmenin artmasına orantılı olarak da toplanacak atık miktarını arttıracağımızı düşünmekteyiz.

Yönetmelik hedefi olan kişi başı  dört kilo elektronik atık hedefinin tutturulması için yapacağımız çalışmalar bizim işleme kapasitemize ulaşmamızı sağlayacaktır.

Ayrıca sosyal sorumluluk projeleri ile tabir edilen çevreye olan yatırımlarımız artarak devam edecektir.

-Türkiye’de genel olarak atık yönetimi konusundaki uygulamalar ve biyo enerjinin önemiyle ilgili görüşlerinizi öğrenebilir miyiz? Bu konuda, Türkiye’yi dünya standartları açısından karşılaştırır mısınız?  

Türkiye’de atık yönetimi tam olarak oturmamış bir kavram olsa da farkındalığın ve duyarlılığın artması ile ileriki dönemlerde daha ciddi adımların atılması sağlanacaktır.

Biyo enerji de, diğer yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımındaki artış gibi doğru oranda artmaktadır. Türkiye’ de yavaş yavaş bu kaynakları kullanmaya başlayan bir ülkedir. Bu konudaki çalışmalar, Ar-Ge ve uygulamalar son yıllarda ivmelenerek artmaktadır.

About author

Ahu Binici
Ahu Binici 1369 posts

Yıldız Teknik Üniversitesi mezunu olan Ahu Binici, Alternatif Enerji Platformu’nun kurucu ortaklarından olup, aynı zamanda Alternatifenerji.com’un sosyal medya yöneticiliğini yapmaktadır. TemizDünya Ekolojik Yatırımlar Ltd. Şti.’de 4 yıl boyunca çeşitli Birleşmiş Milletler, Kalkınma Ajansı gibi çeşitli kurumların işbirliğinde gerçekleştirilen ekoloji, temiz enerji ve farkındalık projelerinde proje koordinatörlüğü yapmıştır. Bugüne kadar çevre alanında çalışan farklı STK’larda gerçekleştirilen projelerde görev almıştır. Genç Çevre Girişimi Platformu’nun ve Denge Ekoloji Derneği kurucu üyesi ve Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi Genç Delege’sidir. Silikon Vadisi kurumu Founder Institute tarafından desteklenen Ecotrend Yaşam Stili Platformu’nun ve Ecoana'nın kurucu ortağıdır.

You might also like

Sektörel Röportajlar 0 Comments

Ibrahim Ocak: “Güneşte İşin Sigorta Boyutundan Hiç Konuşulmuyor”

İSTANBUL – 30 yıla yakın bir süredir güneş enerjisi pazarında var olan ekoSolar’ın kurucusu İbrahim Ocak, güneş enerjisi piyasasında lisanlı ya da lisansız üretimle ilgili finansman sorunu olmadığının gerçeği yansıtmadığını

Elektrik Satışı 0 Comments

“Enerji Piyasasını Seçtiğim İçin Ailemden Hep Özür Dileyeceğim”

“Bir Fincan Sohbet” serimize başlamamızdaki en önemli neden, enerji sektörünün çok fazla gri – lacivert takım elbiseli ve erkek dominant bir yönetici kadrosunun olması ve benim bir kadın olarak bundan

RÖPORTAJLAR 0 Comments

Evrim Ergin: “Öncelikli Amacımız Eğitim

İSTANBUL – Enerji Gazetecileri ve Medya Derneği Başkan Yardımcısı Evrim Ergin enerji sektöründe mesleki anlamda bilgi eksikliği olduğunu ima ederken, kurdukları dernekle ilk amaçlarının gerçekleştirecekleri etkinliklerle ‘eğitim’ olacağını, enerji konusunda