Çalı Tohumundan Ucuz Biyoyakıt Üretimi

Çalı Tohumundan Ucuz Biyoyakıt Üretimi

Güney Cal ifornia’nın geniş banl iyö bölgesindeki isimsiz bir serada bulunan bol yapraklı çalılar, bir hektarlık alanı kaplıyor. Jatrofa adlı yenilebilir olmayan bu bitki, değerli bir ürün veriyor: rafine edilerek düşük karbonlu jet yakıtına veya mazota dönüştürülebilen yüksek kaliteli yağ.

12_Switchgrass_ecotype_mixture_18_wks_after_plantingYaklaşık altı yıl önce biyoyakıt alanında bir sonraki büyük fırsat olarak ilan edilen jatrofa, yüz milyonlarca dolarlık yatırım çekti. Ama ekonomik durgunluğun başlaması ve üreticilerin bu yabani çalının çok az tohum verdiğini ve bunun da kârlı olamayacak kadar petrol üretilmesine imkân tanıdığını keşfetmesiyle, jatrofa gündemden düştü. Ancak bu çalıları yetiştiren biyoyakıt şirketi SGB pes etmedi. San Diego merkezli bu teknoloji şirketi, eskiden onlarca yıl alan bir işlemi gerçekleştirip jatrofa’yı kültüre almayı başardı. Şirket yetiştirdiği melez türlerin 99 dolarlık varil fiyatına sahip petrolle rekabet edebildiğini söylüyor. Buna tıpkı SGB gibi Jatrofa 2.0 diyebiliriz. Brezilya, Hindistan ve başka ülkelerde 100 bin hektardan büyük alanda jatrofa yetiştirmek için anlaşmalar yapan şirket, zamanla yılda 265 milyon litre yakıt üretmeyi hedefliyor. Bu gelişmeler, fosil yakıtlara alternatifler bulmaya çalışan enerji devleri, havayolu şirketleri ve diğer çokuluslu şirketlerin ilgisini çekti. Bunlar jatrofa’yı petrol fiyatlarındaki artışa k arşı b ir güvence ve düşük karbonlu yakıt kullanılmasına dair devlet düzenlemelerine uymanın bir yolu olarak görüyor. SGB’nin Orta Amerika’daki çiftliklerini ziyaret eden Honeywell’in yenilenebilir enerji ve kimyasallardan sorumlu yöneticisi Jim Rekoske, “Bence bu, günümüzde kullanılan uçak yakıtının büyük bir kısmını sağlayabi lecek az sayıdaki biyoyakıttan biri”. Rekoske ve biyoyakıt uzmanlarına göre SGB’nin önündeki en büyük sorun, serada elde ettiği verimi ticari ölçekli üretimde de yinelemek. SGB’nin bilim sorumlusu Robert Schmidt’e göre yabani jatrofa bitkisi normalde, tohum içeren 6 ile 8 sekiz arası meyvenin olduğu bir salkım verir. Melez bir jatrofa’da yetişen greyfurt büyüklüğündeki salkımda 37 tohum sayan Schmidt, “Guatemala’da tek salkımda 60 meyvenin olduğu örnekler var” diyor. Schmidt bilimsel literatürü tararken, botanikçi Bijan Dehgan’ın 30 yıl önce yazdığı az bilinen bir makaleye verilen bir referansa denk gelmiş. Kariyerini jatrofa’yı araştırmaya adayan Dehgan, dünyayı dolaşarak bitkinin 175 türünü listelemiş. Dehgan’ın Guatemala’nın jatrofa için bir cennet olduğu görüşünü dikkate alıp Orta Amerika’ya giderek oradaki bitkilerin genetik yapısını incelemeye başlayan Schmidt, “Bitkinin geldiği bölgede karşılaştığımız genetik çeşitlilik kesinlikle olağanüstüydü” diyor. Bu keşi f, SGB’deki bi l im insanlarının genetik çeşitliliği en fazla ve en verimli bitkileri hızla belirleyip melezlemesini sağlayan DNA dizilimi çıkarma işleminin maliyetindeki düşüşle aynı döneme denk geldi. Bu işlem sıcağa ve soğuğa dayanıklılık gibi kârlı bireysel özellikleri ve mutasyonları tespit etmeyi de sağlıyor. Değerli mutasyonları araştırmak için tek bir jatrofa türünün genetik haritasını çıkarmak SGB’ye 350 dolara mal oluyor. Bu yıl bu rakamın 50 dolara inmesi bekleniyor. İşlemin beş yıl önceki maliyeti neydi? SGB’nin teknoloji sorumlusu Eric Mathur’a göre yaklaşık 150 bin dolar. Bilim insanları normalde yabani bir bitkiyi kültüre almak için umut vadeden iki türü melezler ve melez türün yaşayıp yaşamayacağını görmek için çiçek açmasını umutla bekler. Bu süreç yıllar hatta on yıllar alabiliyor. SGB’nin teknolojisi şirketin verimlilik potansiyeli olan melez türleri, bitkileri melezlemeden önce laboratuvarda moleküler düzeyde belirlemesini sağlıyor. Mathur “Bu eskiden 10 yıl süren bir keşif süreciyken, şimdi 10 ay sürüyor” diyor. Moleküler çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığını ve bunun da aynı başarıyı tekrarlamaya çalışacak bir tarım devi karşısında şirkete beş yıllık bir avantaj sunduğunu söyleyen SGB CEO’su Kirk Haney, “Çok paranız olması önemli değil. Hücrelerin daha hızlı bölünmesini sağlayamazsınız” diyor.

Kaynak: Sabah

About author

Ahu Binici
Ahu Binici 1369 posts

Yıldız Teknik Üniversitesi mezunu olan Ahu Binici, Alternatif Enerji Platformu’nun kurucu ortaklarından olup, aynı zamanda Alternatifenerji.com’un sosyal medya yöneticiliğini yapmaktadır. TemizDünya Ekolojik Yatırımlar Ltd. Şti.’de 4 yıl boyunca çeşitli Birleşmiş Milletler, Kalkınma Ajansı gibi çeşitli kurumların işbirliğinde gerçekleştirilen ekoloji, temiz enerji ve farkındalık projelerinde proje koordinatörlüğü yapmıştır. Bugüne kadar çevre alanında çalışan farklı STK’larda gerçekleştirilen projelerde görev almıştır. Genç Çevre Girişimi Platformu’nun ve Denge Ekoloji Derneği kurucu üyesi ve Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi Genç Delege’sidir. Silikon Vadisi kurumu Founder Institute tarafından desteklenen Ecotrend Yaşam Stili Platformu’nun ve Ecoana'nın kurucu ortağıdır.

You might also like

HABERLER

“Enerji Depolama” Gittikçe Kritik Bir Konu Haline Geliyor

Uluslararası denetim ve danışmanlık firması EY’nin hazırladığı Yenilenebilir Enerji Ülke Çekiciliği Endeksi’ne (RECAI) göre, enerji depolaması, sektördeki şirketler için bir diğervarlık alanı haline gelirken hükümetlerin enerji alanındaki proaktif yaklaşımları pazarı

HABERLER

Avustralya Elektriğinin Yüzde 43’ü Rüzgar Enerjisinden

Avustralya Temmuz ayında elektrik ihtiyacının yüzde 43’ünü ülkenin güneyindeki rüzgar santrallerinden karşıladı. Clean Energy Council’in açıkladığı verilere göre, Avusturalya’nın Güneyinde bulunan rüzgar santralleri Temmuz ayında ülkenin enerji ihtiyacının yüzde 43’ünü

HABERLER 0 Comments

Yenilenebilir Enerjide Akıllı Kolejler

2013 yılında eğitim hayatına başlayan Akıllı Kolejler yeni sezona farkındalıklarıyla giriyor. Yenilenebilir enerji alanında ara eleman ihtiyacının karşılanamaması önemli bir sorun olarak ortaya çıkıyor. Yenilenebilir enerji potansiyelinin kullanımı arttıkça bu