“Bizim Elektrikli Araçlarımızda Şarj İstasyonuna Değil, Sadece Bir Prize İhtiyaç Var”

“Bizim Elektrikli Araçlarımızda Şarj İstasyonuna Değil, Sadece Bir Prize İhtiyaç Var”

DMA Yönetim Kurulu Başkanı Önder Yol: “Gelecek 10 yıl inovasyon yılı olacak, yeni bir teknoloji geliştirmedikçe şirketlerin yaşama şansı olmayacak. Şirketimiz de bunun bilincinde ve dünyada hiçbir firmanın yapmadıklarını başarmaya çalışıyoruz.”

Bir elektrikli aracı, batarya sistemleri dahil tüm parçalarıyla birlikte üreten, Türkiye’de alternatif enerji kullanımı anlamında önemli katkı sağlayan bir şirket DMA. DMA, 2007 yılında çalışmalarına başlayarak önce 60 km., daha sonra sırasıyla 120, 178. 280 km menzilli araçlar üretmiş. Son olarak 420 km menzilli seri üretimdeki aracı için TÜV ile menzil testini gerçekleştirmiş ve bir rekora imza atmış. Şirket lityum iyon üstün teknolojili bataryaların dolum süresi ise 75. dakika gibi kısa bir sürede gerçekleştirilebiliyor. Her yerde şarj edilebilme özelliğine sahip olan bu araç ve bataryaların dizaynı ve tüm yazılımları da yine Türkiye’de kendi bünyelerinde yapılıyor. Türkiye’de bir ilki gerçekleştiren DMA bu inovatif araçlarını ihraç etmeye de hazırlanıyor. Güç sistemleri alanında Kanada hükümetiyle pazarlığa tutuşan DMS, inovatif ürünlerini Amerika kıtasına da ihraç edecek.

Burada sizlerle aslında 2,5 saat süren bu ziyaretimizin bir kısmını paylaşıyoruz. DMA Yönetim Kurulu Başkanı Önder Yol’a bize ayırdıkları zaman ve başarıları için minnet ve teşekkürlerimizi buradan tekrarlamak istiyoruz. Kendileri ile başarıları ve elektrikli arabaların geldikleri noktayı konuştuk. Bu röportaja vesile olan ve DMA’ya evirici teknolojileri konusunda destek veren ülkemizin en başarılı yerli evirici (inverter) üreticisi Mavisis Teknoloji Fatih Kavaslar’a buradan tekrar teşekkür ederiz.

Araç üretimi dahilinde yaptığınız çalışmalar neler?

alternatif-enerji-dma-bataryalarŞu anda bir araçtaki bütün yazılımı, dizilimi, alt yazılımı, üst yazılım, bataryayı aklınıza gelebilecek her önemli parçayı şirketimiz bünyesinde yapıyoruz. Kendi bünyesinde gerçekleştirdiği üretimiyle bir şirkete tam anlamıyla hâkim olabilen, dünyadaki tek şirketiz.

“Yurtdışına teknoloji ihracatımız başladı”

Teknoloji üreten bir firma olarak bu çalışmalarınızı yurt dışına ihraç etmeyi planlıyor musunuz?

Gelecek 10 yıl inovasyon yılı olacak, yeni bir teknoloji geliştirmedikçe şirketlerin yaşama şansı olmayacak. Şirketimiz de bunun bilincinde ve dünyada hiçbir firmanın yapmadıklarını başarmaya çalışıyoruz. Ürettiğimiz araç, bu alanda tüm dünyada ismini duyuran firmaların önüne geçebilecek teknolojik bir düzeye sahip. Güç sistemleri alanında Kanada hükümetiyle pazarlıktayız, böylece ürünlerimizi Amerika kıtasına da ihraç edebilecek bir noktadayız.

Son geliştidiğiniz teknolojik aracınızın dünyadaki benzerlerinden farkları var mı?

Araçlarımız Çin’de test edildi. Dünyadaki elektrikli araçlara oranla yüzde 25 daha fazla tasarruf sağlıyor. Dünyadaki benzerleri 85 kilowatt/satte 350 kilometre gidiyor. Bizim aracımız ise 53 kilowatt/satte 450 kilometre gidiyor. Bu test farkıyla kanıtlandı. Bu testin en önemli özelliği, bizim laboratuvar ortamının yanı sıra, gerçek yol durumunda gerçekleştirmemiz. Elektrikli araç teknolojisinde dünyada en iyi olduğumuzu iddia ediyoruz. Şu anda deneme aşamasında tek şarj ile 600 km yakalamış durumdayız ve 1.200 km üzerinde çalışıyoruz.

Türkiye’de elektrikli araçlar talep görüyor mu?

Biz 2 seneden bu yana sürekli araba satışı gerçekleştiriyoruz. Ben bunu 2 haftada bir görsel ve yazılı medyada yaptığım açıklamalarla duyuruyorum. Fakat dünyada yeterli bir miktarda satış söz konusu değil. Dünyadaki tüm elektrikli araç üreticileri bir araya gelse, yıllık satış rakamı yıllık 50 bine ulaşmıyor. Avrupa’da konvansiyonel araçlar için dört beş ay beklenirken, elektrikli araçlar hemen teslim ediliyor. Dolayısıyla, çok küçük miktarlarda satışlar söz konusu.

Elektrikli araçların içten yanmalı araçlara göre düşük performanslı olduğu yönünde genel bir kanı söz konusu, daha az satılma nedenini bu yargı mı oluşturuyor?

Elektrikli araçları doğru bir şekilde imal etiğinizde, içten yanmalı araçlara göre hem performans yönünden hem de çevreci yönleri ile çok üstün özellikler taşır. Dünyada elektrikli araçlara yönelik yanlış bir algılama var. Elektrikli araç sistemleri ağaçlarda yetişir, su verirsiniz büyür gibi basit bir görüş söz konusu. Elektrikli araçların hiç böylesine basit bir sistemi yok. Bataryalarda enerji depolanır, motor bağlantısı, inverteri vs. gibi elektriğe dönüştürmek için birbiriyle bağlantılı, uyumlu birçok sistemin dizaynının, üretiminin yapılması gerekir. En ufak bir uyumsuzlukta araç çalışmayacak, hatalar söz konusu olacaktır.
Aracın bataryasından gücü alıp motora verebilmek, aracı yolda tutabilmek, dengesini sağlayabilmek, frene bastığında durdurabilmek, sonrasında şarj edebilmek önemli aşamalar.
Şu anda dünyada elektrikli araçları şarj edebilme sorunu var. Ama biz bu sorunun da üstesinden geldik, her yerde şarj edilebilen araçlara ürettik. Dolayısıyla bu olumsuz önyargıyı çürütebiliriz.

Bu önyargıyı yenmenin yolları neler?

Bu çevreci, temiz enerjili araçların yaygınlaşması için Amerika başta olmak üzere dünyadaki ülkeler şirketlere teşvikler veriyor. Ayrıca araçların yollarda artmasına yönelik vatandaşlarını da teşvik edici uygulamaları var. Güneş enerji sistemlerini kullananlara vergi uygulanmıyor, indirimli araç alım şartları uygulanıyor. Türkiye’de ise teşvikleri bırakın, araçları kullananların yaygınlaşması için böyle bir altyapı çalışması mevcut değil.

Çinli şirketle ortaklık

IMG_5471Peki gelecekte ne olacak?

Elektrikli araçlar ve enerji depolama sistemleri dünyanın geleceği. Bu sektörde, bence en önemli diğer konu bataryalar. Elektrikli araçlardaki günümüzün teknolojik bataryası; Lityum İyon’dur. Bu yeni jenerasyon bataryaları dünyada ilk olarak geliştiren şirketler ise müzik şirketleridir. Bu teknoloji daha sonra geliştirilerek elektrik araçlarda da kullanılmaya başladı. Bizim bu alanda da Mavisis Teknoloji ile beraber yürüttüğümüz çalışmalar var. Tesla Motors tarafından açıklanan PowerPack batarya sistemlerinin kapasitesine biz aslında 2 sene kadar önce ulaşmıştık. İTÜ Maslak Teknokent’teki ar-ge merkezimize gelenler buradaki 40 kw kapasiteli depolama ünitelerimizi görebilirler.

Tüm bu başarılarımız sonucunda dünyada tanınan bir teknoloji şirketi olduk ve 2015 itibarı ile Çin’deki dev bir batarya şirketi ile yüzde 49- yüzde 51 oranında ortaklığımız var. Tüm know-how’ı, teknolojiyi biz üretiyoruz, Çin’in iş gücünden ve teşviklerinden yararlanıyoruz. Şu anda binlerle ifade edilecek satış rakamları için anlaşmalar yaptık. Yani geleceğin teknolojisi için ileriye dönük projelerimize de hazırlanıyoruz, zira gelecekte elektrikli araçlarla rekabet edilemeyecek.

Kaç adet araç üretiyorsunuz, ileriye dönük olarak planladığınız üretim miktarından da bahseder misiniz?

Şu an Türkiye’de yüzlü rakamlarla üretiyoruz. Yüzlü rakamlar dünyada çok küçük bir rakam. Üretimde 10 bin adede ulaşmayı hedefliyoruz. Türkiye Cumhuriyeti, temiz enerji konusunda Avrupa topluluğunun kararlarını uygularsa elektrikli araç üreticisi olarak normal dizel fiyatına ulaşırız. Tabi Türkiye pazarında bir rakam hedeflemeniz için bir devlet vizyonunuzun olması lazım. Bu da şu anda Türkiye pazarında mevcut değil.

Türkiye’de elektrikli araç kullanımını artırmak için ne tür çalışmalar yapılabilir?

Adedi artırmanın yolu çok büyük bir yatırım ile seri üretime geçmek ya da devlet desteği almak. Ayrıca vergi ödemek yerine çevreci araç kullandığı için insanlar ödüllendiriliyor.
Örneğin Çin Hükümeti, elektrikli araç alan insanlara destek oluyor ve geri ödeme yapıyor. Avrupa’da da benzer şekilde geri ödemeler yapılıyor.

Şarj istasyonlarının da eksikliğinden söz edilebilir değil mi?

Türkiye’de ise şarj istasyonlarını yaygınlaştırma konusunda dahi ilerleme kaydedilemedi. Biz de yeni araçlarda istasyon ihtiyacını ortadan kaldırdık. Her aracın kendi şarj aleti var. Dolayısıyla bizim sadece fişe ihtiyacımız var. Biz şöyle bir öneride bulunduk “Şarj ünitelerini biz kendimiz kuralım, siz bizden herhangi bir kira vs istemeyin” ama fiş için bile kira isteniyor. Devlet destek vereceğine, araç şarj ünitelerinden kira alınmasına izin veriyor. Türkiye Cumhuriyeti teknolojide daha çok yabancı şirketleri destekliyor maalesef. Türkiye’de teknolojinin geliştirilmesine destek olunmuyor.

Türkiye’de yerli araç, ithal araçlarla rekabet edebilecek düzeye gelebilir mi?

Türkiye’de yerli üretimle ithalatı karşılaştırdığınızda yerli üretiminin rekabet şansının olmadığını görürsünüz. Bu tüm dünyada da böyledir. Bir başlangıç yapmak istiyorsanız şansınız yoktur. Özellikle Türkler ithal arabalara karşı çok hassaslar ve en iyisini yurtdışında yapılabileceği konusunda önyargıları var. Türkiye’de böyle bir vizyon yok.

Röportaj: Hüseyin Bumin Ekmekçi

 

About author

Huseyin Bumin Ekmekci
Huseyin Bumin Ekmekci 2122 posts

İ.Ü. İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünden mezun H. Bumin Ekmekçi. 15 yılı aşkın süredir ağırlıklı olarak, sektörel ve kurumsal yayıncılık alanında yazı işleri, editör, yayın direktörlüğü ve sorumlu yazı işleri müdürlüğü pozisyonlarında görev yapmaktadır. Kendisi platformumuzda muhabir olarak görev yapmaktadır.

You might also like

HABERLER

150 Kamu Binasında 45 Milyon TL’lik Tasarruf Hedefi

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, kendi bakanlığının binasına yaptırdıkları yalıtım sayesinde yüzde 46’lık verim elde ettiklerini söyledi. Yıldız, 150 kadar kamu binasının yalıtımıyla da yaklaşık 45 milyon liralık

HABERLER

Jeotermal Enerjide Öğrenci İndirimi Başladı

16 bin konuttan 13 bininin jeotermal enerjiyle ısındığı Kütahya’nın Simav ilçesinde üniversitede okuyan öğrencilere belediye yüzde 25’lik indirimli tarife uyguluyor. Belediye Başkanı Kasım Karahan yüzde 25’lik jeotermal indirim desteğinin ilçede

Elektrik Satışı

EÜAŞ Yurt Dışında da Hizmet Sunacak

Devletin elektrik üretimi faaliyetleri yürüten şirketi Elektrik Üretim Anonim Şirketi (EÜAŞ) yurt dışında hizmet sunmak amacıyla şirket kuruyor. Enerji alanındaki kamu kuruluşlarının yurt dışında da hizmet vermesi yönünde çalışmalar yapılıyor.