“Asıl Amacımız, Uzun Dönemli Bir Karbon Piyasasının Oluşması”

“Asıl Amacımız, Uzun Dönemli Bir Karbon Piyasasının Oluşması”

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Yetkilisi Jan Willem Van De Ven: “Asıl amacımız, uygun bir karbon fiyatlandırması gerçekleştirerek, desteğe gereksinim duymayan uzun dönemli bir karbon piyasasının oluşmasıdır” dedi.

Sürdürülebilir Üretim Tüketim Derneği tarafından düzenlenen III. İstanbul Karbon Zirvesi İstanbul Teknik Üniversitesi Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde gerçekleştiriliyor.
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Yetkilisi Jan Willem Van De Ven, konferansta yaptığı konuşmada, 2015 yılının insanlık tarihi boyunca en sıcak yıl olduğuna değinerek, globak ısınmanın bu durumu daha da kötüleştireceğini söyledi. Van De Ven, Paris İklim Zirvesi’nde varılan anlaşmayla belirlenen dünyanın ısınmasının 2 derecenin altında tutulması için 8 ile 13 trilyon dolar arasında bir kaynağa ihtiyaca duyulduğunu belirterek, “Asıl amacımız, uygun bir karbon fiyatlandırması gerçekleştirerek, desteğe gereksinim duymayan uzun dönemli bir karbon piyasasının oluşmasıdır” dedi.

Van De Ven, yeşil ekonomiye dönüşümün insanlık için çok önemli olduğunu belirterek, ekonominin yüzde 40’ının yeşil olmasını hedeflediklerini söyledi. Özel sektörün katılımıyla, bir özel sektör piyasası oluşturtarak piyasayı dönüştürmek istediklerini kaydeden Van De Ven, her yıl 77 milyon ton karbon azaltımı sağladıklarını dile getirdi.
Van De Ven Türkiye’de de sürdürülebilir şehirler oluşturmayı amaçladıklarını dile getirerek, “Türkiye’de yenilenebilir enerji projelerine destek veriyoruz. Yeşil ekonomi dönüşüm hedefine destek olabilecek sürdürülebilir projeleri destekliyoruz. Karbon piyasasının gelişimi konusunda gönüllü piyasayı desteklemeye çalışıyoruz. Bankaların ve özel sektörün de bu alana ilgi duymasını istiyoruz” diye konuştu.

“Kamu ve özel sektörün yönü hedefe çevrilmeli”

Uluslararası Finans Kurumu (IFC) Temsilcisi Patrick Alexander Avato’da konferansta yaptığı konuşmada, dünyadaki ikinci büyük ofislerini Türkiye’de açtıklarını belirterek, “Kalkınma görevimiz ve hedefimiz var. İklim değişikliğiyle ilgili mücadelede yenilenebilir enerji en önemli unsurlardan birini oluşturuyor. Sürdürülebilir çevresel çözümler ortaya koyuyoruz. Bu yöndeki atılımları gerçekleştirmek istiyoruz” dedi. Avato dünyanın ısınmasının 2 derece altında kalması için gereken trilyonlarca doların kamu ve özel sektörü bu yöne doğru çevirmekle mümkün olabileceğini dile getirdi.

“İklim değişikliği hayatımızdaki en büyük tehlikelerden biri”

İslami Kalkınma Bankası Yetkilisi Tolga Yakar’da konuşmasında, iklim değişikliğinin hayatımızdaki en büyük tehlikelerden biri olduğunu vurgulayarak, kalkınmada da en büyük engellerden birini oluşturduğunu ifade etti. Yakar İslami Kalkınma Bankası olarak önceliklerini enerji ve ulaştırma alanları olarak belirlediklerini ifade ederek, enerjide enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, ülkeler arası bilgi transferi, ulaştırmada ise, temel yolların açılması, ulaşım koridorlarının genişletilmesi ve herkesin her yere ulaşımının gerçekleşmesinin sağlanmasını amaçladıklarını dile getirdi. Yakar, küresel iklim değişikliğiyle ilgili mücadeleye yönelik projelere fizibıl mı değil mi diye değil “bankable mı değil mi” diye bakmak gerektiğini söyleyerek, iklim değişikliğiyle mücadele açısından strateji gerçekleştirdiklerini de sözlerine ekledi.

“Sorun ortak, çözüm de ortak olmalı”

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan Mehrali Ecer’de konferansta yaptığı konuşmada, iklim değişikliğinin günümüzün en önemli problemlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, “Ortalama sıcaklık 1 derece artmış durumda. Sanayi devrimiyle birlikte karbon salınımı pik yapmış durumda. Sorunun insan kaynaklı olduğu bilimsel olarak ortaya konuyor. Enerji, ulaştırma, atık, tarımda kullanılan gübre, sanayi karbon salınımını artırıyor. Fosil yakıtları ile kalkınmanın bedelini tüm dünya ödüyor” dedi. Sorunun ortak olduğunu, çözümün de ortak olması gerektiğine değinen Ecer, iklim değişikliğinin ekonomiyi de olumsuz etkilediğinin altını çizdi.

“Güneş enerjisi maliyetleri düşecek”

Zorlu Enerji Genel Müdürü Sinan Ak’da konferansta yaptığı konuşmada, güneş enerjisinin etkisinin önümüzdeki dönemde ortaya çıkacağını öngördüklerini dile getirerek, dünyada elektrik toplam kurulu gücünde güneş enerjisinin payının yüzde 26 seviyesine çıkacağının öngörüldüğünü belirterek, Türkiye’de ise 2040’lı yıllarda elektrik toplam kurulu gücünün yüzde 12’sini kurulu güçten sağlanacağının hedeflendiğini söyledi. Güneş enerjisinin maliyetinin 8-9 cent civarında olduğuna değinen Ak, 2040’lı yıllarda 6 centlerin altına ineceğinin ve fiyatların düşeceğini dile getirdi. Ak böylece, insanların yenilenebilir enerji kaynaklarına daha rahat ulaşabileceklerinin dile getirdi. Ak, elektrikli araçların içten yanmalı motorlarla 2022’de aynı fiyata geleceğinin tahmin edildiğini ifade etti.
Ak, güneş paneli fabrikası kurma hedefi belirlediklerini de sözlerine ekledi.

Konferansta Düşük Karbon Kahramanı Ödül Töreni düzenlendi.

About author

Huseyin Bumin Ekmekci
Huseyin Bumin Ekmekci 2122 posts

İ.Ü. İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünden mezun H. Bumin Ekmekçi. 15 yılı aşkın süredir ağırlıklı olarak, sektörel ve kurumsal yayıncılık alanında yazı işleri, editör, yayın direktörlüğü ve sorumlu yazı işleri müdürlüğü pozisyonlarında görev yapmaktadır. Kendisi platformumuzda muhabir olarak görev yapmaktadır.

You might also like

HABERLER

Avrupa’da Sürdürülebilir Enerji Üzerine Master ve Burs İmkanı

KICs’in InnoEnergy sürdürülebilir enerji çalışmaları kapsamında, üniversitelerin mühendislik ve bilgisayar bilimleri bölümlerinden mezun olan gençlerin başvuru yapabileceği yüksek lisans programları sunulmaktadır. İnovasyon ve girişimcilik alanlarında, Avrupa’nın Amerika ve Asya kıtalarındaki

HABERLER

“Yenilenebilir Enerjide İlk Üçe Girmeyi Hedefliyoruz”

 Doğal gaz dağıtım şirketleri ve enerji yatırımlarını Enerya markası adı altında bir araya getiren STFA Holding, dün (22 Ocak 2014)  Çırağan Sarayı’nda gerçekleştirilen bir basın toplantısı düzenledi. Sizler için takip

Enerji Verimliliği

Türkiye, Endüstriyel Elektriğe Yüzde 16,1 Oranında Daha Fazla Harcıyor

Türkiye’nin yüzde 16,1 oranında enerji verimliliği potansiyeli bulunuyor. Türkiye’nin potansiyeli Almanya ve İspanya’dan yüksek olsa da Çin, Hindistan, ve Rusya gibi gelişmekte olan ekonomilere sahip diğer ülkelere oranla daha düşük.

0 Comments

No Comments Yet!

You can be first to comment this post!

Leave a Reply