“Aramızda Elektrik Var” Enerji Sektörüne Işık Tutacak

“Aramızda Elektrik Var” Enerji Sektörüne Işık Tutacak

EPDK Başkanı Hasan Köktaş’ın önsözüyle piyasaya çıkan “Aramızda Elektrik Var” kitabının uzun yıllar enerji sektöründe yer almış olan yazarı Figen Özer’le yaptığımız röportajımızı siz Alternatif Enerji takipçileri ile paylaşıyoruz:

Bize kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Elbette. Hayatımın enerji sektörü ile kesişen alanından kısaca bahsetmek gerekirse, üniversite son sınıfta giriş yaptığım bir sektör enerji sektörü. Oldukça şanslıydım açıkcası, sektörün iyi oyuncularından birinde kurumsal bir çatı altında çalışma fırsatı buldum. Bizim operasyon adını verdiğimiz serbest tüketicilerle ilişkilerin sorumluluğunu taşıyordum. Zaman çabuk geçiyor, 2005 yılından itibaren Eylül ayında 8. yıla gireceğim sektörde.

figen_ozerBu süre içinde hep enerji ticareti alanında mı çalıştınız?

Hayır. Neden hayır derseniz, o zamanlardan itibaren bu sektörde kalmayı ve uzmanlaşmayı hedefleyen biri olarak, 2008 yılında artık 3 yıldır çalıştığım şirkette koza kimliğimi tamamladığımı düşündüm. Kelebek olarak uçabilme niyeti ve girişimi ile istifa ettim. Ancak o dönemde sektörün ısrarlı bir şekilde mühendis diplomalı personel talebi vardı. Oysa bizlerden çok ilerde olan yani bizim geçiş dönemimizi yaşamış, atlatmış ülkelerin piyasa yapısına bakınca o dönemdeki tecrübemle birlikte gözlemlediğim nokta şuydu, elektrik bir meta olarak satılabilir ve bu süreçte ekonomist, finansçı, işletme diplomalı biri de bu işin önemli bir parçası olabilir. Haliyle sektörden çıkmadım ve direksiyonu karbon ticareti ve enerji verimliliği tarafına kırdım. Yurtdışından, güzel bir bütçesi olan yani iyi bir rakamla finanse edilen bir proje geldi Türkiye’ye. Bunun koordinatörlüğü görevini üstlendim. 10 otelde enerji tüketim noktalarında verimlilik ve emisyon azaltımı hedefiyle bir ekip çalıştı ve 6 aylık bir süre sonunda projeyi teslim ettik. Sonra işin içine bu kadar entegre olunca kendim bir proje geliştirdim ve teknik bir şirketle işbirliği yaparak akaryakıt istasyonunda realize ettik. Hemen akabinde yine kendi uzmanlığıma döndüm, bir elektrik üretim şirketi ile birlikte çalışmaya başladım. Aynı rotada devam etmekle birlikte son işim de bir yönetim danışmanlığı şirketindeydi, bu kez uzmanlığımı, sadece iş geliştirmek için değil, gerektiği durumlarda diğer enerji şirketlerinin süreçlerini yönlendirmek için kullandım.

Peki bir kitap yazma fikri nasıl oluştu ?

Sadece iki kelimelik bir cevabı var aslında: sektörün koşulları. Buna alt başlıklar açarsak bahsedebileceğimiz çok şey var. Kısaca bahsetmek gerekirse gerek çalıştığım şirketlerde, gerek işbirliği yaptığım tüketicilerde gerekse sektörün genelinde gözlemlediğim bir takım realiteler vardı. Bunlar bir yanda birikiyordu. Katıldığım ve katılmadığım realiteler. Bir yandan da son işim bana önemli bir fırsat sağladı. Bu da sektörün oyuncularını daha net gözlemlemek yani kalenin içinden gözlem yapabilmek. Haliyle, benim biriktirdiğim o detayların ve anekdotların aslında bir istisna değil genele hakim olan bir durum olduğundan tereddütsüz emin oldum. Bu sefer bir proje şekillendi kafamda ve bunlar metin halinde akmaya başladı. Yazarken, yani ellerim klavyedeyken,  bir kitap haline getirme noktasına odaklı değildim. Sadece atlanan ama mevcut rekabet ortamında aslında daha kritik olan detaylar nedir, neyi aktarmalıyım sorusuna odaklandım. Ve bitince ortaya çıkan işe şöyle bir bakınca, evet dedim bunları kesinlikle bir kitap halinde hedef kitlesine ulaştırmalıyım.

Kitap, EPDK Başkanı Hasan Köktaş’ın önsöz yazdığı ilk kitap olması bağlamında da önemli . Nasıl gerçekleşti bu işbirliği?

Bunda benim girişimimin payı kadar Hasan Bey’in tutumunun da çok katkısı var. Metin nihai halini aldığı zaman, yayınevi tarafının ön kapak sonnabzını ölçmek için ön görüşmeler yapmaya başlamıştım. Olumlu dönüşler aldıktan sonra, yayınevi tercihi yapmadan önce, Hasan Bey ile görüşme aşamasına geçtim. Çünkü hedefim EPDK’yı da temsilen kitabın arka sayfasında bir kaç cümle da olsa görüşünün olmasıydı. Çok istemiştim çünkü bu kitabın tasdiklenmesi de anlamına geliyordu benim için. Kendisine twitter üzerinden mesaj attım, projemden bahsettim. Davet etti. Ankara’ya uçtum. Yüzyüze anlattım, bir metin kopyası bıraktım. Sağolsun okudu ve görüşlerini paylaştı ki ben de Önsöz olarak değerli yorumlarına kitapta yer verdim.

Kitabın adının bir hikayesi var mı ?

İlk etapta kitabın adı yoktu.  Yani 200ü aşkın sayfanın yer aldığı dosyanın adı bilgisayarımda sizdebilin.com diye kayıtlıydı. Bildiğiniz gibi bu kitabın portalının adı. Bu metni kitap haline getirmeye karar verdiğimde üzerinde biraz daha çalışmaya karar verdim. Çünkü geçişleri olan, tüketicinin daha rahat okuyup algılayabileceği bir içerik haline getirebilmek istiyordum. İşte o çalışmaya koyulduğum haftalarda bu isimle uyandım bir sabah. Kulağa komik geliyor ama öyle. Yani EPDK Başkanı Hasan Köktaş’a ve yayınevlerine götürdüğüm metinlerin üzerinde bu ad vardı.  Gelen tepkilerden de oldukça memnunum.

Akademik bir kitap olmaması da dikkat çekici.  Üslubunuz oldukça sade ve anlaşılır…

Aslında bu kitaba özel bir durum değil bu uslup. Benimle iş birliği yapan tüketiciler bunu bilirler. Zamanında kendileri ile yaptığım görüşmelerde de öncelikle konuya dair bilinçlenmelerini hedeflemişimdir. Çünkü her zaman tüketicinin algısına hitap eden noktada onların anlayabileceği bir dil kullanılması taraftarıyım. O nedenle gelen yorumlara da istinaden diyebilirim ki evet kitap çok anlaşılır. Her zaman dediğim gibi, şayet sektörel bir rapor ya da referans kaynak çalışması yapıyor olsaydım, elbette dipnotlu, sektörün terminolojisinin yer aldığı bir içerik olurdu ki bu benim öncelikli hedef kitleme hitap eden bir uslup değil. Tüketicinin, kendilerine lazım olmayacak teknik detayları öğrenmeye değil, farkındalıklarını besleyecek bilgileri anlayabilecekleri dilde duymaya ve öğrenmeye ihtiyacı var.

Sizin için tüketici dostu enerji uzmanı diyebilir miyiz? Çünkü ortada bir tüketiciye elektrik satışı var ve satışta müşteri yanında olmak çok rastlanır bir durum değil.

Aslında benim kişisel tutumumdan öte, piyasanın özelliklerine bakınca olması gerekenin bu olduğunu düşünüyorum. Her ne kadar sektör, bir tüketici ile bir enerji şirketi arasında geçen bu alışverişi sığ bir satış kalıbı içine sokmuş olsa da piyasanın özelliklerine bakınca çelişen birçok nokta var. Her şeyden önce talebini kendisi yaratan bir sektör. Yani enerji piyasasının kural çerçevesi gereği her yıl serbest tüketici limiti aşağı çekiliyor ve potansiyel giderek artırılıyor. Hali hazırda ihtiyacını kamu aracılığı ile giderebilen bir potansiyelden bahsediyorum. Ve bir enerji şirketi daha düşük fiyatla elektrik tedarik etme taahhütü ile beliriyor. Sadece bir kaç tane değilki, onlarca enerji şirketinden bahsediyoruz. Haliyle bu fotoğrafta, hizmet kalitesini geri plana atan bir tutum oldukça yanlış. Hem müşteri avına odaklanmış bir tedarikçi için, hem de sadece teklif edilen iskonto oranına odaklı tüketici için oldukça yanlış. Dolayısıyla, uzun vadede karlı bir sözleşme için, iki taraf için de altı çizilmesi gereken detaylar var. Ki ben de işte bu noktalara odaklanarak kitapta aktarmaya çalıştım. Kitabın mantrası çok net: Farkında ol, temkinli ol ama önyargılı olma.

“Ben Farkındayım” denmesi gereken detaylar var demek.  Siz de “Ben Farkındayım” kuralları listelemişsiniz kitabınızda.  Bu kurallar genel olarak ne hakkında?

Aslında basit gibi görünen ama bir o kadar mühim detaylar var. Sadece bu konuda değil her konuda farkındalık eksikliğinin hiçbir faydası yok. Tam aksine zararı var. Çünkü açıldığı kapı zaman ve para kaybı. Kitapda isim vermeden anlattığım gerçek yaşanan hikayeler de var. Onların da örnek teşkil ettiği gibi bu kayıplar asla azımsanmamalı. Ben tüketici farkındalığı arttıkça indirimli elektrik tedariğindeki rekabetin olması gereken rotaya oturacağını düşünüyorum. Tüketi farkındalığı çok önemli. Sadece hatalı iş yapan, hizmet kalitesi düşük seviyelerde olan tedarikçileri ayırt edebilmeleri için değil aynı zamanda hizmet kalitesini beslemek için güzel işler yapan tedarikçileri de farkedebilmeleri için. Elektrik giderleri hem birey hem de kurumlar için ciddi oranda bir sabit gider. Tüketici cephesinde fatura içindeki bedeller, yapılan zamlar gibi çoğu zaman anlam verilemeyen ve hayıflanılan detaylar var. Ki çok da haklılar, buna bir sözüm yok. Ama işte bu sıkıntıya pansuman olabilir bu avantaj sistemi. Ve indirim avantajını hakkıyla kullanabilmek için de bir tüketicinin farkındalığı oldukça elzem.

Tüketicilere sunduğunuz ve “3. Göz” adını verdiğiniz danışmanlık paketiniz de buna hizmet ediyor galiba?

Kesinlikle. Gerek sektörün dinamizmine, gerekse rekabetin nabzına göre, tüketiciyi bilinçlendiren ve bakış açısını parlatan bir danışmanlık. Bu arada altını da çizmek isterim, asla, tekliflere ve fiyata odaklı olan piyasada serseri mayın gibi türeyen bayilik gibi ticaret modelleri ile karıştırılmasın. Benim konseptimde tüketiciyi, yapacağı olası bir işbirliğinde, bu işbirliğinin görünen ve görünmeyen yüzünde bilinçlendirme ve süreç kontrolleri var. Konseptim seçim kararını tüketiciye bırakır.

Biraz “adetten bir soru” gibi gelebilir belki ama , sizce insanlar bu kitabı neden okusunlar ?

Yanlış hatırlamıyorsam, adetten olduğu üzere kısa bir cevap verilmesi gerekiyor bu soruya. O halde tek cümle: okumalarını isterim, çünkü bir sisteme verilecek en güzel cevap farkındalıktır.

About author

Ahu Binici
Ahu Binici 1369 posts

Yıldız Teknik Üniversitesi mezunu olan Ahu Binici, Alternatif Enerji Platformu’nun kurucu ortaklarından olup, aynı zamanda Alternatifenerji.com’un sosyal medya yöneticiliğini yapmaktadır. TemizDünya Ekolojik Yatırımlar Ltd. Şti.’de 4 yıl boyunca çeşitli Birleşmiş Milletler, Kalkınma Ajansı gibi çeşitli kurumların işbirliğinde gerçekleştirilen ekoloji, temiz enerji ve farkındalık projelerinde proje koordinatörlüğü yapmıştır. Bugüne kadar çevre alanında çalışan farklı STK’larda gerçekleştirilen projelerde görev almıştır. Genç Çevre Girişimi Platformu’nun ve Denge Ekoloji Derneği kurucu üyesi ve Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi Genç Delege’sidir. Silikon Vadisi kurumu Founder Institute tarafından desteklenen Ecotrend Yaşam Stili Platformu’nun ve Ecoana'nın kurucu ortağıdır.

You might also like

YATIRIMCI

Yeni Acrich Teknolojisi İle Özdisan ve 30 Yeni Ürünüyle Assan LED Fuarında

DMY Elektronik Yatırımlar (www.dmyelektronik.com)  grup şirketlerinden Özdisan ve Assan Elektronik, Perşembe günü başlayacak LED Lighting Fuarında ziyaretçilerini ağırlayacak ; Türkiye’nin lider elektronik komponent tedarikçisi Özdisan , 35. yılını kutladığı bu

YATIRIMCI

Upsolar Meksika Pazarına Giriyor

Upsolar Meksika’da  152 kWp gücündeki güneş enerjisi sistemiyle, Deportivo Azcapotzalco Spor Merkezi ve Alameda Norte Parkı’nın yaya kaldırımlarını aydınlatacak. Güneş enerjisi dünyanın hemen her bölgesinde kullanılmaya başladı. Özellikle güneş enerjisi

Mevzuat

“Dağıtım Şirketleri Kayıp-Kaçak Bedelini Karşılayamaz”

EPDK Hukuk Dairesi Başkanı M. Fatih Alkış, dağıtım şirketlerinin bir model üzerinde özelleştirildiğine dikkat çekerek, “Dağıtım şirketlerinin aldığı para, kayıp ve kaçak maliyetlerini karşılamıyor. Bunu karşılamaları da imkansız. Bu yine