Alternatif Biyoyakıt Heyecanında Beklenen Olmadı mı?

Alternatif Biyoyakıt Heyecanında Beklenen Olmadı mı?

Jonathan S. Wolfson ve Harrison Dillon, efsanevi Silikon Vadisi tarzında bir başlangıç yapmış. Üniversiteden arkadaş olan ikili, on yıl önce Dillon’ın garajında çalışmaya başlamış ve biyoteknoloji yardımıyla yenilenebilir enerji üretmek için test tüplerinde alg (su yosunu) yetiştirmiş.

ae_biyoenerji_alglerDaha sonra birkaç yatırımcı bulmuşlar. Wolfson ve Dillon şimdi, algden elde edip ticari ölçekte ürettikleri ilk yağı piyasaya çıkardı. Kükürtlü altın bileşiminden yapılmış küçük bir şişeden göz damlası pompası ile dökülen bu sarımsı ve kokusuz sıvı, yakıt depolarına değil de yaşlanan derisini dert eden kadınların yüzüne gidiyor. 30 mililitrelik şişesi 79 dolara satılan yağ, Wolfson ve Dillon’ın şirketi Solazyme’in, başka birçok temiz teknoloji şirketinin başaramadığı şeyi yapıyor: Ticari ölçekli üretime geçiş. Solazyme’in çeşitli işlevler (deriyi nemlendirmek veya fırında pişirme işleminde tereyağı ve yumurtanın yerini almak gibi) gören yağlar üreterek ayakta kalacağı umuluyor.

Bir sonraki aşama, fosil yakıtlarla rekabet edebilecek fiyata sahip, büyük miktarda yenilenebilir enerji ürünü üretmek. Karar alıcılar, çevreciler ve girişimciler yıllarca güneşin, rüzgârın ve dalgaların gücünden, kentsel katı atıklardan veya şimdi olduğu gibi alglerden yararlanmanın vadettiği avantajlardan hevesle bahsetti. Enerji Bilgi İdaresi’ne göre ABD’de yenilenebilir kaynaklardan gelen enerji tüketimi 2007’den beri yüzde 35 artarak toplam enerji tüketiminin yüzde 9’una ulaştı. Ama bu konuda öneml i başarısızlıklar da yaşandı. Bir zamanlar umut vadeden ve ABD hükümetinden yüz milyonlarca dolarlık destek alan temiz enerji şirketleri (örneğin; güneş paneli üreticisi Solyndra, selüloz etanolü üreten Range Fuels ve batarya üreticisi A123 Systems) iflas etti. Gıda olarak tüketilmeyen bitkilerden üretilen yeni nesil biyoyakıtlar henüz başarılı olamadı. Girişim sermayesi akışı yavaşlıyor. Oysa yeni enerji şirketleri, ürünler gelecek vadedene kadar yıllar süren araştırmalara ve ilk aşamada kullanılan donanıma büyük miktarda para harcıyor.

Cleantech Group’un i3 Platform adlı veri tabanına göre, 2012’de dünya genelinde temiz teknolojiye yönelik girişim sermayesi yatırımı yaklaşık dörtte bir azalarak 7.4 milyar dolara indi. 2011’de bu rakam 9.61 milyar dolardı. Temiz enerji şirketleri bu yüzden, yatırımcıların hızlı ve büyük getiri elde ettiği klasik yönteme güvenemiyor. Bu şirketler devlet desteği ve sektörel ortaklıklar ile düşük kâr marjı sunan nispeten büyük piyasaları hedeflerken önce yüksek değerli ürünler üretmeyi içeren bir yaklaşıma ihtiyaç duyuyor. Güneş paneli kaplaması üreten Alta Devices şirketinin yönetim kurulu üyesi Andrew Rappaport, “Çoğu temiz enerji anlaşmasındaki sorun, bunların yüksek hacimli üretim yöntemleriyle ilgili olması. Yani fabrikalar kurup çok miktarda ürün üretmedikçe, fikirlerin doğruluğunu kanıtlayamazsınız” diyor.

Solazyme’in hikâyesi, kârlı temiz teknolojilere giden yolun ne kadar dolambaçlı olabileceğini gösteriyor. Wolfson ve Dillon başlangıçta, alg kullanarak hidrojen üretmeyi düşünmüş. Ama hidrojenle çalışan araçlar asla başarılı olamadı. İki ortak, mevcut araç gereci ve altyapıyı kullanabilen bir ürün üretmeleri gerektiğini anlamış ve en iyi seçenek olarak fuel oil ortaya çıkmış. Ama asıl sorun, büyük miktarda üretim yapabilmekti. Solazyme’in mükemmel bir ürün üretmesi önemli değildi. Bunu yeterli miktarda üretemezse, şirket asla başarılı olamayacaktı. Selüloz yakıtı üretimi, yakında ciddi bir ölçeğe ulaşabilir: ABD Enerji Bakanlığı’nın tahminine göre, 2015’te 303 milyon litrelik ticari üretim yapılacak. Ama yetkililere bakılırsa, alg kullanan şirketler 2022’ye kadar sorunlarla karşılaşacak. Solazyme’in ortakları, mevcut fuel oile benzer bir ürün elde etmek için erken aşama testlerini hızlandırmış. Ayrıca başka ne tür şeyler üretebileceklerini görmek için mikroorganizmaları değiştirmişler. Wolfson şirketin ürün yelpazesini genişletmesiyle ilgili, “Hedef hâlâ yakıt üretmek. Bunun ne kadar zaman alacağı belli olmaya başladı” diyor.

Asıl keşif, alglerin doğada bulunan veya piyasada kullanılmakta olan diğer yağlara biyokimyasal açıdan çok benzeyen yağlar ae_biyoenerji_algler1üretebildiğinin anlaşılmasıydı. Ancak ortaklar yatırımcıları, şirketin kozmetik ürünleri, besin destekleri ve sabun değil enerji üreteceği konusunda ikna etmişti. Ayrıca yönetim kuruluna, fotosentez yoluyla yakıt üretebileceklerini söylemişlerdi. Ama algleri yeterli güneş ışığı alabilecekleri bir yerde yetiştirmek için, dev su havuzları yapılması ve bitki kaybı riskinin göze alınması gerekti. Başka bir seçenek bulmaya çalışan Wolfson ve Dillon yönetim kuruluna, yan ürün piyasasına yönelik özel yağlar üretmek için tanklarda alg yetiştireceklerini ve bu ürünlerin satışından gelen parayla geliştirme aşamasındaki yakıt işini destekleyeceklerini söyledi.

Toplamda yaklaşık 1.3 milyon dolar para yatırmış olan ana destekçiler, bunun için daha çok kaynak sağlamayı kabul etti. Wolfson’ın dediğine göre, bazı yönetim kurulu üyeleri sonradan şirketten ayrılmış. Kurucular farklı pazarlara girmekte ısrar ettiği için, daha önce birçok kez finansman sağlayan bazı girişim sermayecileri de çekilmiş. Wolfson, “Belli bir konuya odaklanmayıp çok fazla şey yapmaya çalışınca başarısız olduğunuz doğru. Odaklanmak gerçekten önemli. Yatırımcılar buna portföy teorisi diyor: ‘Sana ve yakıta para yatırıyorum ve buna odaklanmanı istiyorum’. Anlamadıkları konu, projemizin farklı türde de olsa sadece yağ üretmeye odaklandığı” diyor. Ekip farklı özelliklere sahip yağlar (mesela, ağızda çikolata içindeki kakao yağı tadı veren bir yağ veya palmiye yağına benzeyen ve sabuna katılabilen bir yağ) üretmek için mikropların yapısını değiştiriyor. Bir mililitrelik ufak bir şişeyle işe başlayan teknisyenler, şeker ve diğer besinler açısından zengin bir sıvıya koydukları alglerin sayısını çoğaltıp bunları, 5 ile 600 bin litre arasında bir hacme ulaşana dek gittikçe daha büyük kaplara yerleştiriyor. Bilim insanları azot vermeyip strese maruz bıraktıkları alglerin yağ üretmesini sağlıyor. Alg hücreleri, kütlelerinin yüzde 85’ine ulaşan yağla doluyor. Tanker, silindir ve başka araç gereç yardımıyla sıvıdaki yağ alınıyor. Solazyme’in baş teknoloji sorumlusu Peter Licari, yağın türü ne olursa olsun bu işlemin fazla değişmediğini ve Algenist cilt bakım ürünlerinde kullanılan karmaşık şekerleri üretecek şekilde kolayca değiştirilebildiğini söylüyor. Solazyme kimyasal ve sınaî ürün pazarlarına yönelik yağlar üretmek için Japon şirketi Mitsui ile çok yıllık bir anlaşma imzaladı.

Brezilyalı tarım ve gıda devi Bunge, Solazyme ile kurduğu ortaklık kapsamında Brezilya’nın güneyindeki şeker fabrikasının yanına bir tesis inşa ediyor. Sabun ve diğer ürünlerde kullanılmak üzere yılda 114 milyon litreye yakın yağ üretmesi beklenen tesiste, algler şekerle beslenecek. Wolfson, “Tesislerde başlangıç aşamasındaki gelir ne kadar yüksek olursa, yeni tesislerin finansmanı ve inşaatı o kadar hızlı halledilir” diyor. Solazyme kozmetik yağlara, üretim maliyetinden yüzde 60 fazla fiyat koymayı planlıyor. Bu oran yakıt ve kimyasallarda yüzde 30, besin ürünlerinde ise yüzde 40. Solazyme nişasta üreticisi Roquette Frères ile iş ortaklığını 24 Haziran’da sonlandırınca, iş genişletme girişimlerinden biri başarısız oldu. İki şirket alg kullanarak, trans yağ içermeyen az doymuş yağa ek olarak, yumurta ve doymuş yağın yerine kullanılacak toz besin takviyesi Almagine üretiyordu. Ancak pazarlama stratejisi konusunda anlaşamadılar. Uzmanlara göre Solazyme’in faaliyet gelirleri, beklenen sonuçların henüz gerçekleşmediğini gösteriyor.

Geçen yıl 44 milyon dolarlık satış yapan Solazyme’in net zararı, 83 milyon dolar oldu. Şirket bu yılın başında 185 milyon dolarlık borç aldı. Solazyme’in yakıt üretebileceğinden kuşku duyan bazı kişilere rağmen, uzmanlar şirketin geleceği konusunda yine de iyimser. Temiz enerji uzmanı araştırmacı Rob Stone, “Yakıt Solazyme için hâlâ bir fırsat” diyor. Yeni ve ticari ölçekli üretim kapasitesi tamamen yüksek değerli ürün pazarlarındaki talebi karşılamakta kullanılabileceği için, üretim kapasitesini düşük kâr marjı sunan yakıt üretimine ayırmanın şirket açısından mantıklı olmayabileceğini belirten Stone, “Bence yakıt alanına odaklanmadan da çok büyüyebilirler” diyor.

Kaynak: Sabah

About author

Ahu Binici
Ahu Binici 1369 posts

Yıldız Teknik Üniversitesi mezunu olan Ahu Binici, Alternatif Enerji Platformu’nun kurucu ortaklarından olup, aynı zamanda Alternatifenerji.com’un sosyal medya yöneticiliğini yapmaktadır. TemizDünya Ekolojik Yatırımlar Ltd. Şti.’de 4 yıl boyunca çeşitli Birleşmiş Milletler, Kalkınma Ajansı gibi çeşitli kurumların işbirliğinde gerçekleştirilen ekoloji, temiz enerji ve farkındalık projelerinde proje koordinatörlüğü yapmıştır. Bugüne kadar çevre alanında çalışan farklı STK’larda gerçekleştirilen projelerde görev almıştır. Genç Çevre Girişimi Platformu’nun ve Denge Ekoloji Derneği kurucu üyesi ve Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi Genç Delege’sidir. Silikon Vadisi kurumu Founder Institute tarafından desteklenen Ecotrend Yaşam Stili Platformu’nun ve Ecoana'nın kurucu ortağıdır.

You might also like

YATIRIMCI

Arçelik A.Ş.’den Sektöründe İlk Geri Dönüşüm Tesisleri

Arçelik A.Ş.’nin sektöründeki ilk geri dönüşüm tesisleri Eskişehir ve Bolu’da faaliyetlerine başladı. Türkiye’de elektrik ve elektronik eşyaların geri dönüşümü konusunda önemli çalışmalara imza atılıyor. Arçelik A.Ş., tüm iş süreçlerinde ‘Dünyaya

ENERJİ YÖNETİMİ

Zorlu Holding: “Güneş Enerjisi Yatırımları Hızla Artmalı”

Zorlu Holding CEO’su Ömer Yüngül, güneş enerjisi yatırımlarının Türkiye’de hızla artması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin güneş enerjisindeki hamlesinin boyutları tartışılmaya devam ediyor. Zorlu Holding CEO’su Ömer Yüngül, Türkiye’nin enerji yatırımlarında güneşe

HABERLER

2017’ye LED Lambaların Damgası

Samsung Electronic’in Aydınlatma Bölümü Başkan Yardımcısı Chang Haeng-soo, 2017’de her iki lambadan biri LED olacağını ileri sürdü. Türkiye ve Güney Kore’de faaliyet gösteren işadamlarının kurduğu Kore-Türkiye İşadamları Derneği (KOTUBA), bu