“15 Ay Sonra, Gezi Parkı”

“15 Ay Sonra, Gezi Parkı”

15 AY SONRA !..
9 Haziran 2013

ae_celik_erengezginEvet, bir ağaca sahip çıkmak; ülkeye sahip çıkmaktır.. Bir insana sahip çıkmak; topluma sahip çıkmaktır.. Küçümsenecek hiçbir yanı yok.. “Önce insan” olmanın, birlikte çarpan yüreklerin ne büyük güç olduğunu öğrenmenin fırsatıdır Taksim.. Ne “üç beş çevreci” ne de “üç beş çapulcu” ifadesi ile küçümsenebilecek bir olaydır.

Aşağıda linkini verdiğim 29 Şubat 2012’de kaleme aldığım yazımda, “Taksim Meydanı Düzenlemesi” adı altında kamuoyuna duyurulan plana, bir mimar gözü ile “İTİRAZIM VAR !” demiştim göreceğiniz gibi.. O gün yazdıklarım şu cümle ile bitiyordu : “Benim korkum; “meydan keyfinin”, İstanbullular için “meydan dayağına” dönüşmesidir..”

Kahin değilim elbet. Ama haklı çıkmanın beni bu kadar üzeceği hiç aklıma gelmezdi.. Tek dileğim; tüm yaşananların bir toplumsal farkındalığa dönüşmesi, benzer hatalara bir daha düşülmemesidir.

BİRAZ TARİH..

19.YY başlarında 3.Selim tarafından Mimar Kirkor Balyan’a yaptırılan, Kabakçı isyanını yaşayan, yangınlar geçiren ve 31 Mart 1909 olaylarında bombalanmış olan kışla, 1918 İstanbul işgalinde Fransız askerlerini de barındırmış ve hayli tahrip olmuş. Yani hatırlanası bir tarihi anısı da yok. Mimarlık tarihinde ise; Rus, Hint karışımı denebilecek, bu toprakların kalıcı kültürünü aymazlıkla tahrip eden yoz stili ile, bana sorarsanız hiç ama hiç yeri yok !..

Ne batı ne doğu olan, köklü değerleri yıkmanın yani vandalizmin doruğudur Balyan ailesinin eserleri.. Kökleri binlerce yıla uzanan; Selçuklu, Osmanlı ve Türk kültüründe olmadığı sanılan hazinenin arayışıdır. Maalesef 19. yüzyıla damgasını vuran ve bence ne lazımsa; sözüm ona “batı tarzı” diye hayranlık duyularak “modernleşme” diye yutturulan ve nerede ise tümü “borç harç” yaptırılan tüm saraylar, kasırlar ve camiler bu aileye mensup altı mimarın eseridir.

Elbette kabahat onların değil.. Kabahatli olan; kendisine ve kültürüne has mimar, mühendis ve bilim adamı yetiştiremeyip fikren fakirleşen; taklidi gelişme zanneden ve adeta çöküşe hazırlanan; iki yüz yıl öncesine uzanan Osmanlı yönetim tarzıdır..

1940 yılında, yeşil alan yaratmak amacı ile yıkılmıştı Topçu Kışlası… İsabet te olmuştu. Olmayan tarihi değerleri koruma zannı, mimari cehalettir. Korunması gereken; yoz bir kültürün kötü örnekleri değil, yıllardır sosyal buluşma alanı haline gelmiş olan yeşil alandır.. Artık İstanbul yerleşkesinde nadiren bulunan; altın değerindeki bir avuç doğadır.. İstanbullunun gerçekten ihtiyacı olan budur !..

BENCE ÇÖZÜM..

Bir değişim gerekiyorsa, işlevsel amaçlı bir yenileme söz konusu ise, enerji ve ekoloji öncelikli; mevcut yeşili hem koruyan hem geliştiren çağdaş bir proje ile, toplumu ikna ederek yola çıkılmalıdır. Böyle bir gelişim hem toplumsal mutabakat sağlayacak, hem de ülkenin geleceğine ve gelişmesine örnek bir fırsat sunacaktır.. Tüm kentlerimizdeki benzer alanlara yönelik yepyeni bir duyarlılık ve tipoloji yaratacaktır..

Bir adım daha atarak diyebilirim ki, aslında bu kalkışmanın da temelinde var olan, tepkileri güçlendiren, ülkemizi sarsacak önemdeki tüm siyasi ve mali sıkıntıların kökünde yatan şey; enerji ve ekolojiye ilişkin sorunlardır. Diğer bir deyişle; kendi enerjisini üretemeyen ve ekolojisine sahip olamayan, yani milli iradesinin gerçek sahibi olamadığı takdirde, her ülkenin yaşaması mukadder olan bir durumun işaretçisidir olanlar.. Bu konuda; İstanbul ölçeğinde bir çözüm fırsatına sahip olduğumuzu unutmamalıyız bence. Bu bir çağdaş açılım ve dönüşümün fırsatıdır.

Başarılı yöneticilik; sadece başarılardan değil, yanlışlardan da dersler çıkarabilmek, kalıcı ve uzlaşıcı çözümler üretebilmektir.

Çelik Erengezgin
www.erengezgin.net

“TAKSİM MEYDANI” makalesinin linki:
http://erengezgin.net/yazilar/015_serzenisler/035_taksim_meydani.doc

About author

Ahu Binici
Ahu Binici 1369 posts

Yıldız Teknik Üniversitesi mezunu olan Ahu Binici, Alternatif Enerji Platformu’nun kurucu ortaklarından olup, aynı zamanda Alternatifenerji.com’un sosyal medya yöneticiliğini yapmaktadır. TemizDünya Ekolojik Yatırımlar Ltd. Şti.’de 4 yıl boyunca çeşitli Birleşmiş Milletler, Kalkınma Ajansı gibi çeşitli kurumların işbirliğinde gerçekleştirilen ekoloji, temiz enerji ve farkındalık projelerinde proje koordinatörlüğü yapmıştır. Bugüne kadar çevre alanında çalışan farklı STK’larda gerçekleştirilen projelerde görev almıştır. Genç Çevre Girişimi Platformu’nun ve Denge Ekoloji Derneği kurucu üyesi ve Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi Genç Delege’sidir. Silikon Vadisi kurumu Founder Institute tarafından desteklenen Ecotrend Yaşam Stili Platformu’nun ve Ecoana'nın kurucu ortağıdır.

You might also like

Köşe Yazıları

Rüzgar enerjisinde lisans iptalleri nereden çıktı?

    İlerleyen teknoloji ve hayat standartlarındaki artışla birlikte, kişilerin elektrik enerjisine olan ihtiyaçları da her geçen gün artış içerisindedir. Elektrik enerjisi üretiminde yoğun olarak kullanılan fosil kaynakların sınırlı olması,

Köşe Yazıları

Bir Son Kullanıcının Solarex İzlenimleri

Merhabalar, Bugün Solarex Fuarına gitme şansım oldu. Gidemeyenler için ve firma çalışanları ve sahipleri için son kullanıcı güzünden nasıl gözüktüğünü dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım.Fuar iki salon bir çadırda kurulmuş olsada

Köşe Yazıları

Temiz Enerjinin Önlenemeyen Yükselişi

Türkiye’nin kurulu gücüne 50 bin megavatlık ilave yapılacağını söyledi. Türkiye’deki enerji santrallerinin şu andaki kurulu gücü 61 bin megavat. Yıldız’ın isteği gerçekleşirse Türkiye, 90 yılda kurduğu enerji santrali kadarını önümüzdeki